Uzun Yürüyüş’te Mao’nun Maceraları
% 29indirim

Uzun Yürüyüş’te Mao’nun Maceraları

  • 16,00 TL11,36 TL

    hopi kampanyası
    0,57 Paracık
  • Tedarik Süresi 2 İş Günü
Bu kitabı e-kitap olarak okumak isterseniz, yayıncıya talebinizi iletebilmemiz için tıklayınız.

Mao, Çin İç Savaşı sırasında meşhur Uzun Yürüyüş’ünü yapar. Frederic Tuten, yıllar sonra bu olayı kendisine has bir şekilde anlatır: 


İşin içine Hemingway, Kerouac, Herman Melville veya Oscar Wilde’ı da karıştırır. Pastiş ve kolajlar yapar, bazı metinlerin parodilerini yazar, mizahını esirgemez. Sonunda, olağanüstü nükteli, bozguncu ve Amerikan pop art hareketinin ikonu olan bir roman çıkar ortaya.


Tuten’in Türkçe baskı için yazdığı önsöz ve Gökhan Aksay’ın çevirisiyle...


“Frederic Tuten, insanı acımasızca kahkahalara boğan bir kitap yazmış. Uzun Yürüyüş’te Mao’nun Maceraları, Amerikan uzun yürüyüşünün kültür engelli piyadeleri için buz gibi bir gazoz, bir soğuk kompres, ağaç altı bir gölgelik.”


- Susan Sontag


“Dâhice kotarılmış bir metin ve şimdiye kadar yapılmış en iyi post-modern çalışma… Türünün başyapıtı...”


- Oscar Hijuelos


“Çok sevimli ve özgün. Gülünç, acı ve ciddi.”


- Iris Murdoch


Yaşanmışlık duygusunu, bir şiir kadar mükemmel ifade edebilen anlar sayılıdır: mükemmel tezahürü içerisinde bir şiirin sağladığı deneyimle, ne macera, ne sahip olma hali, ne de insan ilişkisi boy ölçüşebilir. Bu anlamda, her mükemmel şiir doğaya karşı meydan okumadır, ona saldırıdır. Çünkü insanın kendi kendisine yettiğini ilan eder. Bunun eski bir argüman, dilbilimsel süslerle bezenmiş bir tür hedonizm; yan çizerek hayatın meşgalelerinden, bedensel işlevler hapishanesinden, ağrılı ayaklardan, kelleşmekten, menopozdan, iktidarsızlıktan, nefesin kokmasından ve şiddetli cinsel aşk arzusundan kaçış olduğunu söyleyebilirsin. Bunun münzeviler ve korkaklar için, kabızlıktan muzdarip eşcinseller için, çift cinsiyetli ana kuzuları için mucizevi bir ilaç olduğunu savunabilirsin. Ne söylersen söyle, istersen daha kötüsünü de söyleyebilirsin, ama doğru olan şudur: şiir, kan dökülmeden yapılan devrimdir. Yıldızlardan yapılmış, yıldızlar arası boşluğun soğuğunu hissettirmeyen bir örtüdür. Avlanan köpekbalıklarının olmadığı bir denizdir. Su billurlarından yapılmış bir çöldür.

Yaşanmışlık duygusunu, bir şiir kadar mükemmel ifade edebilen anlar sayılıdır: mükemmel tezahürü içerisinde bir şiirin sağladığı deneyimle, ne macera, ne sahip olma hali, ne de insan ilişkisi boy ölçüşebilir. Bu anlamda, her mükemmel şiir doğaya karşı meydan okumadır, ona saldırıdır. Çünkü insanın kendi kendisine yettiğini ilan eder. Bunun eski bir argüman, dilbilimsel süslerle bezenmiş bir tür hedonizm; yan çizerek hayatın meşgalelerinden, bedensel işlevler hapishanesinden, ağrılı ayaklardan, kelleşmekten, menopozdan, iktidarsızlıktan, nefesin kokmasından ve şiddetli cinsel aşk arzusundan kaçış olduğunu söyleyebilirsin. Bunun münzeviler ve korkaklar için, kabızlıktan muzdarip eşcinseller için, çift cinsiyetli ana kuzuları için mucizevi bir ilaç olduğunu savunabilirsin. Ne söylersen söyle, istersen daha kötüsünü de söyleyebilirsin, ama doğru olan şudur: şiir, kan dökülmeden yapılan devrimdir. Yıldızlardan yapılmış, yıldızlar arası boşluğun soğuğunu hissettirmeyen bir örtüdür. Avlanan köpekbalıklarının olmadığı bir denizdir. Su billurlarından yapılmış bir çöldür.

Bu ürün için ilk yorumu siz yapın.