Üç
Bu kitabı e-kitap olarak okumak isterseniz, yayıncıya talebinizi iletebilmemiz için tıklayınız.

12 Ocak'ta dünyanın çeşitli bölgelerinde birkaç saat arayla dört uçak kazası meydana gelir. Güney Afrika, Japonya, Florida ve okyanusa düşen uçaklarda yüzlerce kişi hayatını kaybeder. Ancak bu kazalardan üç kişi kurtulur. Üç enkazdan birer çocuk sağ çıkmıştır. Özellikle çocukların garip davranışları hakkında ayrıntılı bilgiler ortaya çıkınca, basında yoğun spekülasyonlar başlar. Düşen dördüncü uçaktan ise hiç kimse kurtulamamıştır ama yolculardan biri kayıptır. Yine bir çocuk...

Uçaklardan birinde yolculuk eden ve oldukça inançlı bir kadın olan Pamela May Donald, Tokyo'dan Osaka'ya uçarken kulakları sağır eden bir patlama sesi duyunca ölümle karşı karşıya geldiğini anlar. Ölmeden önce, "Çocuk, çocuğa dikkat edin, ölü insanlara dikkat edin, ah Tanrım o kadar çok sayıda ki... Şimdi benim için geliyorlar. Yakında hepimiz gideceğiz. Hepimiz!" şeklinde bıraktığı sesli mesajla evrensel bir panik yaratır. Bu mesajı duyan muhafazakâr gruplar hayatta kalan çocukların Mahşerin Dört Atlısı olduğuna inanırlar. Bu onlar için sevindirici bir haberdir.

Lotz öyküsünü, olayın tanığı olan bir gazetecinin ağzından kurgu dışı bir kitap gibi anlatıyor. Tamamlanmamış bir biyografiyi, çeşitli söylentileri, hatta internete düşen ve insanları rahatsız eden olayları birbirine bağlayan Lotz'un bu eseri bizlere korku romanları ustası Stephen King'in Göz adlı yapıtını anımsatıyor. Üç sınıflandırılması zor bir kitap. Bazı noktalarda gerilim ve geleceğe yönelik. Hatta distopyan akımına bir örnek de diyebiliriz. Son birkaç sahne ise korku olarak betimlenebilir. Kitabın bazı bölümleri okuyucuların tüylerini ürpertecek. Bu romanın en şaşırtıcı yönü de gerçek inançlıların ve inançsızların birleştikleri ortak bir komplo teorisinin var olabileceğini kanıtlaması.

Üç'ün en büyüleyici yanı ise Sarah Lotz'un roman içinde bir roman yazmış olması. Konunun dünyadaki tek bir noktaya odaklanmaması da bir hayli ilginç. Değişik kültürlerde uçak kazalarının nasıl algılandığını ve hayatta kalanların ne tür olaylarla başa çıkmak zorunda olduklarını öğrendiğimiz Üç, komplo teorisyenlerinin hayallerine hitap ediyor. Kitap ilerledikçe, yeryüzünde birçok kötü olayın gerçekleşmeye başlaması için küçük bir kıvılcımın yeterli olabileceğini bir kez daha görüyoruz. Çok zekice yazılmış bu romanın sonuna geldiğinizde neyin doğru neyin yanlış olduğunu okuyucu da ayırt edemiyor.

Olağanüstü bir üslup kullanmış olan Lotz, kitabın ilk sayfasından başlayan gerilimi her yeni bilgide bir basamak daha artırıyor. Çeşitli karakterleri içeren roman öylesine ustaca kurgulanmış ki, okuyucular bu heyecan dolu kitabı bir solukta bitirecekler. Evrensel çekiciliği ve harika yazım üslubuyla Üç, hiç kuşkusuz yılın en ses getiren eserlerinden biri.
(Tanıtım Bülteninden)


İnsanlar, yaşamları içerisinde baş edemeyecek kadar büyük sorunlarla karşılaştığı zaman hemen ellerini havaya kaldırarak hayata teslim olurlar ve sonrada kendilerini müthiş bir depresyonun içerisinde bulurlar. Daha sonra ise insanlar, kendilerini bu depresyona iten nedenlerle mücadele etmek yerine çoğu zaman psikiyatriye başvurarak depresyon ilaçları kullanır ve depresyonla başa çıkmaya çalışır. Bunun ne kadar büyük bir yanılgı olduğu sanırım sizin de gözünüze hemen çarpmıştır. İnsanlar, hayatlarında ne kadar büyük sorunlarla karşılaşırsa karşılaşsınlar, bu sorunları ile mücadele etmeli ve kendisine sıfırdan yeni bir hayat inşa etmenin yollarını aramalıdır. Bu hayat mücadelesinin sonunda hiçbir şey elde edemeyeceğinizi ise kesinlikle aklınızdan geçirmeyin. Unutmayın ki vermiş olduğunuz bu mücadele hiçbir işe yaramasa bile depresyona girmenize engel olacaktır. Bu da az bir şey değildir. Sarah Lotz, Üç eserinde orman tabanını oluşturan volkanik kayaları işaret ederek böylesine sert ve acımasız bir zeminde bile ağaç yetişebiliyorsa, herhangi bir zorluğun temeline yeni bir hayat inşa edilebilir diyerek okurlarına, hayatın önlerine çıkarmış oldukları zorluklarla mücadele etmek gerektiğini ve en zor ortamlarda bile hayatlarını, bir orman gibi yemyeşil yaparak kuş cıvıltıları ile doldurabileceklerini çok iyi ifade etmiştir.

            Sarah Lotz, Üç eseri içeriğinde birden fazla olaya yer verdiği için bu eseri akıcı bir şekilde hızlı okumanız gerekiyor. Aksi takdirde olayları takip etmekte zorlanabilir ve ipin ucunu kaçırabilirsiniz. Bu eseri, okumaya başladığınız zaman olayları birbirine karıştırıyor gibi bir algıya kapılsanız da buna aldırış etmeden okumaya devam edin. Çünkü okudukça taşlar yerine oturuyor ve hikaye benliğinizi esir alıyor. Yazar, bu eserinde okurlarına günlük yaşantılarında işlerine çok yarayacak insani ilişkiler ile ilgili çok önemli bilgiler vermektedir.

            Sarah Lotz, Üç eserinde çok ilginç bir konu işlemiştir. Dört ayrı ülkede aynı anda dört uçak düşer ve düşen bu uçakların her birinden sadece birer çocuk kurtulur. Uçak kazasından kurtulan bu dört çocuğun izine rastlanmaz ve bu durum bazı dini çevreler tarafından bu çocuklar, mahşerin dört atlısı olarak topluma lanse edilir. Ailelerini kaybetmiş olan çocuklar, daha bu durumun üzerlerinde yaratmış olduğu şokun etkisinden kurtulamadan birde bu sapık zihniyetli insanlar ile uğraşmak zorunda kalırlar. Sonuç ise hayat, çocuklar için tam bir kabusa dönüşür.

Bu ürün için ilk yorumu siz yapın.