Can Yayınları

Tüm Yayınevleri
Yayınevi/Marka
2358 öğeden 1-16 arası gösteriliyor.
Sayfa  1 - 148
  • Belki Sonra Başka Şeyler De Konuşuruz

    Karton Kapak
    "Aşk, insanın mutluluk nedenlerinin aynı zamanda mutsuzluk nedenleri olması.” Semih Gümüş, bu kez bir romanla okurunun karşısında. Belki Sonra Başka Şeyler de Konuşuruz, insanın içine yer eden, acı bir yalnızlık duygusunun hikayesini anlatıyor. Sinan büyük acılar çektiği, işkenceler gördüğü kişisel tarihini geride bırakmıştır. Kendine yeni bir hayat kurmayı, tanık olduğu herkesi ve her şeyi de geride bırakmayı başarabilecek midir? Uzak bir deniz kıyısında, köyden uzak bir kır evine yerleşir ve geçmişiyle hesaplaşmaya başlar. Yazdığı roman, yaralarını onarmaya yardımcı olacak mıdır? Belki Sonra Başka Şeyler de Konuşuruz, ülkemizin yakın geçmişinde izleri görülen derin yarıklara odaklanan, insanı doğa içinde, aşk içinde gözlemleyen, aydın ve kentli çevrelerin duyarlıklarını yansıtan bir eser. Yıllar içinde, damıtılarak yazılmış bir doğa ve aşk romanı.
    16,33  TL23,00  TL
  • Düşüş

    Karton Kapak
    Albert Camus çağdaş düşün ve yazın dünyasındaki saygın yerini yalnızca oyunlarıyla da, yalmızca "Sisifos Söyleni" ve "Başkaldıran İnsan"la da alırdı belki. Ama Camus'yü Camus yapan öncelikle anlatı yapıtlarıdır. "Yabancı" (1942), "Veba" (1947) ve "Düşüş'se (1956) bu yapıtlar arasında üç büyük doruktur. Ancak, kimi yazınseverler bu üç başyapıt arasında daha çok "Düşüş"ü yeğlerler. Bu kitap, herhangi bir düşünce ya da savı özellikle öne çıkarmaya çalışmadan, yalın bir anlatım ve özgün bir kurgu içinde, zengin bir düşünce duygu yüküyle, çağdaş dünyayı ve insanlarını derinlemesine sorgulayıp yargılar, çirkinliklerini ve düşkünlüklerini sergiler. Ama, aynı zamanda, bu dünyada yaşayan, dolayısıyla şu ya da bu biçimde, şu ya da bu ölçüde onun sorumluluğunu taşıyan bireyler olarak tek tek her birbirimize bir ayna tutar, eski avukat Jean-Baptiste Clamence'ın öyküsü aracılığıyla, bize kendini tehlikeye atmadan yaşayanların, yani hepimizin ve her birmizin benzersiz öyküsünü anlatır. "Düşüş"ün yayımlanmasından bir yıl sonra Camus'nün Nobel Ödülünü kazanması bir rastlantı olmasa gerek.
    8,52  TL12,00  TL
  • Yalnız Kaldınız, Peyami Bey!

    Karton Kapak
    Yaprağın ve külün huzuru. Ne hatıra ne bağlılık ne korku ne üzüntü. Peyami Bey’in fikirleri vardı, ve sessİz bir dinleyiciye kendini anlatma arzusuyla doluydu. Hayata ve sonrasına dair. Haksız ölüme, o ölümün hayata bıraktığı yüke, sonrasına taşıdığı acıya dair. Geri dönenlerin yalnızlığına, cevapların imkansızlığına. Ve kendine dair. Sırları, yalnızlığı, gizliliği. Bir hiç ve birçok hiç peşinde heba olan bir hayattan sonra. Geri getirmeyi hayal ettiği kayıplar. Kayıp lisan. İki dünya arasındakİ. O yasak o unutulmuş bağ, yaşayanlarla ölüler arasındaki.Ve kendini adadığı ilim. Yaşayanların rüyalarında direnen çığlıklardan ses ses, hece hece. Ruhun doğum anına geri, karanlıklar ilminin içinden.
    14,91  TL21,00  TL
  • Bir Deli Ağaç

    Karton Kapak
    Değerli roman ve öykü yazarımız Pınar Kür, öykülerini bir yapı ustasının dikkatiyle kuran yazarlarımızdan. Edebiyatın her şeyden önce bir yapı sorunu olduğunu bilen, dağınık anlık izlenimlerin kolay şiirselliğine kendini kaptırmayan bir kurgu ustası. Pınar Kür’ün öykülerindeki şiirsellik, özellikle öyküler okunup bitirildikten sonra tadına varılan bir kusursuzluktan kaynaklanıyor. Bu öyküleri okuduğunuzda, yalnızca belli öykü kişilerinin aşklarına, acılarına, yaşamlarına değil, iyi edebiyat alanına giren bir yazarlık çabasına da tanık olacaksınız. Onun öykülerinin en belirgin özelliklerinden biri de zamana karşı dayanıklı oluşlarıdır. Kırkıma gelmeden milyoner oldum, az iş mi bu? Ağbimse fakültenin en genç profesörü. Hocasının kızını almasaydı olamazdı diyeceksin belki ama, yanlış. Taa asistan girdiği yıl evlenmişti Nur’la. Profesör olduğunda çoktan boşanmışlardı. Olsa olsa doçentliğini hızlandırmıştır biraz... Eee, o kadar da olur artık. İlerlemek kolay mı dünyada? Hele bizim gibi arkasız, torpilsiz yola çıkanlar için...
    8,52  TL12,00  TL
  • Akışı Olmayan Sular

    Karton Kapak
    Pınar Kür, öykülerini bir yapı ustasının dikkatiyle kuran yazarlarımızdan. Edebiyatın her şeyden önce bir yapı sorunu olduğunu bilen, dağınık anlık izlenimlerin kolay şiirselliğine kendini kaptırmayan bir kurgu ustası. Pınar Kür’ün öykülerindeki şiirsellik, özellikle öyküler okunup bitirildikten sonra tadına varılan bir kusursuzluktan kaynaklanıyor. Bu öyküleri okuduğunuzda, yalnızca belli öykü kişilerinin aşklarına, acılarına, yaşamlarına değil, iyi edebiyat alanına giren bir yazarlık çabasına da tanık olacaksınız. Onun öykülerinin en belirgin özelliklerinden biri de zamana karşı dayanıklı oluşlarıdır. Eski günlerden ne zaman söz açsa, yalıdaki yaşamı bir masal anlatırcasına anlatmaya koyulsa bana, her şeyden, herkesten çok “Pertev Ağbi” ile ilgili anılar aktarması, kendisiyle ilgili hiçbir “aşk”ı araya katmaması, evlenmemişliği –“Hanımefendiden ayrılamazdım”– kafamda geliştirdiğim umutsuz sevgi imgesini pekiştiren öğelerdi. Ama inancımı doğrulayan, her şeyden çok Enise Abla’nın hep yumuşak bakan ela gözlerinin Pertev Bey’e bakarken daha bir ışıltılı yumuşamalarıydı.
    9,94  TL14,00  TL
  • Akışkan Modernite

    Karton Kapak
    Akışkan Modernite’de, yaygın olarak “postmodernite”, daha az oranda da “geç modernite”, “yüksek modernite” veya “ileri modernite” gibi şekillerde isimlendirilen olguyu ele alıyor Bauman. Aydınlanma sonrası yükselen rasyonel, hedefleri ve yolu belli, öngörülebilir, özgüvenli, katı modernitenin karşısına belirsiz, tekinsiz, güvencesiz bugünü anlamak için kendi kuramsal çerçevesini, akışkan moderniteyi koyuyor. Bunu da ancak kendi düzeyindeki birinin altından kalkabileceği biçimde yapıyor: Aynı metnin içinde bir yanda Platon, Marx, Weber, Huxley, Orwell, Bourdieu, Sennett var, bir yanda tüketim toplumu, kapitalizm, cep telefonları, alışveriş merkezleri, göçmenler, mülteciler, sanal dünya... 1925 doğumlu Bauman, 20. yüzyılı da, 21. yüzyılı da görmüş ancak ilgisinin canlılığını, gencecik, taptaze yaklaşımını hiç kaybetmemiş. Ve hiç şüphe yok ki, gözlerimizin önünden akan hayatı, yaşadığımız dünyayı anlamlandırmada en güvenilir kılavuzlardan biri, aynı zamanda kendini merakla dinleten eğlenceli bir yol arkadaşı.
    17,04  TL24,00  TL
  • Bitmeyen Aşk

    Karton Kapak
    Edebiyatımızın ustalarından Pınar Kür, Bitmeyen Aşk’ta “aşk”ı tüm boyutlarıyla ve çok değişik, alışılmadık açılardan irdeliyor. Edebiyatın ve yaşamın en temel öğelerinden biri olan “aşk”ı duygusal değil de akılcı bir yaklaşımla ele alıp taşıdığı tüm olasılıkları bir bir ortaya çıkarmayı denerken, “klasik aşk romanı”nın konusunu olduğu gibi koruyor ama içeriğini ve anlatımını altüst ediyor. Bunu yaparken okur ve öteki kişilerle birlikte “yazar”ı da romanın başkişilerinden biri olarak olayları keşfetme sürecine sokuyor. Bu “yazar”, Nilgün ile Sinan’ın öznel anlatımlarını kendi nesnelliğiyle dengelemek iddiasındaysa da, nesnelliğini her zaman koruyup korumadığı konusundaki son karar okurun olacaktır elbette. Gelelim bu romanda “yazar” kisvesi altına saklanan ukala yazara... Olayları doğru dürüst, sırasıyla anlatacağına, bir oraya bir buraya atlayan, başkişilerinin gevezeliklerine uzun uzun yer verdikten sonra, tam gevezelikler heyecanlı olmaya başladığında söze dalan bir yazara pek çok okur, belki de haklı olarak “ukala” sıfatını yakıştırmıştır. Buna karşı yazarın tek savunması, burada anlatılanın alışılmış bir öykü olmadığıdır. Burada anlatılan ne bir aşk öyküsüdür ne de Nilgün’ün, Sinan’ın yaşamları... Aşkın öyküsünü anlatmak gibi belki de olasız bir çabanın içine girmiş olan yazar, Nilgün ile Sinan’ın yardımını istemiştir yalnızca. Yani onların aşkı iyi mi sonuçlanacak kötü mü, mutlu mu olacak mutsuz mu, bu kalpsiz ve duygusuz ve cinselliği belirsiz yazarın umurunda bile değil.
    14,20  TL20,00  TL
  • Yarın Yarın

    Karton Kapak
    Pınar Kür’ün ilk romanı Yarın Yarın, 1976 yılında yayımlandığında yazın dünyasında daha önce görülmemiş bir etki yaratmış ve yazarını bir anda üne kavuşturmuştu. Aradan geçen onlarca yıl romanın değerini azaltmadı. Yayımlandığı dönemde soruşturmalara uğrayıp toplatılan bu kitap, o günden beri okunmayı ve zaman içinde edebiyatımızın ustaları arasına girmiş olan Pınar Kür’ün ilk kitabı olarak ilgi çekmeyi sürdürüyor. Herkes kendi yoluna gitti. Herkes kendi yoluna... Herkes. Bir seninle ben kalakaldık orta yerde. Düşünüyorum, düşünüyorum, düşünüyorum... Hala anlamadığım o kadar çok şey var ki... Karamsar değilim, inan. Olmamaya çalışıyorum hep. Yaşamakta direniyorum. Yaşama yapışmak, tutunmak sıkı sıkıya... Zorla, zorlaya zorlaya, inatla, inatla yaşamak... Buydu yapacağım, değil mi? Yapıyorum işte.
    12,07  TL17,00  TL
  • Küçük Oyuncu

    Karton Kapak
    Uzun yıllar tiyatroda çalışan ve bu ortamı çok iyi tanıyan Pınar Kür, ikinci romanı olan Küçük Oyuncu’da “tiyatro insanı”ndan yola çıkarak “insan”ı araştırıyor. Sanat mı hayattan esinlenir hayat mı sanattan, sorusuna değişik bir açıdan yaklaşarak hayatın sanattan kaynaklanabileceğini, sanatın insan ilişkileri üstündeki etkisini gene kendine özgü bir biçimde irdeliyor. İnsan ilişkilerinin karmaşıklığını çözümleme konusundaki ustalığıyla ve özenli anlatımıyla tanınan Pınar Kür’ün bu romanını yeniden yayımlamaktan kıvanç duyuyoruz. Çirkinliği yapay bir güzelliğe dönüştürmeye çalışmadan, küçüklüğü gerçeklere aykırı bir büyüklük gibi görme gereksinmesini duymadan, her şeyi olduğu gibi benimseyerek sevebilseydin eğer, güzel olurdu... Şimdiki durumda durmadan kendi kendinden ödün vermek zorunda kalıyorsun. Oyun ortasında yorum değiştiren ya da farkında olmadan yorum kaydıran, kaçıran küçük oyunculara benziyorsun...
    9,94  TL14,00  TL
  • Pera Mera

    Karton Kapak
    Kendimi değiştirmiyorum, dünyayı değiştirmiyorum ama gerçekliği değiştirerek, kendi hayallerimin arkasına gizleyerek kendi yenidünyamı kuruyorum... Mesela geçenlerde Çinlilerin Dönüşüm’ü okurken ağızlarının sulanıp sulanmadığını merak ettim. Murat Yalçın’ın yeni öykü kitabı Pera Mera, kentle kır arasına sıkışmış hayatları değil, kentle kır arasında gidip gelen göstergeleri anlatıyor. Pera’nın güncel simgelerinden biri haline gelmiş Hazzopulo köpeğinden yola çıkarak kent ve kır karşılaştırması yapmıyoruz; ama anımsıyoruz. Öykülerin en güçlü yanı bu; kokuların bize geçmiş bir zamanı, uzaklarda kalmış bir mekânı anımsatması. Murat Yalçın, dilimizin tadını çıkararak çok boyutlu bir ustalık kitabı kaleme almış.
    10,65  TL15,00  TL
  • Akvaryum

    Karton Kapak
    On iki yaşındaki Caitlin, rıhtımda işçi olarak çalışan annesiyle yaşıyor. Annesinin çalışma saatleriyle kızın okul saatleri uyuşmadığından, çocuk sabahları sınıf arkadaşlarından iki saat önce okula gidip beklemek zorunda, okul çıkışında da annesinin işten dönüp kendisini alacağı saate kadar şehrin büyük akvaryumunda vakit geçiriyor ve geniş hayal gücüyle, balıklarla insanların yaşamı arasında paralellikler kurarak onları inceliyor: “Bir şehrin en sevdiğim yanı hep bu olmuştur; akvaryumların en büyüğü olarak içinde koca dünyalar saklıdır.” Renkli bir masal havasında başlayan roman, bir noktadan sonra David Vann’ın alışılmış gerilim çizgisine doğru hızla yol alıyor ve şaşırtıcı gelişmelere açılıyor. Küçük kız, balıkların dünyası olan akvaryumun sessizliği, huzuru ve güzelliğinden insanların yaşadığı çok daha tehlikeli ortamlara adım atmak zorunda kalıyor.
    14,20  TL20,00  TL
  • Saydam Turp

    Karton Kapak
    1994 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Japon yazar Kenzaburo Oe’nin, “Ben Nobel Ödülü’nü vermek için birini seçecek olsam Mo Yan’ı seçerdim,” sözleriyle değerlendirdiği Mo Yan, 2012’de bu değerlendirmeyi gerçeğe dönüştürerek Nobel Edebiyat Ödülü kazanan ilk Çinli yazar oldu. Kimi eleştirmenlerin, dilini Gorki ve Soljenitsin’in şiirsel ve çarpıcı anlatımlarına benzettiği Mo Yan, Çin taşrasını anlatan yapıtlarında fanteziyle lirizmi kaynaştırırken bürokrasiyi taşlama ortamında irdeliyor, kara mizaha, hatta yer yer doğaüstü unsurlara yer veriyor. Buğday ve darı başaklarının arasından bir halkın acıları ve sevinçleri yükseliyor. Mo Yan, taşra yaşamını aktarmanın yanı sıra modern Çin’in kısa zamanda köşeyi dönen görgüsüz yeni zenginleriyle de okurlarını tanıştırıyor. Mo Yan, Saydam Turp’un kahramanlarından Kara Çocuk’u ve kendi yapıtlarını şöyle tanımlıyor: “İnsanüstü bir yetenekle acıya katlanabilen ve insanüstü bir duyarlılığa sahip olan o kara tenli çocuk, bütün yazdıklarımın ruhunu simgeliyor.”
    14,91  TL21,00  TL
  • Sibop

    Karton Kapak
    Aslı, galiba ben kendimi evliliğe hazır hissetmiyodum. Geçen hafta evlendik mi gerçekten biz? Nikâh memuru inandı mı gerçekten, sözüme güvendi mi? Kara kaplı deftere atılmış öcü imzadan söz etmiyorum ben Aslı. Kimse ciddiye almaz ki beni... Seninle yaşlanmak istiyorum ama yaslanmak istemiyorum. Hem ne suçum var ki benim? Öyle köşemde saksı gibi duruyodum ben. Günün birini bekliyordum. Sen istedin. Geldin sen bulaştın bana. Sibop, kendi deyimiyle “acemi kolpacı” Orhan’ın romanı. Doğma büyüme Cihangirli Orhan, hukuk tahsili yapmış. Girdiği işlerde pek tutunamamış, ailesinin gözünden bile düşmüş. Kimse tarafından yüzüne bakılmayan biri. Öyle ki, adı “sibop”a çıkmış. Ama bir gün Orhan’ın yüzüne bakan bir kız çıkıyor ve roman başlıyor. Başar Başarır’ın bu sürükleyici, inandırıcı, azmettirici romanının öne çıkan yanı dili olabilir; bir solukta, Türkçenin tadına vara vara okuyacağınız Orhan’ın hikâyesini çok seveceksiniz.
    17,75  TL25,00  TL
  • Ayaklarına Dokunurum Gölgede

    Karton Kapak
    “Neruda, bütün dillerde 20. yüzyılın en büyük şairi.” Gabriel Garcia Marquez Türkiyeli şiirseverler arasında yaygın beğeni kazanan Şilili şair Pablo Neruda’nın, ölümünden sonra evinde bulunan 21 şiirini, elyazmalarıyla birlikte yayımlamaktan kıvanç duyuyoruz. Şairin karısı Matilde’den esinlenerek yazdığı şiirler bir önsöz ve kapsamlı notlarla birlikte Neruda okurlarına sunuluyor. Matilde’nin ölümünden sonra, şairin tüm arşivinin sorumluluğunu üstlenen Pablo Neruda Vakfı, uçak menülerine, kartpostallara, bloknotlara yazılan şiirleri kırmızı bir kutu içinde bulmuş, ciddi bir edisyondan geçirdikten sonra yayımlamıştır. Şair Adnan Özer’in İspanyolca aslından yaptığı çevirilerle bu şiirler, Türkçede ilk kez yayımlanıyor.
    8,52  TL12,00  TL
  • Minikitap Kütüphanesi

    Karton Kapak
    Minikitap Kütüphanesi 1 .OTUZ BEŞ YAŞ (MİNİKİTAP) - CAHİT SITKI TARANCI 2 .LÜSYEN (MİNİKİTAP) - CAN DÜNDAR 3 .İKİ ŞEHRİN HİKAYESİ (MİNİKİTAP) - CHARLES DICKENS 4 .YERALTINDAN NOTLAR (MİNİKİTAP) - DOSTOYEVSKİ 5 .SUÇ VE CEZA (MİNİKİTAP) - DOSTOYEVSKİ 6 .İSTANBUL KIRMIZISI (MİNİKİTAP) - FERZAN ÖZPETEK 7 .DÖNÜŞÜM (MİNİKİTAP) - FRANZ KAFKA 8 .DAVA (MİNİKİTAP) - FRANZ KAFKA 9 .HAYVAN ÇİFTLİĞİ (MİNİKİTAP) - GEORGE ORWELL 10 .1984 (MİNİKİTAP) - GEORGE ORWELL 11 .GENÇ WERTHER'İN ACILARI (MİNİKİTAP) - GOETHE 12 .SİDDHARTHA (MİNİKİTAP) - HERMANN HESSE 13 .BEYAZ DİŞ (MİNİKİTAP) - JACK LONDON 14 .KEŞKE GERÇEK OLSA (MİNİKİTAP) - MARC LEVY 15 .ZORBA (MİNİKİTAP) - NİKOS KAZANCAKİS 16 .DORIAN GRAY'İN PORTRESİ (MİNİKİTAP) - OSCAR WILDE 17 .KOKU (MİNİKİTAP) - PATRICK SÜSKIND 18 .NEW YORK ÜÇLEMESİ (MİNİKİTAP) - PAUL AUSTER 19 .SİMYACI (MİNİKİTAP) - PAULO COELHO 20 .ALDATMAK (MİNİKİTAP) - PAULO COELHO 21 .SATRANÇ (MİNİKİTAP) - STEFAN ZWEIG 22 .İNSANLIĞIN YILDIZLIĞININ PARLADIĞI ANLAR (MİNİKİTAP) - STEFAN ZWEIG 23 .YÜREĞİNİN GÖTÜRDÜĞÜ YERE GİT (MİNİKİTAP) - SUSANNA TAMARO 24 .ŞEKER PORTAKALI (MİNİKİTAP) - VASCONCELOS
    255,60  TL360,00  TL
  • Can Almanak 2016 - Kültür Sanat Yıllığı

    Karton Kapak
    Sanatın sesi hafızamızdan silinmesin • Kadın sinemacılar, “Artık yeter,” dedi.• Attila Özdemiroğlu: Hiç büyümeyen bir çocuk.• Madonna mı, Kürk Mantolu Madonna mı?• Selda Bağcan Primavera Sound Festivali’ndeydi.• Deniz Türkali: “Edebiyat, babam ve ben.”• Bob Dylan’a Nobel: “Kıskananlar çatlasın!”• Tarık Akan: Onurlu bir mücadele tarihi bıraktı.• Narmanlı Han: Kentle birlikte hatıralar da dönüşür mü?• Ferhangi Şeyler rekor kırdı: 2000. oyun.• Abdülhamid’in kütüphanesi 28 Şubat’ta çöpe mi atıldı?• Sezen Aksu “paşa gönlü ne zaman isterse” sahnede.• Umberto Eco: 20. yüzyılın entelektüeline veda.• İstanbul’dan Londra müzik dünyasına transfer.• Sahte Mirò’ya hapis cezası.• Rockçı imam Diyanet’e rağmen turnedeydi.• Patti Smith İstanbul’a “iyi bir hayat” diledi.• Tophane’de baskına Radiohead’den kınama.• Konserlerde, festivallerde iptal üzerine iptal.• 2,5 milyon yılda çürümeyen diş.• Heykel düşmanları bütün yıl görev başındaydı.• Joan Baez’a sitem: “Bizi yalnız hissettirdiniz.”• Murathan Mungan: “Birbirimizin hikâyelerine, hayatlarına ne zaman bu kadar yabancı olduk?” Can Almanak 2016 kültür-sanatın ve yaşadığımız günlerin hafıza kaydını tutmaya devam ediyor.  
    21,30  TL30,00  TL