Çelik Yayınevi

Tüm Yayınevleri
Yayınevi/Marka
168 öğeden 1-16 arası gösteriliyor.
Sayfa  1 - 11
  • Tevbenin İlk Adımı
    e-kitap

    Tevbenin İlk Adımı

    E-Kitap
    Elinizdeki eser, Tabiin devrinin büyük ilmî ve manevî şahsiyeti Hasan-ı Basrî tarafından ortaya konulan zühd geleneğinin devamı mahiyetindeki tasavvufî akımlardan birine mensup olan, bununla beraber Ebu Süleyman ed-Dârânî, Şakîk Belhî, Bişru’l-Hâfî, Zünnûn-ı Mısrî, Ahmed b. Asım Antâkî gibi sûfilerin görüşlerinden de etkilenerek tasavvufî düşüncenin teşekkülünde önemli bir şahsiyet haline gelmiş olan Haris b. Esed el-Muhâsibî’nin içerik itibariyle benzerlik arz eden üç ayrı risalesinden müteşekkildir. Bu kitapta yer alış sırasına göre; “Bed-ü Men Enâbe İlallaâh/Tevbenin İlk Adımı”, “el-Kasdu ve’r-Rucû’u İlallâh/Tevbe ve Allah’a Yöneliş” ve “Şerhu’l-Ma’rife ve Bezlu’n-Nasîha/Marifet ve Nasihat” isimlerini taşıyan bu eserler, ağırlıklı olarak tevbe, Allah’a yönelme, Zühd, Vera’, Murakabe, Hidayet, Marifet, nefsin kötülüklerini tanıma ve onu hesaba çekme gibi konuları ele almaktadır. Bu yönüyle bu üç eser, Muhâsibî kütüphanesinin bir küçük özeti olarak görülebilir.
    7,50  TL
  • Sûfi Kadınlar
    e-kitap

    Sûfi Kadınlar

    E-Kitap
    Abdurrahman es-Sülemî’ye ait bu risalede Râbiatu’l-Adeviyye, Meryem el-Basriyye, Âfiyetu’l-Muştâke, Hesnâ bnt. Fîrûz, Acredetu’l-Ammeyye, Fatımatu’l-Berda’iyye, Fatımatu’d-Dımaşkiyye, Aminetu’l-Merciyye gibi sekseni aşkın sûfî kadının biyografilerini okuyacaksınız. Eser söz konusu özelliği ile meşhur tasavvuf ricalinin tarihini tamamlamaktadır. Tasavvuf, mücahede, sabır, ilişki kesme, dünya sebeplerini küçümseme üzerine kaim olduğundan, kadınların fıtratları gereği bu hallere güç yetiremeyecekleri, dolayısıyla da tasavvuf ve haller ilminin sadece erkeklere ait bir ilim olduğu düşünülür. İşte bu risale, erkeklerin tekeline aldığı ve uzun zaman kendilerini ayrı tuttuğu bu alanda yüksek makamlara sahip sûfî kadınları bize sunmaktadır. Kısa ve özlü olmasına rağmen bu risale sayesinde, sûfîlerin iyi bir değer olan sözleri ve tecellileri sûfî mirasına izafe edilmiştir. Bu değerler, bu abide kadınların diliyle gelmiştir. Bu risale, birlik, hulûl ve ayartma bulanıklığından ve muhaliflerin sûfîleri yerdiği diğer hususlarda, arınmış olan saf tasavvufun parlak yüzünü ortaya çıkarmaktadır. Sûfîlerin beslendikleri ve ifade ettikleri sadece Kitap ve sünnettir.
    7,00  TL
  • Salihlerin Hikayeleri
    e-kitap

    Salihlerin Hikayeleri

    E-Kitap
    Allah, dostları için tecelli etmiş, onlar Allah'ın cemâlini, bütün mülkü, melekler ve gayb âlemindeki acayiplikleri müşâhede etmişlerdir. Bu müşâhede sayesinde kalp gözleri açılmıştır. Veliler Allah tarafından çok sayıda nimetlere, rahmete ve hoşnutluğa kavuşmuşlardır. Yüce Allah onları cennet bahçelerine yerleştirmiştir. Onlar Allah'ın nimet verdiği peygamberler, sıddîklar, salihler ve şehidler ile beraber nimetlenmişlerdir. Allah-u Teâlâ, iki cihanda onları en yüksek makamlara yükseltmiştir. İmam Yâfiî, Allah’ın bu veli kullarını konu alan kitabını kaleme alış sebebini ve eserini hazırlarken nelerden istifade ettiğini şöyle açıklar: “Ben evliyaları ve salih kimseleri çok seven, zevk ve şevk ehli, ilim ve irfan sahibi sofilere âşık biri olduğum için, onların sözlerine, hakikat kitaplarında olan hikâyelerine gönül verdiğim için böyle bir eseri yazmayı uygun gördüm… Bu eserimi, büyük imamların güzel menkıbelerini anlatan birçok kitaptan seçip alarak hazırladım.” Okuyan herkesin istifade etmesi için büyük bir titizlikle seçilen hikâyeler; evliyalardan, salihlerden, sûfî şeyhlerinden, cezbe sahibi din ehlinden, sıddîklardan olan kimselerin, zâhid, âbid ve mücâhid olan fakir ve yoksulların başlarından geçen olayları anlatır.
    16,25  TL
  • Sabır ve Rıza
    e-kitap

    Sabır ve Rıza

    E-Kitap
    "O sabredenler, kendilerine bir bela geldiği zaman; biz Allah'ın kullarıyız ve biz ona döneceğiz derler. İşte Rablerinden bağışlamalar ve rahmet hep onlarındır. Ve doğru yolu bulunlar da onlardır." (Bakara, 156-157) Musibetler, tüm türleriyle ölüm ve hayatın şekillenmesinden kaynaklanan çeşitli belalar, haliyle elem verici ve incitici bir hal olup, kaygı verici ve sıkıcıdırlar. Musibete duçar olan kimseler hakkında birçok hadis nakledilmiş, evliya ve enbiya da bu hususta çokça sözler söylemiştir. Musibeti bir sevap vesilesi kabul edip, böylece sabra sarılan kimsenin cennetlerle müjdelendiği bilinen bir gerçektir. Bu hususta seleften bazı salih kimseler: "Dünyalık musibetler olmamış olsaydı, biz kıyamete müflis, eli boş olarak varacaktık." demişlerdir. Bu kitap içerik itibariyle; hayatında mal, can ve evlat kaybetmek gibi musibetlere müptela olan her Müslüman için bir teselli kaynağı mesabesindedir. Müellif eserinde, mevzua göre örnek ayet ve Resûlullah'ın (s.a.v.) hadislerini işleyerek, yerine göre açıklamasını vermek suretiyle de içerdiği fıkhî kural ve örnek vaizleri oldukça kolay ve çarpıcı bir üslupla işlemiştir. Yazar yine eserinde konuları birçok insanın rahatlıkla anlayabileceği bir izah tarzıyla kaleme almıştır.
    12,00  TL
  • O'nun Güzel İsimleri
    e-kitap

    O'nun Güzel İsimleri

    E-Kitap
    Allah Teâlâ, içermiş olduğu anlamlar, delalet ettiği yücelik, azamet ve kibriya sıfatlarından dolayı isimleri en güzel olma sıfatıyla nitelendirdi. Yahut da bu isimleri en güzel isimler olarak nitelendirmesinin nedeni; zikreden ve bu isimlerle dua eden kişinin müstahak olduğu sevabın bolluğu ve elde edeceği karşılığın güzelliğidir. İsim kelimesi sümüvv/yücelik veya simet/işaret/damga kelimesinden türemiştir. Allah Teâlâ’nın isimlerini bilen kişinin bu isimlerle nitelenmesi gerekir ki, böylece himmeti Allah Teâlâ’dan başkasına ibadet etmekten yüce olsun. Bundan dolayı da ibadeti tamamlanmış olsun. Rabbinin ismini tanıyan bir kişi kendi nefsinin ismini unutur, O’nun mukaddes yurduna ulaşmasından önce O’nun ünsiyetiyle nimetlenir, rütbesi yücelir, her iki yurtta da konumu yüce olur. Allah Teâlâ’nın kadrini yüce tutan kimsenin, Allah Teâlâ da kadrini yüceltir. Abdülkerim el-Kuşeyrî telif ettiği bu eserde; Yüce Allah’ın isimlerini ele alırken, mutasavvıfların görüşlerine, rivayetlere ve salihlere ait hikâyelere de yer vermiştir. Konuyu bu şekilde ele alış tarzıyla Kuşeyrî, okuru derin bir düşünce ufkuna götürmektedir.
    8,50  TL
  • Lemaât
    e-kitap

    Lemaât

    E-Kitap
    Lemaât XIII. yüzyıl Anadolu coğrafyasında kaleme alınmış bir sûfî metnidir. Döneminde ilgiyle karşılanmış olan bu metin, Sadreddîn Konevî tarafından Fusûsu’l-Hikem’in lübbü/özü olarak nitelenir. Bu yüzden olsa gerek, ilgili literatürdeFusûs’un Fars dilinde yapılmış bir şerhi olarak anılır. Gerçi eser sistematik anlamda bir Fusûs şerhi değildir, ancak eserdeFusûs’un bâzı cümlelerine rastlanması ve eserde tamâmen zuhûra gelişin tasvîrine dönük bir dil kullanılması böyle bir kabûlün doğmasına yol açmış olmalıdır. Lemaât, aşkı merkeze koyan sûfî metinleri içerisinde çığır açıcı bir yeri bulunan Ahmed Gazzâlî’nin Sevânihu’l-Uşşâk’ı ile üslupça benzerlikler taşır, zâten bunu Fahreddîn-i Irâkî de eserinin girişinde açık bir şekilde dillendirir. “Taayyünden münezzeh hakîkat”in ya da aşkın, taayyün aşamaları yâni merâtib-i vücûd veya merâtib-i aşk eserin bütününün konusudur. Lemaât metninin elinizdeki bu yayını, son dönemin önde gelen sûfîlerinden Fusûs ve Mesnevî şârihi, mûsikîşinâs Ahmed Avni Konuk’un tercüme ve muhtasar şerhidir. Ahmed Avni Bey, Lemaât’ın en yaygın ve en açıklayıcı şerhlerinden birisi olan Abdurrahmân Câmî’nin Eşi’atü’l-Lemaât’ını merkeze almak sûretiyle metinde kapalı olduğunu düşündüğü cümleleri şerh ve îzâh etmeye çalışır. Ayrıca diğer tasavvuf klasikleri Fusûs, Mesnevî ve Gülşen-i Râz Ahmed Avni Bey’in ana mürâcaât kaynakları arasındadır. Dolayısıyla her ne kadar kendisi, çalışmasını “Kitâb-ı Lemaât Tercümesi” şeklinde isimlendirmiş olsa da aslında eser muhtasar bir şerhtir. Ahmed Avni Bey’in tercüme ve şerhini yaptığı Mahmûd-ı Şebusterî’nin Gülşen-i Râz adlı eserinden sonra, yine Ahmed Avni Konuk’un Türkçeye kazandırdığı ve Ercan Alkan’ın yayına hazırladığı Fahreddîn-i Irâkî’nin Lemaât’ını günümüz okurunun istifadesine sunan yayınevimiz tasavvuf kültürümüzün klasiklerini yayımlamaya devam edecektir.
    8,00  TL
  • İlahî Kemâller
    e-kitap

    İlahî Kemâller

    E-Kitap
    Hiç kuşku bulunmamaktadır ki, İslamî tasavvuf kitapları müridin hikmetler ve sufî kurallara ulaşmasına yardımcı olduğu gibi Allah Teâlâ’ya varmak için “seyr-ü sülûk”a giren müridin haller ve makamlara ulaşıp onları elde etmesine de yardımcı olur. Bu kitaplardan, İslamî makamın hükümlerini, imanî makamın nurlarını ve ihsan makamının sırlarını gerçekleştirebilmenin keyfiyetini ilham olarak almak ister. Allah Teâlâ’nın şu buyruğuna ulaşmak için: “Yakîn sana gelinceye kadar Rabbine ibadet et” (el-Hicr/99) Bunların bütünü, nefislerin ve kalplerin hastalıklarını bilen âlim şeyhinin terbiyesiyle, gözetiminde ve yardımıyla ve bu hastalıklara şifa olan ilaçlara riayet etmekle gerçekleşir. Zira âlim şeyh, Hz. Peygamber’in (s.a.v.) buyruğunu tasdik edici olarak Hz. Peygamber’den (s.a.v.) ilimler ve dinin üç makamının (İslam, iman ve ihsan) sırlarını, şeriat, tarikat ve hakikati, mülk, melekût ve ceberûtu miras olarak almıştır. el-Kemâlâtü’l-İlâhiyye fi’s-Sıfât’il-Muhammediyye adlı eser Şeyh Cîlî’nin el-İnsânü’l-Kâmil adlı eserinin özü olarak kabul edilir. Cilî İnsan-ı Kâmil ile özelde Efendimiz Muhammed’i (s.a.v.) genelde ise insanı kastetmektedir. Bu eserde ise insanın yeryüzünde hilafete sahipliği sahih olsun diye ‘İnsan-ı Kâmil’ adlı eserdekine ek olarak, insan ile Allah Teâlâ’nın arasında nispeti açıklayarak da eklemede bulunur. Şeyh Cîlî bu hususu şu sözlerle açıklar: “Zü’l-Celâl’e varan Tarîk-i Muhammedîyye’ye girmede rağbet edip kemale ulaşmayı isteyen ey kardeş! Kendi durumunu, hakikatinin ne olduğunu, varlığının hazinesinin kapsadığı şeyin ne olduğunu, senin varlık sahasına getirilmendeki amacı, bunu senin bâtınınla veya zâhirine giydiren şeyin ne olduğunu, senin gibi birisinin hilafet-i kübra ve velâyet-i uzmaya sahip olmanı sahih kılan, seninle Allah Teâlâ arasındaki nispetin ne olduğunu bilmen gerekmektedir.”
    12,00  TL
  • İbn Arabi Müdafaası
    e-kitap

    İbn Arabi Müdafaası

    E-Kitap
    İslâm medeniyeti ve irfan tarihimizde hiçbir sîmânın fikirleri ve şahsiyeti İbn Arabî’ninki kadar tartışılmış değildir. Eserleri, fikir ve talebeleriyle medeniyet tarihimize kolay silinemeyecek derin izler bırakan Şeyh-i Ekber, aynı zamanda kendisinden sonra gelen düşünürleri de keskin bir çizgiyle ikiye ayırmıştır. İbn Arabî, başta Fusûsu’l-hikem ve Fütûhât-ı Mekkiyye olmak üzere muazzam bir hacme sahip külliyatında bulunan fikir ve ifadelerinden dolayı yüzyıllar boyunca zâhir ulemâsının tenkidinden kendisini kurtaramamıştır. Anlaşılamamak, taassup ve art niyetten kaynaklanan bütün iftira ve karalamalara rağmen yaşadığı dönemden itibaren kendisini seven, anlayan ve müdafaa eden kimseler de hep var olagelmiştir. Elinizdeki bu kitap, bir İbn Arabî hayranı olan büyük Osmanlı Padişahı Yavuz Sultan Selim’in emriyle onu müdafaa etmek için yazılmıştır. Sultan Selim’in İran Seferi dönüşünde yanında getirdiği âlimlerden olan Şeyh Mekkî tarafından Farsça kaleme alınan bu eserde, İbn Arabî’ye yöneltilen tenkit ve eleştiriler tek tek ele alınıp çözüme kavuşturulmaktadır. Osmanlı Devleti’nde yöneticilik görevlerinde bulunmuş önemli bir edîb ve âlim olan Mirzâzâde Ahmed Neylî tarafından Türkçeye tercüme edilen bu kitap, İbn Arabî literatürüne önemli bir katkı sağlamanın yanında bu büyük ârif hakkındaki eleştirilere verilen cevapları görme, eserlerindeki tenkide açık fikir ve ifadeleri anlayıp değerlendirme hususunda bir hazırlık işlevi görecektir.
    10,00  TL
  • Hidâyetül İhvân
    e-kitap

    Hidâyetül İhvân

    E-Kitap
    Türkçeye ilk defa kazandırılan Nahçıvânî’ye ait Hidâyetül-İhvân adlı bu risâlede Vücûd, Vâcibu’l-Vücûd, Mârifetullah ve Rü’yetullah konularında felsefeci ve kelâmcılar, akıl konusuna yaklaşımları merkeze alınarak tenkit edilmiştir. Nahçıvânî kelâmcı ve felsefecilerin yanı sıra “doğru yola vâsıl olmadan” geçim elde etmek, dükkânı döndürmek, tebaa çoğaltmak, avam arasında zenginlik ve îtibar elde etmek maksadıyla “şeyhlik taslayan”ları da şiddetle eleştirmiştir. Nahçıvânî tenkit tarafı ağır basan bir mutasavvıf olmakla berâber kendisini “şöhretlerden ve âdetlerden sıyrılan, her zaman ve her hâl ü kârda kendilerine tecellî eden derviş” ve “fakirlerin hizmetçisi ve ayaklarının tozu” olarak tavsîf eder. Nahçıvânî âriflerden, mârifet ve tevhid yolunda sarsılmadan renkten renge girmeden temkin üzere sâbit, kınayanın kınamasından korkmayan şiddetli şekilde kendilerine saldıranların saldırısından çekinmeden kalplerinin kanını Allah yolunda akıtanlar olarak bahseder. Nahçıvânî eserinde çokça âyet zikretmesinin yanı sıra hadîslere de yer vermiş ve konuları âyet ve hadîsler müvâcehesinde işlemiştir. Diğer eserlerinde olduğu gibi bu risâlede de vahdet-i vücûd görüşüne sâdık kalmıştır.  Muhyiddîn İbnü’l-Arabî’den “hakîkat denizini harekete geçiren tarîkat sırlarını ortaya koyan Şeyh-i Ekber” diye bahseder ve Fusûsu’l-Hikem’inden nakiller yapar. Şeyh-i Kebîr dediği Sadreddin Konevî’nin Nusûs’unun yanı sıra Hz. Alî’den fakr konusunda, İbnü’l-Fârız’dan -ismini zikretmeksizin- aşk ve muhabbet konusunda birçok şiir nakleder.
    6,00  TL
  • Helal Rızık ve Namazın Anlaşılması
    e-kitap

    Helal Rızık ve Namazın Anlaşılması

    E-Kitap
    Elinizdeki eser Muhasibî’nin el-Mekâsib (Helal Rızık) ve Fehmu’s-Salât (Namazın Anlaşılması) adlı iki risâlesini içermektedir. İkinci risâle ilk etapta konu itibariyle birincisinden farklı görünmekle beraber, aslında iki risâle arasında önemli ortak noktalar bulunmaktadır. Birinci risâlede tasavvuf ıstılahâtında verâ olarak bilinen, helal-haram konusundaki titizlik üzerinde genişçe durulmakta, rızkın temiz ve helal yollardan kazanılması hususunda oldukça önemli bilgiler ve etkili nasihatler verilmektedir. İkinci risâlede ise insanın zühd, verâ’, takvâ gibi erdemlere ulaşmasını temin edecek en önemli ibadetlerden olan “namaz”ın hakikî olarak anlaşılması, bu ibadet esnasında yerine getirilen her bir rüknün anlamının ve hikmetlerinin idrak edilmesi üzerinde durulmaktadır. Doğrusu insan Muhasibî’nin bu eserini okuduktan sonra, Hz. Peygamber(sav)’in “namaz, mü’minin miracıdır” şeklindeki ifadesini daha iyi anlamaktadır. Neticede bu iki risâle, İslam’ın gerek itikat gerek ibadet gerekse muamelat alanında giderek unutulmaya yüz tutan ve ihmal edilmeye başlanmış olan manevî yönünü güçlü bir şekilde vurgulamak gibi çok temel bir noktada birleşmektedirler.
    7,50  TL
  • Hakk'ı Arayanlara Nasihatler
    e-kitap

    Hakk'ı Arayanlara Nasihatler

    E-Kitap
    İslâmî ilimlerin tekvin ve tedvin dönemlerinde yetişen Muhasibî’nin iki yüze yakın eser verdiği söylense de bunlardan günümüze ulaşanların sayısı ne yazık ki sadece yirmi sekiz kadardır. Hayatı hakkında sınırlı bilgiye sahip olduğumuz müellifin elinizdeki eseri birçok kimse tarafından bir tür otobiyografi olarak değerlendirilmiş, hatta İmam Gazalî’nin el-Münkız isimli otobiyografik eserine, Muhâsibî'nin bu eserinin numune teşkil ettiği söylenmiştir. Ancak eserin tam olarak bu çerçevede değerlendirilmesi abartılı gibi görünmektedir. Zira müellif bu eserinde, otobiyografi niteliğinde değerlendirilebilecek çok kısa ve çok müphem birkaç ifade kullanmış, eserin geri kalan büyük kısmını ahlakî öğütler vermeye ayırmıştır. Çok yönlü ilmî ve irfanî kişiliği ile çağını aşmış büyük âlimlerden olan müellif, bu eserinde özellikle dünyaya fazlaca meyledip ahireti ve dini ihmal etme durumunu çeşitli veçheleri ile ele almakta, tasavvufa özgü lirik bir üslupla, oldukça etkileyici öğütler vermektedir.
    8,50  TL
  • Hakk'a Yükseliş
    e-kitap

    Hakk'a Yükseliş

    E-Kitap
    Kur’an-ı Kerim’de ‘mirac’ özlü bir şekilde geçmektedir. Allah Teâlâ, Hazreti Peygamber’in (sav) Cebrail’le görüşmesini anlatmakta ve şöyle buyurmaktadır:“Battığı zaman yıldıza andolsun ki arkadaşınız (Muhammed) sapmadı ve batıla inanmadı. O, arzusuna göre de konuşmaz. O (bildirdikleri) vahyedilenden başkası değildir. Çünkü onu güçlü kuvvetli biri (Cebrail) öğretti. Ve üstün yaratılışlı (melek), doğruldu: Kendisi en yüksek ufukta iken. Sonra (Muhammed'e) yaklaştı, (yere doğru) sarktı. O kadar ki (birleştirilmiş) iki yay arası kadar, hatta daha da yakın oldu. Bunun üzerine Allah, kuluna vahyini bildirdi. (Gözleriyle) gördüğünü kalbi yalanlamadı. O’nun gördükleri hakkında şimdi kendisi ile tartışacak mısınız?” (53/en-Necm/1-12).Rivayetler ve hadisler de söz konusu yolculuğu, bu gecede Hazreti Resul-u Azam’ın (sav) görmüş olduğu ilginçlikleri son derece ayrıntılı ve geniş bir şekilde aktarmışlardır.Mirac kıssası sadece Doğu’da ele alınmamıştır. Bundan daha da önemlisi, ortaçağ Hıristiyan edebiyatındaki etkisidir. Bununla Mirac’ın Dante Alighieri’nin ‘İlahi Komedya’daki etkisini vurgulamaktayız. Bunu ilk ortaya çıkaran şahıs, Mirac ve İlahi Komedya adlı eserinde oryantalist Asin Palacios’dur. Doğaldır ki, Dante’nin takipçileri ve hayranları için bu İslamî kıssanın, Dante’nin ortaçağda Hıristiyan kültüründe imgesel şiirin temsilcisi sayılan bu kitabına kaynaklık ettiğini ve onun örnek alındığını kabul etmek zordur. Ancak Asin Palacios, getirdiği bilimsel kanıtlarla hasımlarına karşı nazariyesini kanıtlamıştır.Er-Risale adlı eserin yazarı Abdülkerim el-Kuşeyrî’nin bu değerli eserini ilk olarak yayınlarken, Ebû’l-Kasım Arif’in Ebu Yezid el-Bistami’nin Miracı adlı risalesini de ekte ele alıyoruz.
    8,00  TL
  • Gülşen-i Raz
    e-kitap

    Gülşen-i Raz

    E-Kitap
    İslamî ilimlerin muhtelif branşlarında telif edilmiş eserlerden bazılarına farklı zaman ve coğrafyalarda birden çok şerh yazıldığı olmuştur. Yine şerhi çokça yapılmak ve şerhe konu olmak bakımından etrafında şerh geleneği oluşmuş birçok eser vardır. Bu bağlamda zikredeceğimiz eserlerden biri de Mahmûd-ı Şebusterî’nin Gülşen-i Râz’ıdır. Kemiyetçe küçük; ama keyfiyetçe çok değerli olan bu manzum eser, değişik ilmî çevrelerce ilgi görmüş, tasavvufî ve edebî klasikler arasında yer almıştır. Yazıldığı tarihten itibaren birçok âlim, sûfî ve şaire ilham kaynağı olan bu eserin tüm beyitlerinin şerhi yanında, müstakil beyitlerinin şerhinden oluşan veya ondan iktibas yoluyla oluşturulan birçok eser kaleme alınmıştır. Yazılan bu eserler, İslam edebiyatına ve tasavvuf felsefesine renk katmıştır. Bu şerhlerle zenginleşen literatürün Osmanlı’dan Cumhuriyet’e intikal devresindeki dikkate değer bir numunesine A. Avni Konuk’un üslûbu ve fikriyatıyla tanıklık ediyoruz. Elinizdeki bu eser, Gülşen-i Râz’ın A. Avni Konuk tarafından yapılmış tercüme ve şerhinin tahkik ve ilavelerle günümüz Türkçesine aktarılmış hâlidir. Ömrünü, Ekberî ve Mevlevî geleneklerinin anlaşılmasına hasreden A. Avni Konuk'un bu uğurda yaptığı çeviriler ve şerhler son yıllarda okuyucuların istifadesine sunulmaktadır. Doç. Dr. Cengiz Gündoğdu tarafından tahkik edilerek neşre hazırlanan elinizdeki bu titiz çalışma da dinî-tasavvufî kültürümüzün yapı taşları olan eserlerin günümüz okuyucusuna kazandırılması niyetinin bir ürünüdür.
    8,50  TL
  • Faziletler Kitabı
    e-kitap

    Faziletler Kitabı

    E-Kitap
    İmam Gazzalî ve Ebü’l-Leys es-Semerkandî gibi büyük şahsiyetlerin eserlerine baktığımızda, etkilerinin sadece yazıldıkları dönemle sınırlı kalmayıp bugüne kadar geldiğini görürüz.Söz konusu bu seçkin kişiler çalışmalarında, özellikle insanın yaratılış gayesini, bu amaca ulaşmak için nelerin yapılıp nelerin yapılmaması gerektiğini ve gerçek mutluluğun yollarını okurlarına izah ederler.İmam Gazzâlî’nin Kimya-yı Saadet ve Mükâşefetü’l Kulûb (Kalplerin Keşfi) ile Ebü’l-Leys es-Semerkandî’nin Tenbihü’l Gafilîn ve Bustanü’l Arifîn adlı eserlerinden istifade edilerek hazırlanan bu kitap; günlük amellerin, ahlakî davranışların ve özel günlerin faziletlerini konu edinmektedir.Konuların daha da iyi bir şekilde anlaşılması amacıyla her bölüm sonuna Hz. Mevlânâ’nın Mesnevî’sinde ve Şeyh Sadi Şirazî’nin Bostan ve Gülistan adlı eserlerinde yer alan hikâyelerden, hikmetlerden ve şiirlerden seçip ekledik.Faziletler Kitabı ismini verdiğimiz bu çalışmada, herkesin anlayacağı bir şekilde ele alınan, ayet ve hadislerle desteklenen konuların bazıları şunlardır: Merhametli olmanın fazileti, kanaatin fazileti, fakirliğin fazileti, itaatin fazileti, Allah’ı zikretmenin fazileti, abdestin fazileti, tevbenin fazileti, tevekkülün fazileti, sadakanın fazileti, cihadın fazileti, namazın fazileti, cumanın fazileti, üç ayların fazileti, kadir gecesinin fazileti vd.
    13,50  TL
  • Erzurumlu İbrahim Hakkı ve Marifetnamesi
    e-kitap

    Erzurumlu İbrahim Hakkı ve Marifetnamesi

    E-Kitap
    İbrahim Hakkı'nın gerçekten bir abide olan eserinde ağırlıklı olarak ele alınan konu; büyük filozofların 'Bilgi nazariyesi'dedikleri saha ile alakalıdır. Filozof İbrahim Hakkı, insanın varlığının asıl gayesini teşkil eden 'bilgi-marifet'i önce 'Marifet-i nefs/Nefs bilgisi'ne bağlıyor. Fakat bundan evvel bir başka marifete ihtiyacımız vardır: Marifetullah. Yalnız şu var ki, müessire eserden başlayarak gitmek gerekir. O halde 'Marifet-i Alem'i bize verecek müspet ilimlere başvurmaya mecburuz. İbrahim Hakkı, bu ilimleri şöyle sıralamaktadır: 1. İlm-i heyet(Astronomi). 2. İlm-i hikmet(Fizik). 3. İlm-i teşrih(Biyoloji-Anatomi). Bu üç ana müspet ilmin yanına bir manevi ilim daha ilave edilmelidir: 4. İlm-i irfan. Ancak bu ilimlerin marifetinder sonradır ki, Marifet-i alemden Marifet-i Mevlaya giden yola girilmiş olacaktır. İbrahim Hakkı’nın alim tarafını anlamakla kalmayan, onun sözlerini halleri ile mezcetmesini bilen Cemaleddin Server Revnakoğlu’nun yazmış olduğu bu eser sayesinde, Erzurumlu İbrahim Hakkı’nın şahsiyetinin tüm yönlerini, formasyonunu, feyiz aldığı kaynakları yakından takip ederken, aynı zamanda Marifetname hakkında da derin bir bilgi sahibi oluyoruz.
    11,00  TL
  • 2. Abdülhamit Efsanesi

    Karton Kapak
    Sultan 2. Abdulhamid için tarih ne yalanlara sahne oldu. "Kızıl Sultan, kan emici, Yıldız canavarı, vatan satan adam"... daha nice kuyruklu iftiralar!.. Yalan tarihinin gürültüsünden bıktık. Amcası Abdülaziz'in tahttan indirilmesi ve şüpheli ölümü, ağabeyi 5. Murad'ın tahtta geçirildikten üç ay sonra ruhsal çöküntü geçirdiği iddiasıyla tahttan indirilerek Çırağan Sarayı'na hapsedilmesi neticesinde başlamıştı hükümranlığı.Bir yandan dış borçlar, bir yandan iç isyanlar ve kanlı darbe fırtınaları... Zor günlerden geçiyordu imparatorluk. 2. Abdülhamid'in otuz üç yıllık iktidarı boyunca oluşturduğu eserlerinden izlediği politikalara ve Yıldız İstihbarat Teşkilatı'nın ettiği amansız mücadeleden şaşırtıcı jurnallere kadar uzanan bir serüven... İşte size sağanak sağanak tarih... Bilinmeyen yönleriyle Sultan 2. Abdulhamid Han. Bir toz zerresinde bile tarihin doğrusunu arayan Şükrü Altın'ın kaleminden her satırı düşündürücü, her satırı sarsıcı bir eser...
    14,88  TL24,00  TL