Akçağ Yayınları

Tüm Yayınevleri
Yayınevi/Marka
1129 öğeden 1-16 arası gösteriliyor.
Sayfa  1 - 71
  • Duyarlı Olmak

    Karton Kapak
    İnsan düşünen varlıktır. Yaşadığı hayatı düzenlemek, değişiklikler, yenilikler yapmak, mevcut durumu olumlu yönde geliştirmek ve kısaca bulunduğu yere damgasını vurmak ister. Ancak o zaman mutlu olacağına, içinde yaşadığı ortama kolay uyum sağlayacağına inanır. İnsan, verilenlerle ve bulduklarıyla yetinmez. Güzelin daha güzelini, iyinin daha iyisini aramaya çalışır. Bu arayışın kendine, çevresindekilere zarar vermediği, aşırı hırs, bencillik ve tatminsizlik yaratmadığı ölçüde yararlı olduğu görülmüştür. Düşünen insan, beğenileri ve eleştirilerini uygun bir dille, uygun bir ortamda ve uygun yerlere iletmesini bilen insandır. Bu, insani duyarlılığı gerektirir. Duyarlı olan insan hayattan zevk alabilen, kendisine ve çevresine katkı sağlayan insandır. Çevresindeki güzelliklerin farkında olur, onun oluşmasında etkisi ve katkısı olanlara müteşekkir olur iken, yanlışların düzeltilmesi ve olumsuzlukların ortadan kaldırılması için yapıcı katkı Sağlar. Kişilerin görevi; beğenilen, eleştirileri, karşıtlıklanyla yaşadığı çevreye nasıl bir katkı sağlayacağı konusunda her zaman duyarlı olmaktır.
    7,20  TL10,00  TL
  • Yazın Yağar Kar Başıma

    Karton Kapak
    Bırakmadın benim peşimKurutmadın gözüm yaşınNeyinden korkayım kışınYazın yağar kar başıma Yaklaşık otuz altı yıllık sanat yaşamımda, halk müziğimize aşk ile hizmet etme ve gelecek kuşaklara kalıcı çalışmalar bırakma gayretinde oldum. Bu noktada türkü formunda yaptığım çalışmalarda sözlerinden ilham aldığım kadim dostum, kıymetli ağabeyim, usta kalem Osman Nebioğlu, nam-ı diğer Hışır Osman iyi ki varsın, iyi ki seni tanımışım... Şiirlerinden ilham alarak yaptığım türkülerin arasında 1990 yılında bestelediğim, "Yazın Yağar Kar Başıma" daha çok öne çıktı. Artık geniş kitlelerce sevilip okunmakta... Yeni çalışmalarla türkü severleri buluşturmak dileğiyle...
    7,20  TL10,00  TL
  • Buz Mavisi Sabahlar

    Karton Kapak
    Kar Tanesi Kar tanesi kirpiğine konarken,Güneş rengi saçlarına ör beni.Hasret seli gözlerinde donarken,Kışı gelmez iklimlere sür beni. Gök mavisi hülyalara dalmışım,Al yanakta gamze olup kalmışım,Gün batımı yar kapını çalmışım,Yarım kalan sevdalara ver beni. Bakışların karanlığı delerken,Yorgun düşler uykuları bölerken,Tan yıldızı dudağında gülerken,Mor dağların şafağında gör beni. Yeşil çimen yağmurları içerken,Gökkuşağı kanatlanıp uçarken,Allı turna ufuklardan geçerken,Gülkurusu akşamlara sar beni. Ak bulutlar vadilere inmeden,Ay ışığı yapraklara sinmeden,İçimdeki fırtınalar dinmeden,Yedi katlı zincirlere vur beni. Nedim Uçar, hazan geldi ne çareDağlar sıra sıra, yollar bin pare,Bahar dalı gönlüm sensiz biçare,Aşkın kutsal mabedine ser beni. Dr.Nedim UÇAR
    9,36  TL13,00  TL
  • Yetenek Merkezli Eğitim

    Karton Kapak
    Çocuk bir fidedir, nasıl aşılanırsa ona göre kök salar, gelişir, olgunlaşma sürecinin şartlarına göre meyve verir, çevresindekilerin kâmil derecesine göre şerbet tutar. Mükemmel yaratılmış olan insanın keşfedilmeyi bekleyen sınırsız kapasitesi vardır. Kendi kapasitesinin farkında olan insan hayatın gerçekleriyle yüzleşmekten korkmaz, karşılaştığı zorluklara göğüs gerer, mücadele ederek o zorlukların üstesinden gelebilir. Başarı ve mutluluğunun temelinde insanın kendisini ve yeteneklerini tanıması vardır. Güçlü ve zayıf yönlerin; olumlu ya da olumsuz özelliklerinin, bununla birlikte; zihinsel, duygusal, ruhsal ve bedensel özelliklerin bilinmesi yaşamı kolaylaştırır, onu başarıya dolayısıyla mutluluğa ulaştırır. Yeteneklerinin bilincinde olan, soran sorgulayan, eleştirel bakış açısına sahip, iletişim becerileri gelişmiş, özgüveni sağlam, mücadele ruhu gelişmiş nesiller sayesinde gelecek oluşturulduğunda, insanca ve hakça bir hayat düzeyi yakalanacaktır. Hazreti Ali'nin, "Çocuklarınızı kendi zamanınızın adetlerine göre eğitmekte ısrarcı olmayın; çünkü onlar sizin zamanınızdan başka bir zaman için yaratılmışlardır." sözünü hatırlarsak konunun önemi daha iyi anlaşılacaktır.
    8,28  TL11,50  TL
  • Kirli Pusu

    Karton Kapak
    Yüz metre ileriden yükselen güçlü bir ses, koca yayla da dalga dalga yayıldı. Öyle bir sesti ki bu; kuş kurt, börtü böcek, kabuğuna çekildi; dilleri şakımaz oldu. Karı erimez dağların, karı eridi.  Geçilmez denilen vadiler, geçit verdi.  “ Teslim olun! Etrafınız sarıldı!” Mehmet, kardeşine dönerek, “ Zaptiyeler,” dedi. “ Pusu kurmuşlar!” Orhun Veli Batu’nun İLESAM ödüllü öykü kitabı Kirli Pusu, bir öç hikayesidir. Osmanlı’nın son dönemlerinde cereyan eden yaşanmış bir olayı; ağalarla efelerin destansı mücadelesini anlatır. Küllenmiş bir kan davası, Cumhuriyet döneminde de devam eder. Destansı bir mücadele; sonrasında sıradan adli bir vakıa olarak kayıtlara geçer. Ağalar geride Deli İzzet’i bırakmıştır; efeler ise Ahmet’i…
    7,20  TL10,00  TL
  • Türk Kültürüne Giriş

    Karton Kapak
    Türkler tarih öncesi devirlerden başlamak üzere yüksek bir kültüre ulaşmışlardır. Onlara ait kültürel izler kurgan adı verilen mezarlardan takip edilebilmektedir. Türklerin bağlantılarının olduğu milletlere ait yazılı kaynaklar ve kendi milli kaynakları kültürlerine dair kayda değer bilgiler vermektedirler. Hem arkeolojik buluntular hem de yazılı kaynaklardaki bilgiler sayesinde Türk kültürü hakkında önemli bilgilere ulaşabilmekteyiz. Dünyada bir çok ilkin Türklere ait olduğu anlaşılmaktadır. Atın ilk kez Türkler tarafından binek hayvanı olarak kullanıldığı dikkati çekmektedir. Aynı zamanda binici kıyafeti olan pantolon, ceket, çizme bir Türk icadı olup, modern giyimin de temelini oluşturmaktadır. Türklerin demiri en iyi işleyen millet olduğu, demirden çeşitli gereçler yaptıkları bilinmektedir. Türklerin demirin yanında altın, gümüş vb. madenleri de çok iyi işledikleri buluntularla kanıtlanmıştır. Türklerin hayatında av, sürü ve akının da önemli bir yer tuttuğu ortaya çıkmıştır. Onların faaliyetlerinde spor ve eğlenceden de söz etmek gerekir. Bu faaliyetleri arasında at yarışları, ok atışları, güreşler, müzik ve kımız içimi vb. söz edilebilir. Türklerde tek tanrı inancı, tabiat kuvvetlerine inanma, atalara saygı, kamlar ve kam olmayanların faaliyetleri de önemli bir yer tutmaktadır. Türk kültür tipleri, Türk adı, bozkır coğrafyası, sosyal yapı, devlet, hukuk, ordu, sosyal hayat, iktisat, din, dil, yazı, edebiyat ve sanat anlayışı gibi temel konular Türk kültürünün temellerini oluşturmaktadır. Burada yaptığımız iş, Türk kültürüne dair temel konuları inceleyip, değerlendirme gayretinden ibarettir.
    19,44  TL27,00  TL
  • Şebinkarahisarlı Abdi'nin Erzurum Lehçesi Lügatı

    Karton Kapak
    19. yüzyıl, edebiyatımızda pek çok yeniliğin ve değişimin şekillendiği bir yüzyıldır. Bu yüzyılda, nazım şekillerinden edebi türlere, ahenk anlayışından muhtevaya, konudan temaya pek çok alanda büyük tahavvüller vücuda gelmiştir. İnsanlığın medeniyet ve düşünce dünyası Doğu ve Batı olarak en genel anlamda ikiye taksim edilirse Doğu’yu şiir, Batı’yı şuur medeniyeti olarak nitelendirmek mümkündür. Çünkü asırlar boyunca bu medeniyetlerin ürünlerinde Batı’nın aklı Doğu’nun gönlü esas aldığını görürüz. İşte Doğu’nun bu şiir devrinde pek çok eser manzumdur. Çünkü manzum sözlükler ahenk, vezin, akıcılık ve Doğu’nun ruh dünyasına hitap eden şiirselliğinden dolayı, Arapça ve Farsçanın öğretilmesinde daha fonksiyonel olmuştur. Ayrıca edipliğin, şairliğin geliştirilmesinde ve İslamî kültürün daha canlı aktarılmasında önemli bir rol üstlenmiştir. Elinizdeki Şebinkarahisarlı Abdî Bey’e ait “Erzurum Lehçesi Lügati”, edebiyatımızda şimdiye kadar bilinen tek müstakil manzum ağız sözlüğüdür. “Müstakil” kelimesini kasten kullanmaktayız. Çünkü Erzurum Lehçesi Lügati’nden önce, 18. asırda, Şermi Mehmed Efendi tarafından “Aydın Lügati” adlı şairin başka şiirleri arasında yer alan 53 beyitlik, “Aydın’a dışarıdan gelenlere yardımcı olup dostluk kurmak” maksadıyla yazılmış bir manzumesi vardır. Ancak bu manzume, müstakil bir eser değildir. Böylece Abdi Bey’in eseri hem müstakil olmak hem de ülkemizde, sistematik olmasa da, ağız çalışmalarını başlatmak bakımından dil ve edebiyat tarihimiz açısından mühimdir.
    7,20  TL10,00  TL
  • Kırık Hayatlar

    Karton Kapak
    Tarihin her kesitinde kendi neslinin ve döneminin sesi soluğu olabilen nitelikli eserler bu yönüyle ele alındığında zamanın ötesine geçer ve her dönemde okunup anlamlandırılabilecek bir yapıyla yeni okur ve muhataplar arar. İlk defa 1901 yılında Servet-i Fünûn dergisinde tefrika edilmeye başlanan fakat sansür nedeniyle yayımı 1924 yılına kalan Halit Ziya Uşaklıgil’in Kırık Hayatlar adlı romanı da böyledir. Toplumun farklı katmanlarında yer alan ve hayatı yaşama biçimleri farklı insanların hikâyeleri “kırık” sözcüğü ile karşılanarak “acı” parantezine alındığında her dönemin ve neslin anlam dünyasında karşılık bularak zenginleşmektedir. Özellikle eşine ve çocuklarına sadık kalamayıp iç huzurun uzağına düşen Ömer Behiç’in kişisel trajedisi, modern dünyada kendi çatışma alanları üzerine düşünebilen okurlarda yeni anlam alanlarına ulaşır. Esaslı bir edebî eserde olması gereken önemli özelliklerden biri olarak değerlendirebileceğimiz bu yapı, Kırık Hayatlar’ın da ölümsüz olmasına imkân vermektedir. “Orijinal” metin içerisinde aynı sayfada “sözlük” vererek hazırladığımız bu çalışmada esas amacımız, Türk Edebiyatının sahip olduğu dile dair tüm zenginlikleri nitelikli bir edebi eserle günümüz nesline gösterebilmektir. Okurlarımızda sanat eserinin temelinde var olan estetik değere ilişkin bir tavır geliştirebiliyor ve onların sahip olduğu dilin sınırlarını genişletebiliyorsak ne mutlu bize...
    13,68  TL19,00  TL
  • Yüreğimi Sana Bıraktım

    Karton Kapak
    Çukurova denince, “sarı sıcak” gelir akla... Bir de alabildiğine uzanan gelin süzülüşlü ayçiçeği tarlaları… Mısır, yeşil bir denizdir Çukurova topraklarında. Ovaları süsleyen pamuk tarlaları kare karedir. Gözleriniz, ak benekler serpilmiş o yeşil karelerin derinliklerinde erir. Irgatlar görürsünüz. Güneşi tepesinde saklayan, sıra sıra ırgatlar… Şalvarlı,başları poşulu, gün esmeri insanlar… Efkârın diğer adı sıladır buralarda. Hasretin öbür yüzü gurbet… Gün olur, her tarladan yanık bir bozlak dökülür gönüllere; bir sıla türküsü yükselir çadırlardan: “Ala geyik gibi boyun sallarsın, Kement atıp yollarımı bağlarsın.” Kara trenin sesi gece duyulur. Hep sıla konuşulur ardından. Kara tren, veda demektir. Kara tren, dağları birbirine kavuşturan yanık bir türkü demektir. Bazen yare sallanan gül oyalı bir mendil; bazen selam götüren bir çift telli turna demektir.
    6,48  TL9,00  TL
  • Aşık Edebiyatı ve Taşpınarlı Halk Şairleri

    Karton Kapak
    Ozan-baksı geleneği ile şekillenen ozan sanatına bağlı zengin bir sözlü edebiyatı bulunan Oğuz Türkleri Müslüman olunca bu köklü sanattan beslenen yeni konulara yönelir. Sosyal ve kültürel hayatta görülen bu gelişmeler sonucu dinî şiirler söyleyen/ yazan derviş şairler ile diğer konularda şiirler söyleyen ozanlar ortaya çıkar. Azerbaycan, Anadolu ve Rumeli sahalarındaki bu iki ayrı sanat geleneği, 16. yüzyılda birleşerek aşık edebiyatını oluşturur. Aşık edebiyatı temsilcileri birincil sözlü kültür çağında yalnızca sözlü kültürden beslenirken, matbaa ve teknolojiyle tanışılan ikincil sözlü kültür çağında da hem yazılı kültürle hem de sözlü kültürle iç içe olur. Oğuz Türklerinin yaşadığı geniş bir coğrafyada bu edebiyatın temsilcilerine geçmişten günümüze kadar değişik adlar verildiği görülür. Türkiye’de, sözlü kültür geleneklerine bağlı olarak sanatını icra eden ozanlar, aşıklar, derviş şairler ile bu şairlerin yolunda gelenekli şiir yazan kişiler günümüzde genellikle halk şairi terimi altında toplanır. Elinizdeki kitapta, aşık edebiyatının kökenleri, oluşumu ve gelişimi, yüzyıllara göre aşık edebiyatı, aşık edebiyatı gelenekleri ve temsilcileri üzerine yapılan çalışmalar, Yozgat ve yöresinde halk şairliği gelenekleri anlatılmakta; aşık edebiyatı nazım biçimleri ve nazım türleri, halk şairlerinin geçirdikleri aşamalar ve halk şairlerine özgü gelenekler incelenmektedir. Sözlü edebiyat kaynaklı nazım biçimlerinden mani, koşma, semai, destan ile yazılı edebiyat kaynaklı nazım biçimlerinden divani, semai, kalenderi, satranç, vezn-i aher, mesnevi hakkında bilgiler ve örnekler nazım biçimleri başlığı altında verilmektedir. Nazım şekillerine bağlı olarak oluşturulan güzelleme, taşlama, yiğitleme, ağıtlama, öğütleme, hikmetleme, aşıkname gibi nazım türleri de örneklerle açıklanmaktadır. Örneklerin Taşpınarlı halk şairlerinden seçilmesinde, Taşpınar’ın aşıklar yatağı olarak adlandırılmasının payı büyüktür. Ünü Türkiye sınırlarını aşanlarla birlikte ilk kez bu kitapta bilim dünyasına sunulan Taşpınarlı halk şairleri de bulunmaktadır. Bu sanatçıların özgeçmişleri ile şiirlerinden örneklere yer verilmesi de kitabın önemini arttırmaktadır. Aşık edebiyatı ve âşıklık geleneklerinin ana çizgileriyle ele alındığı bu kitaptaki konular, yeni bir bakış açısıyla değerlendirilmeye çalışılmaktadır. Kitap, halk bilimi alanında uzmanlaşanlarla, üniversitelerin Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü öğrencileri öncelikli olmak üzere, aşık edebiyatına ilgi duyan herkesin beklentilerine genel hatlarıyla karşılık vermeyi amaçlamaktadır. Akademik bir kaygı taşımakla birlikte, üniversite öğrencilerinin aşık edebiyatı derslerindeki gereksinimlerini karşılama düşüncesi de belirgindir.
    12,96  TL18,00  TL
  • Rübab-ı Şikeste

    Karton Kapak
    İçerisinde yer aldığı Servet-i Fünun döneminin de ayırıcı bir özelliği olarak dilinin süslü ve anlaşılmayı güçleştirecek terkiplerle dolu olması Tevfik Fikret’in günümüzde bütünlüklü bir biçimde okunup hakkıyla bilinmesine engel olmaktadır. Elinizdeki çalışma, bu engelin ortadan kaldırılmasına yönelik bir katkı sağlamak üzere hazırlanmıştır. Eserin hazırlanmasında “bütünlük” ve “ahenk” kavramları yol gösterici olmuştur. Her şiirin mümkün olduğunca tek bir sayfada okuyucu tarafından görülebilmesi arzu edilmiştir. Bununla beraber şiirin Latin harflerindeki karşılığı ve anlamının bilinemeyeceği düşünülerek verilen sözcüklerin de aynı sayfada olması yine aynı görüşten hareketle bir bütün arz etmekte ve ahenk oluşturmaktadır. Çalışmamız bu yönüyle daha önce yapılan çalışmalar arasında ilktir. Okuyucu böyle bir çalışma ile Fikret’in şiirindeki biçimsel özellikleri de yine toplu bir şekilde görebilme imkânını elde etmiş olmaktadır.
    16,56  TL23,00  TL
  • Mevlana Düşüncesinin Kurani Temelleri

    Karton Kapak
    Yaratılış hikmetlerle doludur. Bu yüzden, Pitagoras gibi ilk hikmet uğraşanları, hikmetleri öğrenmek gerekir demişlerdir. Ancak hikmetin çokluğu karşısında, "Hikmeti bütünüyle öğrenmek mümkün değil o zaman hikmeti seven olalım" diye karar kılmışlardır. Bu sebeple. Felsefe, hikmet sevgisi demektir. Bütün kutsal kitaplar ve Kur"an-ı Kerim, yaratılış hikmetlerini daima hatırlatmışlardır. Hikmeti bilmek, yaratılışın sırlarına nüfuz edebilmeyi temin ettiğinden Yaratıcı bütün haşmetiyle kendini göstermekte insan da bunu müşahede etmektedir. Yaratıcı'yı tanıyıp bilip onun insani ve içtimai hayati düzenleyen kurallanyla yaşama, mutluluğun kaynağı olmaktadır. Bütün Müslüman âlimler, her sahada, bu hikmetleri kişilere sunmayı bir görev addetmişlerdir. Onun için denilir ki, "Din nasihattir". Bu nasihati, şiir ve hikâye tarzında sunmayı benimsemiş olan Celaleddin Rumi, Mesnevi'yi kaleme almıştır. Mutluluğun kaynağı olan hikmetleri öğrenmek için önce Kur'an-ı Kerim sonra da ondan ilham alan hikmet kitap-lan okunmalıdır. Bu kitap, yirmi altı bin beyitlik bir eseri meydana getiren bir müellifin Kur'ani hikmetlerden nasıl faydalandığını sergilemektedir. Okumak, öğrenmek; öğrenmek de öğrenileni hayata uygulamaktır.
    21,60  TL30,00  TL
  • Türkçe Eğitiminde Algı

    Karton Kapak
    Türkçe eğitiminin kendi içinde farklı ve özel alanları ve bu alanlara bağlı olarak geliştirilen yöntemleri bulunmaktadır.Özellikle son yıllarda algının her alanda etkin kullanımı ve buna bağlı olarak algı ile bazı bilgi ve yönlendirmelerin ne denli başarılı sonuçlar verdiği anlaşılmaktadır.Türkçe eğitiminde de algı ve öğrenme arasındaki ilişkilerin bir bütün olarak ele alınıp tartışılması ve eğitim öğretim sürecinde algısal öğrenmenin yerinin belirlenmesi kaçınılmazdır.Hiçbir şey kendiliğinden oluşmaz.Oluştuğu varsayılanlarında mutlaka bir öncesi olduğu bilinmektedir.Bu çalışma Türkçe eğitiminin her alanında algının nasıl kullanılacağı ve algı ile dil eğitimi arasında bağlantıların öenmine dikkat çekmektedir.Başta eğtim fakülteleri olmak üzere her düzeyde Türkçe ile ilgilenenler bu eserin muhattaplarıdır.
    10,80  TL15,00  TL
  • Fahreddin Razi'de Bilgi Teorisi

    Karton Kapak
    İslam düşüncesinde Müteahhirun olarak bilinen döneminin en önemli düşünürlerinden birisi şüphesiz Fahreddin Razi dir.O kelamcılığı yanında felsefe ve mantıkla da yakından ilgilenmiştir.serlerine bakıldığında onun kelam konularını,felsedi kavramlarla ve felsefelerde tartışılan sorularla iç içe işlediği görülür.Kelamda farklı bir tarz diyeceğimiz bu yöntem,sonraki kelamcılar tarafından kabul görerek yeni bir geleneğin başlangıcını oluşturmultur.Amidi,Beyzavi,Cürcani,Taftazani gibi kelamcılar,Razi'nin bu kelam yöntemini benimsemişlerdir.Selçuklu ve Osmanlı medreselerinde okutulan kelam ilimleri bu yöntem üzerine inşa edilmiştir.Böylesi bir geleneğin oluşumunda adeta lokomotif görevi yapan bir düşünürün tüm felsefi ve kelami düşüncesinin temelini oluşturan epistemolojisinin ortaya konulması önem arz etmektedir. Bu çalışmada Razi'nin bilgi anlayışı onun hem matbu hem de yazma halinde bulunan birçok eseri temel alınarak genel epistemolojinin problemleri bağlamında ortaya konulmaya çalışılmıştır.
    10,08  TL14,00  TL
  • Hayatı Anlamlandırmak

    Karton Kapak
    İnsan yaratılışı bakımından aklemin fiziksel olarak küçültülmüş bir modelini temsil eder. Düzlükleri çukurları zirveleri vardır. Çoşku ve hırsı zaman zaman fırtınalar kasırgalar oluşturur. Şimşekler hızında olayları kavrayışı yıldırımlar kadar kararlı ve serttir. Bazen durgun bir deniz gibi sakin sakinliği nispetinde de derinliği simgeler. Bazen gökyüzünün sonsuzluğu derecesinde idealleri vardır,uzay boşluğunda bilinmezlere doğru yol alır .Sonsuzluğa uzamnan yolda keşfedebildiği gizli güçleri sayesinde bilinmezleri bilir olunmazları oldurur her seferinde daha ileriye ulaşmayı gaye edinir. Anlamlı bir hayat anlayışı insanı diğer canlılardan ayırt eden bir niteliktir. Var olma gayesinin bilincinde olarak yaşadığı ömrü doğru ve anlamalı tamamalamak ister. İnsanın yaradılışı gereği bilinç, duygu ve ruh yapısıyla bir bütün oluşturduğunu; bütünün parçalarının aklın kontrolüne verebildiği takdirde bir şey ifade edeceğini bilir. Bu parçaların birleşiminde bir bütün oluşur ki bu insanı insan yapan benlik şuurudur. Bu şuuru sahip olan insanlar hayata farklı derin ve insanı bir anlam katarlar. Anlamlı bir hayat yaşamanın önemli şartı insanın kendi öz değerlerini tanımasıyla birlikte bütün yaratılmışların da varlık sebeplerinin idrakinde olmasını gerektirir.
    7,20  TL10,00  TL