Açılım Kitap

Tüm Yayınevleri
Yayınevi/Marka
105 öğeden 1-16 arası gösteriliyor.
Sayfa  1 - 7
  • Kanaat Önderi

    Karton Kapak
    Bir tipolojinin sosyolojik olarak bedenlenmesinde, toplumun ona yükle-diği sosyo-kültürel, dini, ekonomik gösterge ve anlamlar oldukça önemli olmaktadır. Toplumsal algı ve kurgulardan, yaşam tecrübelerinden, kültürel ve tarihsel hafızanın artalanından beslenen bir üretim süreci neticesinde kanaat önderi tipolojisi, varlığını, toplumun hemen her alanında konumlandırmaktadır. Özellikle tarihsel rezervlerin, gündelik yaşamın pratikleriyle her gün yeniden işlenerek insan ilişkilerine servis edilmesi, kanaat önderlerinin “gelenek”ten beslenmelerini sağlayıcı önemli bir etkendir. Böylelikle kanaat önderi tipolojisi, kültürü de arkasına alarak, toplumun her alanına bir şekilde temas etmektedir. Geleneğin, sosyo-kültürel, dini vb. değerler üretmekle kalmayıp kendisinin bizatihi bir değer arz ettiği Türkiye, modern düşüncenin fırtınasından nasibini almış ve almaya devam etmektedir. Her yöresinde farklı kamusallık ve gelenekler üretilen Türkiye, hem modernitenin hem de yerel olan değerlerin gerilimli bir ilişkisine sahne olmaktadır. Bu gerilimden dolayı, gerek kamusal gerekse özel alandaki ilişkilerin yapısında önemli dönüşümler yaşanmaktadır. Ancak modernizmin düzleştirici doğasına mukavemet eden pek çok veriyi bünyesinde tutan Türkiye’nin her yöresinde, bölgesinde farklı kurumsal kimlikler mevcuttur. En temelde yakın, yüz yüze ilişkilerin ürettiği farklı birliktelikler ve bu birlikteliklerden hâsıl olan birbirinden farklı biçimlerde kurumsallaşmış rollerin varlığı görmezden gelinmemelidir. Doğu Anadolu da böylesi farklı kamusallıklar ve kurumsal tiplerin (kanaat ön-deri gibi) hayat bulduğu bir yerdir. Genel çerçevede Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da üretilmiş ve devam eden bir liderlik tipini ele almak, geleneğin nasıl devam ettirildiği ve tahkim edildiğini görmeyi mümkün kılmaktadır.
    19,75  TL25,00  TL
  • Toplumsal Tipler

    Karton Kapak
    Toplumsal tip, bireysel olarak temsil edilen ve ancak çok sayıda bireyin benzeri davranış ve eylemlerinde karakteristik özellik kazanan, ortak tanımlayana dönüşen analitik bir çerçeve, kavrayış zenginliği, bilimsel anlamda ise bir kavramsal tanımlamadır. Toplumsal tipoloji, eylemin kalıplaşması, genelliği içeren özgün temsil yeteneğine ulaşması olarak temayüz etmesidir. Ait olduğu yapıyı ve evreni kendinde toplayabilme durumudur. Bu anlamda her yapı kendi tipini ve insanını var eder yahut her yapı kendi insanı tarafından oluşturulur ve her defasında yeniden formüle edilir. Toplumsal tipler bütün bir toplum demektir. Toplumu meydana getiren her yapı, kurum, bölüm, mekân, durum/hal kendi aktörleriyle vardır, onlarla anlamlıdır. Yapılara, kurumlara, bölümlere can veren aslında insanlardır yani toplumsal tiplerdir. Ekonomi, din, siyaset, aile, eğitim; çarşı, pazar, para, cami, okul, medrese, parti, belediye, ev, mahalle bütünüyle tiplerle kendi hayatiyetini sürdürür. Kurumları, yapıları, mekânları insan figürleri olmadan anlamak, açıklamak, kavramak mümkün değildir. Ekonomi kurumu bağlamında burjuva, işadamı, pazarlamacı, esnaf, çırak, usta vb. tipler; din kurumunda peygamber, imam, şeyh, mürid, ihvan, mele, hoca, hacı, cemaat, talebe, dindar, molla vb. tipler; siyaset kurumunda belediyeci, politikacı, muhtar, milletvekili, partici vb. tipler; aile kurumunda anne, baba, kadın, ev kadını, çocuk, ağabey, abla, dede, nine, komşu, akraba, misafir, kapıcı, hizmetçi, cariye, temizlikçi gibi tipler… Toplumsal yapıya ustaca yerleşirler. Hastane doktor, hasta, hasta bakıcı, hemşire; okul öğretmen, öğrenci, müdür, asistan, profesör, rektör, ulema, müderris; kent aylak, züppe, avare, kentli, göçmen, gurbetçi, evsiz, tutunamayan, hamal, kabadayı, delikanlı, hayat kadını, turist, dilenci; bürokrasi memur, müfettiş, başkan, sekreter, danışman; güvenlik polis, asker, bekçi, güvenlik görevlisi, komutan; entelektüel dünya aydın, yazar, okur, edebiyatçı, şair, ozan; hapishane mahkûm, suçlu, gardiyan, hâkim, cellat, infaz memuru gibi tipleri üretir. Dolayısıyla tipleri konuşmak, bir anlamda toplumu, toplumsal yapıyı konuşmak demektir. Toplum gerçeği insan yüzlerinde, toplumsal tiplerde daha net görülebilmektedir. Sosyoloji o yüzlerdeki izleri takip ederek yeni okumalar ve anlamaların yolunu açabilir.
    27,65  TL35,00  TL
  • Sosyal Hareketler Çağı

    Karton Kapak
    Sosyal hareketler, modernitenin birçok kurumuyla toplumsal yaşama hâkim olduğu yaklaşık üç yüzyıldır, kimi zaman daha iyi yaşam koşulları ve eşitlik, kimi zaman da yaşam üzerindeki denetim ve temsiliyet adına verilen mücadeleleri ifade etmektedir. Bir başka ifadeyle eskisi ve yenisiyle tüm sosyal hareketler aslında toplumsal değişim ve eşitlik için mücadele vermektedirler. Bu anlamda işçi haklarından, etnik ve çeşitli muhalif taleplere; kadın hareketinden ekolojiye ve dinsel hareketlere kadar çok geniş bir yelpazeye sahiptir sosyal hareketler. Dolayısıyla kurucu özneye karşı bazen bir isyan hareketi, bazen muhalefet, bazen de aktif ya da pasif bir direniş biçimi olarak ortaya çıkabilmektedirler. Bu anlamda içinde bulunduğumuz çağı bir sosyal hareketler çağı olarak adlandırmak mümkündür. Elinizdeki çalışma, sosyal hareketlere dair teorik tartışmalardan son dönemde genelde Ortadoğu’da özelde de Türkiye’de ortaya çıkmış olan birçok sosyal hareketi çeşitli bağlamlarda ele almakta ve Arap Baharı’ndan Gezi olayları ve ekolojik hareketlere, feminist hareketlerden İslamcı ve etnik hareketlere kadar geniş bir konu çeşitliliği ile okuyucularına hitap etmektedir. 
    15,80  TL20,00  TL
  • Sağlık Sosyolojisi Yazıları

    Karton Kapak
    Araştırmacıların ve akademisyenlerin son yıllarda ilgisini hayli çeken sağlık sosyolojisi alanı, sosyoloji biliminin oldukça yeni gelişen bir alt dalı olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu konu ile ilgili çalışmaların 2000’li yıllardan önce neredeyse sayılabilecek kadar az olduğu, ancak 2010’lara doğru hem sağlık sosyolojisinin daha çok bilindiği, hem de çalışma konularının oldukça popülerleştiği söylenebilir. Elinizdeki bu eser, konularında uzman çeşitli branşlardaki akademisyenler tarafından kaleme alınmış farklı konulardan oluşmaktadır. Böyle bir çalışma, sağlık sosyolojisine ilgi duyan, konu ile ilgili hem akademik, hem de kültürel düzeyde bilgilenmek isteyen, özellikle sağlık ve diğer kurumların etkileşimini görmek isteyen öğrenci, akademisyen ve araştırmacılar için faydalı olacaktır. 
    15,80  TL20,00  TL
  • Ortadoğu Yıllığı 2015

    Karton Kapak
    Kemal İnat  / Türkiye’nin Ortadoğu Politikası 2015Ortadoğu Ülkelerinin 2015 Yılı GelişmeleriRıdvan Kalaycı - Oğuz Güngörmez  / Irak 2015Cüneyt Doğrusözlü / İran 2015Mustafa Cüneyt Özşahin - Selçuk Kahraman / Filistin 2015Ayşe Selcan Özdemirci / Lübnan 2015Abdüssamet Pulat / İsrail 2015Muhittin Ataman - İsmail Akdoğan / Suudi Arabistan 2015İsmail Numan Telci / Mısır 2015Ömer Behram Özdemir / Suriye 2015Ünal Tüysüz / Ürdün 2015Ahmet Üçağaç / Birleşik Arap Emirlikleri 2015Ensar Muslu / Yemen 2015Fahriye Keskin Karagöl / Kuveyt 2015Cahit Çelik / Umman 2015Mustafa Yetim / Katar 2015Abdullah Erboğa / Bahreyn 2015Berkan Öğür / Cezayir 2015Rumeysa Köktaş / Tunus 2015Furkan Polat  / Libya 2015Mehmet Akar / Fas 2015Ortadoğu Üzerine MakalelerZana Baykal  / Ortadoğu’da Kürtler 2015Fatma Zehra Toçoğlu  / Avrupa Birliği’nin Filistin PolitikasıDilek Küçükboz  / Türk Dış Politikasında İslamcı-Kemalist Hesaplaşma: Erbakan Dönemi Libya ÖrneğiHaydar Oruç  / İran Nükleer Anlaşması ve İsrail’in Anlaşmaya Yönelik Tepkisi
    27,65  TL35,00  TL
  • Yazı Devleti

    Karton Kapak
    Müslüman Bir Toplumda Metinsel Tahakküm ve Tarih Messick, İslam ilim geleneğinin geçirdiği değişimi anlatmak için, post-modern alet-edevatı gayet ustaca kullanıyor. Onun şehir planlarından hüsnühatta, fıkıh şerhlerinden ulemanın ümmet içindeki konumuna kadar, modernleşmeyle beraber kaybolan ve hala hatırlanamayan birçok hakikatin aslında birbiriyle irtibatlı olduğunu gösteren tespitleri, İslam’ın şekillen-dirdiği anlam dünyasında sözün ve metnin günümüzdekinden ne kadar farklı olduğunu öğrenmek isteyenler için gözardı edilemez bir çabayı temsil ediyor. Eyyüp Said Kaya Yazı Devleti antropoloji, hukuk ve İslamiyet çalışmalarını bir araya getiren bir başyapıt. Söz ve yazı arasındaki gerilimi Yemen toplumunun nasıl yara-tıcı bir enerjiye dönüştürdüğünü, Osmanlı yönetiminin Arap yarım adasının ucundaki yerel pratikleri ne kadar etkilediğini görmek ve bu kadar yakınımızda olduğu halde bir o kadar da uzağımızdaki bu olağanüstü bölgeyi tanımak için benzersiz bir fırsat. Esra Özyürek İslam dininin yazı, okuma ve metinle derin ve belki de benzersiz bir ilişki-si olduğu bilinmektedir. Bu çığır açıcı kitapta Brinkley Messick, Yemen’de kullanılan fıkıh risalelerine odaklanarak dönüşüm sürecindeki bir Müslü-man toplumda metinsellikle yetke arasındaki ilişkiyi incelemekte, metne yetke bahşeden edebî süreçlerle metinlerin yetkesini hayata geçiren siyasi ve toplumsal süreçleri ilintilendirmektedir. Bugüne kadar çoğunlukla şekilcilik ve menakıbnamecilik arasında sıkışıp kalmış olan İslam yazısı çalışmalarına yeni ve çok önemli bir katkıdır bu. İrvin Cemil Schick
    22,12  TL28,00  TL
  • Oyuk Topraklar

    Karton Kapak
    “Weizman olağanüstü ve bazen de sürreal bir rahatsızlık veren sonuçlarıyla Edward Said’in tezini yeni bir boyuta taşıyor. Etkileyici bir çalışma.” Jac Merrick, Independent “Bu yıl mimari üzerine okuduğum en şaşırtıcı kitap.” Edwin Heathcote, Financial Times Oyuk Topraklar bir Filistin kitabı ama alışageldiğimiz duygusal belagat örneklerinden çok farklı. Bugün Filistinlilerin Filistin’i neredeyse tanınmaz halde, Filistinlilerden geriye etraflarındaki hayattan koparılmış anıtlar, yaşamanın imkansızlaştığı harabeler ve kamplar kaldı. Şimdiye dek ‘Filistin meselesi’ tarihsel-siyasal cephelerden sayısız kez tartışılmışsa da Filistin’in kendisi kahramanlık ve direniş öykülerinin gölgesi altında unutuldu. İsrail işgali gün geçtikçe daha da güçlendi, yer etti. Filistin topraklarının aldığı somut şekil İsrail’in varlığını reddedilemez kılmaya, Filistinlileri yerinden etmeye başladı. Şiddetin doğrudan değil de mekan yoluyla işletilip üretildiğini meşrulaştığını gösteren önde gelen İsrailli sol düşünürlerden mimar Eyal Weizman Filistin’in taşını toprağını konuşturuyor: işgali, hukukun ve siyasetin soyut dilinden ırak, mekana işlendiği şekliyle tartışmaya açıyor, bir mekan pratiği olarak işgalin eşkalini çiziyor. Gazze’nin tünellerinden, kontrol noktalarındaki bekleme salonlarına ve otoyollarla oluşturulan paralel bir ülkenin paradoksuna, Weizman mekanın teşkil tarzlarını inceleyerek Filistin’i boğan ‘dikey’ iktidarın izini sürüyor. Filistin’i oyarak kendine yer açan bu şiddetin boyutlarını kavrayabilmek için iktidarı nazari değil somut boyutlarıyla görmeyi öğrenmemiz gerekiyor. “İşgalin, esir almanın, boyun eğdirmenin aksiyomları hakkında enine boyuna düşünmek için ürkütücü bir tatbikat. Weizman yüzeyler, hareket ve savaşın araçları arasındaki ilişkiyi kavramsallaştırmak için tamamen yeni metotlar yaratmaya yönelik cesurca bir girişimde bulunuyor.” Achille Mbembe “Filistin topraklarının İsrail işgali tarafından farklı yollarla oyulmasının iç burkan hikayesi. Weizman’ın çarpıcı kelime-imaj tertipleri aynı anda hem mekan siyasetinin dahice bir eleştirisi, hem de sömürge idaresi ve mülksüzleştirmeye yönelik keskin bir itham.” Derek Gregory
    23,70  TL30,00  TL
  • Mısırda Selefi Hareket

    Karton Kapak
    Her ne kadar Selefiliğin tarihi, bir düşünce ekolü, İslam’ı anlama ve yorumla biçimi olarak İslam taarihinin ilk yıllarına kadar uzansa da, Selefiliğin yakın dönem için dikkati calip bir hal alması 11 Eylül saldırılarının akabine denk gelmektedir. Son bir asırdır Suudi Arabistan öncülüğünde Arap Yarımadasına hakim resmi bir mezhep olan Selefilik içinden, özellikle altmışlı yıllardan sonra Mısır merkezli siyasal yönü baskın İslamcı düşüncenin tesiri ve bazı bölgesel gelişmeler neticesinde radikalize olan ve şiddeti bir değişim yöntemi olarak benimseyen el-Kaide gibi örgütler ortaya çıkmış; Mısır’da 25 Ocak Halk Devrimi gerçekleşinceye kadar Selefilik denilince, özellikle batı dünyasındaki araştırmaların yönlendirmesi sonucu akla ilk gelen kendilerine “cihadi selefiler” denen bu kimseler olmuştur. Oysa şiddeti bir değişim yöntemi olarak kabul etmeyen, eğitim, irşat ve davet yöntemleri ile toplumun ve devletin İslamlaşmasını savunan ve çok daha büyük toplumsal desteğe sahip apolitik selefi hareketlerin bulunduğunun farkına Mısır’daki devrimin akabinde varılmıştır. Bu kitap, Mısır’daki bütün selefi hareketleri ele almakla birlikte daha çok söz konusu sürecin ön plana çıkardığı, siyasal mücadeleyi ve şiddeti bir değişim yöntemi olarak kabul etmeyen söz konusu apolitik selefi hareketlerin ortaya çıkışını, gelişimini, tasnifini, düşünce esaslarını, yapılanma tarzlarını, faaliyet alanlarını, yaşadıkları dönüşümü ve toplum ile olan münasebetlerini Mısır özelinde İslami hareket bağlamında incelemeye çalışmıştır.
    15,80  TL20,00  TL
  • Türkiye'de Siyasal Güven

    Karton Kapak
    Güven duygusu, toplumsal ilişkilerin temelinde bulunan önemli bir rezervdir. Günde-lik yaşamımızda, hayatımızın büyük dönemeçlerinde, zor zamanlarda ve daha birçok olağan ve olağanüstü durumlarda güven, sosyal ilişkileri düzenleyen temel belirleyici bir güç haline gelebilmektedir. Bugünün dünyası ise, güvene en fazla ihtiyacın oldu-ğu bir dönemden geçmektedir. Güven teorisyenlerinden Russel Hardin’in “güvensizlik çağı” (age of distrust) olarak adlandırdığı modern dönem, “sözün senet yerine geçtiği” çağları çoktan geride bırakmıştır. Siyasi tarihte, siyasal iktidarın meşruiyetinin dayandığı kaynağın değişmesi, siyasal sistemlerin demokrasi temelli yeni yönetim anlayışlarını benimsemelerine zemin ha-zırlamıştır. Siyasal meşruiyetin kaynağı olan “demos”, güven duydukları siyasetçilere ya da liderlere, kendini yönetmesi için belirli dönemlerle sınırlı haklar tevdi etmiştir. Elinizdeki kitap, Türkiye sosyolojisi için yeni sayılabilecek bir kavram olan siyasal güveni (political trust); siyasi liderler, kurumlar ve siyasal süreçler bağlamında tanımlamaya, tasvir etmeye ve konumlandırmaya çalışmaktır. Türkiye’ye uyarlanmış siyasal güven faktörleri olan; siyasi lider, siyasi kurumlar ve süreçlerin, Türkiye’nin siyasal kültürün-deki karşılığı, Cumhuriyetten bu yana şekillenen siyasal güven kodlarının analizi, bu-günün siyasi lider, kurum ve süreçlerine (demokratikleşme, ekonomik gelişim) yönelik siyasal güvenin düzeyi ve son dönemde yaşanan önemli siyasi olayların (çözüm süreci, terör, derin/paralel devlet meselesi, korkular) siyasal güven perspektifinden çözümle-mesi yer almaktadır. Lider, kurum ve süreçlere yönelik kapsamlı bir saha çalışmasının da yer aldığı bu kitap, Türkiye’de siyasal güven alanında yapılmış ilk müstakil çalışma olması bakımından da dikkat çekmektedir.
    23,70  TL30,00  TL
  • Yaşlılık ve Refah Defteri

    Karton Kapak
    Dünya nüfusu hızla yaşlanmaktadır ve önümüzdeki on yıllarda tüm OECD ülkelerin-de yaşlı nüfusun dramatik bir şekilde artmaya devam etmesi beklenmektedir. Her ne kadar bugün modern toplumlarda yaşanan bir sorun olsa da, yaşlanmanın gelişmekte olan ülkeler için de bir tehdit olarak ortaya çıkması çok uzun zaman almayacaktır. Çünkü gelişmekte olan ülkelerde nüfusun yaşlanması gelişmiş ülkelerden çok daha hızlı gerçekleşmektedir. Bu anlamda önümüzdeki yıllarda toplumsal yaşlanmanın Türkiye için de çok daha önemli bir sorun olarak ortaya çıkması beklenmektedir. Bu çalışma gelişmiş bir sosyal güvenlik, sağlık ve yaşlı bakım sistemine sahip ülke-lerde tüm bireylere “evrensel bir hak olarak” mümkün olduğunca eşit bir biçimde sunu-lan hizmetlerin, yaşlıların yaşam algılarındaki karşılığının ne olduğunun anlaşılmasını ve yaşlıların yaşam algılarının demografik özelliklerinden etkilenip etkilenmediğini belirlenmeye çalışmaktadır. Acaba “gelişmiş bir refah toplumunda bolluk ve zengin-lik içinde yaşayan yaşlılar kendilerini mutlu hissetmekte midirler?” Ayrıca “kendilerini mutlu hissetmiyorlarsa sunulan hizmetler konusunda eksik olan nedir?” Ya da sadece “sunulan hizmetlerin kalitesinin artırılması yaşlının mutlu olması için yeterli midir?” “Yaşlının demografik özelliklerinin yaşam algısındaki payı nedir?” “Aile ilişkileri daha iyi olan yaşlılar kendilerini daha mutlu hissetmekte midir?” gibi soruların cevapları bakım hizmeti alan yaşlılarla birebir görüşmeler ve anket yoluyla elde edilen bilgilerle alınmaya çalışılmıştır.
    19,75  TL25,00  TL
  • Sen Öldün Ben Büyüdüm

    Karton Kapak
    Baba çınar ağacı gibidir, meyvesi olmasa da gölgesi yeter. Beklenen bir ölümdü aslında, dedemin ölümü… Zaten altı yıldır hastaydı, bakıma muhtaçtı. Annem onunla bir çocuk gibi ilgilenirdi. Üstelik anneannem de felç geçirmişti. Annemin ebeveynlerinden biri felçli, diğeri Alzheimer hastasıydı. O sırada kendisi de elli altı yaşındaydı. Çok ağırdı imtihanı. Dizlerinin ağrılarını unutmuş, yılların yorgunluklarından dinlenme isteğini bir tarafa bırakmıştı. Çünkü anne babasının onun ilgisine ve bakımına ihtiyacı vardı. Dedemin ölüm döşeğinde olduğu haberini aldığımda memleketime gittim. Eve varmak üzereydim ki, arayıp son nefesini verdiğini söylediler. Odaya girdiğimde herkes ağlıyordu; ama annemin acısı bambaşkaydı. Karşımda sanki yetim kalmış bir kız çocuğu vardı.
    19,75  TL25,00  TL
  • Ortadoğu Yıllığı 2014

    Karton Kapak
    2005’ten beri yayımlanmakta olan Ortadoğu Yıllığı bu sayısıyla birlikte onuncu kez okuyucusuyla buluşmuş oldu. Uzun bir dönem durağan bir siyasi ve toplumsal yapıya sahip olan Ortadoğu coğrafyası, özellikle Arap Baharı sonrasında çok ciddi siyasi ve toplumsal hareketlenmeleri ve çok insanın yaşamına mal olan bir istikrarsızlığı yaşamaktadır. Ortadoğu’nun bu konumu, bölge toplumlarını ve siyasetini anlamak için derinlikli analizlerin gerekliliğini göstermektedir. Tüm bu süreçlerin daha sağlıklı ve daha derin bir şekilde analiz edilebilmesi için “doğru bilgi ve sağlıklı analiz” sloganıyla yola çıkan Ortadoğu Yıllığı, bu sayısıyla birlikte içeriğini Ortadoğu’nun daha geniş bir coğrafyasını kapsayacak şekilde genişletmiştir. Bu kapsamda siyasi, toplumsal ve sosyolojik olarak Ortadoğu’nun önemli bir parçası olan Libya, Cezayir, Tunus, Fas gibi Kuzey Afrika ülkeleri de bu yıldan itibaren yıllık serisinde yerini alacaktır. Yine Ortadoğu siyasetinde önemli rol oynayan Kürt toplumuna ve Kürt siyasi karar alıcılarına ilişkin gelişmeler de bu yıldan itibaren Ortadoğu Yıllığı’nda kendine yer bulacaktır. Ortadoğu Yıllığı’nın diğer sayılarında olduğu gibi 2014 Yıllığı da üç bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde 19 Ortadoğu ülkesinin ve Kürt toplumunun 2014 yılındaki siyasi, ekonomik ve toplumsal gelişmeleri ele alınmıştır. İkinci bölümde bağımsız makaleler yer alırken üçüncü bölümde ise Ortadoğu üzerine kitap tanıtımları bulunmaktadır.
    27,65  TL35,00  TL
  • Değişim Sosyolojisi

    Karton Kapak
    Şüphesiz değişim her alanla ilgilidir.Çünkü bütün varlıklar;var olma,varlığını sürdürme ve son bulma sürecinden geçmektedir.Bu basamaklar arasındaki farklı düzeylerdeki devinim değişmeyi meydana getirmektedir.Değişim elbette canlılar ve toplumlar için taşın ve toprağın dönüşümünden daha fazla bir öneme sahiptir.İnsanlığın başından beri toplumların oluşup çökmeleri,düşünenlerin dikkatini çekmiş olmalıdır.Toplum üstüne düşünce Sorokin’in ifadesiyle bunalımlı dönemlerde daha bir önem kazanmıştır. Elinizdeki eser,sosyolojik açıdan değişmeyi ele almakta iki düzine civarındaki temel soruya bir cevap bulmaya çalışmaktadır.Özel türden bir değişim sorununu çözme yerine toplumu değişim açısından okuma yollarını göstermektedir.Bu çerçevede: - Genel olarak değişmenin ne olduğunu - Toplumsal değişmenin nitelikleri - Toplumsal değimenin türleri ve fizyonomisi - Değişmmeyi açıklamak için ileri sürülen değişim kuramlarının ne söyledikleri - Değişimin önündeki engeller ve değişime gösterilen tepki biçimleri - Değişim paradigmaları, - Bazı önemli olgusal ve kurumsal değişmeler - Dönüşüm ve örnekleri, - Toplumsal kuruluş ve yıkılışların açıklanması,  gibi sorunlara eğilmiş bulunmaktadır.Öncelikle akademik dünyaya hitap ediyorsa da eser,değişime her ilgi duyanın anlayabileceği bir dilde yazılmıştır.
    17,38  TL22,00  TL
  • İnsanın Durumu

    Karton Kapak
    Uygarlığımızın son dört yüzyılda sahnelediği dram sonuna varana kadar oynandı,hatta tüketildi. Aktörlerin aynı sahnedeki sürekli varlığı, aynı rolleri gevelemeleri,herkesin ezberlediği jestleri tekrarlamaları, ancak genel amaçsızlıklarının üzerini örtecek bir kafa karışıklığıyla sonuçlandı.” İnsanın Durumu! Duraksıyoruz, çünkü aklımıza gelmemişti bu soruyu sormak,dahası birinin sorup bir cevap vermesinden de korkuyoruz. Ne de olsa gündelik hayattan, sonsuz siyaset tartışmalarından, işe gidip eve gelmekten, dünyada olup bitenle kendi köşemizde kafayı bozmaktan başka, bir tür olarak geleceğimiz ve serencamımıza dair düşünmek işimize gelmiyor.Küresel ısınmadan sağcılığın yükselişine ve daimi iktisadi krize, küreselleşme hücrelerimizden sokaklara kaderlerimizi ortaklaştırırken, insanlık olarak müşterek varoluşumuz her gün daha da somutlaşıyor. Gelgelelim bu somutluğu konuşacak araçlardan, kelimelerden, bir dilden yoksunuz. Ve miyopsanız, ufuktaki bulanıklığı gerçekliğin müphemiyeti sanabilirsiniz. Mumford’un 1944’te yazdığı İnsanın Durumu küresel insanlık haline dair bir deneme.Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra yazılan benzeri pek çok kitaptan farklı olarak teknolojiyi öcüleştirmektense insan oluş tarzlarının zemini olarak ele alıyor. İnsanın dünyayı şekillendirirken kendisini ve yeni dünyaları nasıl şekillendirdiğini, yaratımın getirdiği yıkımı ve dramı Faust’un diliyle anlatıyor.Sosyal bilimlerin giderek uzmanlaştığı, tarihsel çalışmaların ‘mikro’laşarak birkaç ay yahut seneden öteye konuşmaktan kaçındığı günümüzde, Mumford bizlerle bütüncül bir perspektifin kıymetli efkarını ve her şeye rağmen insanın dilediğinde adil bir yaşamı inşa edebileceğine dair yılmak bilmez ümidini paylaşıyor.
    31,60  TL40,00  TL
  • İstanbul’da Yaşlanmak

    Karton Kapak
    Modern kentlerde insanın nasıl bir yaşlılık ve yaşlanma deneyimi yaşadığı ve bu sürecin mekandaki gelişmelere bağlı olarak hangi değişimleri geçireceği her geçen gün daha da önem kazanmaktadır. Bu çalışma dünyanın sayılı metropollerinden birisi olan İstanbul’daki yaşlıların mevcut durumunu ortaya koyarak kentteki yaşlanma deneyimine ilişkin temel verileri sunmak amacıyla hazırlandı. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Araştırma Merkezi bünyesinde İstanbul Kalkınma Ajansı desteğiyle gerçekleştirilen ^İstanbul’da Yaşlı Hizmetleri ve Yaşlıların Mevcut Durumu Araştırması’nın sonuçlarını içeren elinizdeki bu kitap, bir literatür araştırmasına, nicel ve nitel araştırma yöntemlerinin birlikte kullanılarak istanbulda gerçekleştirilen kapsamlı bir saha araştırmasının verilerine dayanmaktadır.
    23,70  TL30,00  TL
  • Yorgunluk Toplumu

    Karton Kapak
    İnsanların vakit öldürmek icin cırpındığı zamanlar bitti. Artık vaktin ölü olarak doğduğu, bir gelecek ufkunun yerini "hemen şimdi"nin aldığı cağda yaşıyoruz. Daha 1945'te Va-Nu Akşam gazetesindeki köşesinde memurluktan, hayattan sıkılanlar icin amatörlüğü salık veriyordu, Erişirgil 1956'da yazdığı Merak ve Dikkat adlı kitabında sıkılmış öğrencilere merak nasıl aşılanır diye soruyordu. Merak uyanmadan dikkat olmaz, eğitim merakı üretmek lazım diyordu. 80'lerle beraber eskilerin "sürat asrı" dediği devri kapatan, hızın sadece fiziksel değil sanal bir dünyada da bir mevzu haline geldiği, insanların, malumatın her an ulaşılabilir olduğu, sosyal ilişkilerin yerini 'etkileşim'e terk ettiği bir döneme girdik. Merakımız varsa dahi ilgi duyamıyoruz, dikkat kesilemiyoruz. Dikkatimiz yazılım arayüzeylerinin arasında, bir yüzeyden diğerine atlamakla meşgul. Ara'nın yerini hiperaktiflik, yani oradan oraya atlamak aldı. Yerimizde duramıyoruz. Gündemimiz aralıksız olarak "güncel"leniyor, ve tüm bu bitmek bilmeyen yepyeni şimdiden bezmiş durumdayız, bugün olmazsa yarın... Yorgunluk Toplumu'nu Almanya'da son on senenin en cok satan kitaplarından biri yapan şey kapitalizmin son yirmi yılında ortaya cıkan yeni bir yaşam biciminin insanı nasıl ufaladığını göstermesi: sıfırı tükettik ve devam ediyoruz, her şey angarya geliyor, devam ediyoruz. Byung-Chul Han'ın eseri sürüncemede kalmış, depresyondan cıkamayan, sürmenaj olmuş insanın durumuna dair bir başyapıt.
    9,48  TL12,00  TL