Erdem Yayınları - Eğitim Kitapları

Tüm Yayınevleri
Yayınevi/Marka
30 öğeden 1-16 arası gösteriliyor.
Sayfa  1 - 2
  • İyilik Ajandası (Zamansız Ajanda)

    Karton Kapak
    Okul, iş, sosyal hayat, sosyal medya, paylaşılanlar, sürekli akıp gelen mesajlar, tıkalı trafikler, yoğun kaldırımlar ve nihayet yetmeyen bir 24 saat... Bu koşturma içinde yol kenarına çöküp kalmış minik yavruları, pazara çıkamayan anneleri, her sabah işe gider gibi evden çıkan işsiz babaları göremez oluyoruz. İşte asıl yorgunluk bu! Gönül yorgunluğu! İyilik Ajandası bu yorgunluğun şifası olarak hazırlandı. Kalbinizin iyiliğini tüm yıla yayacak bir hareketin içinde olmak size de iyi gelecek! Her gün için farklı bir iyiliğin peşine düşecek, sosyal medya hesabımızdan iyilikte yarışanların mesajlarının geldiğini göreceksiniz. Her adım bir sonrakine cesaret kazandırıp, iyilik taptaze bir nefes olarak yaşamın her alanına dolacak. Unutmayın! Bir iyilik bizi, çok iyilik hem bizi hem de dünyamızı güzelleştirir. Haydi çok olalım!  “Bir yaşlıyı, sevdikleriyle görüntülü konuştur.Özlemeyi iyi bilir yaşlılarımız. 21. yüzyıl bize özlemeyi bile unutturdu ne yazık ki. Bizi değerlerimizden uzaklaştıran teknolojiyi iyilikler yapmak için kullanmak mümkün. Bugün önerdiğimiz şeyi, biz de ilk kez seninle birlikte deneyeceğiz. Ailenden ya da çevrenden yaşlı birini seç. Çocuklarını, torunlarını uzun süredir görmemiş bir yaşlı olmalı bu. Onu, uzak olduğu sevdikleriyle, görüntülü konuşma yöntemiyle görüştür. Oluşturacağın mutluluğu hayal edebiliyor musun?”
    27,69  TL39,00  TL
  • Yekpare Demokrasi

    Karton Kapak
    Yaraları iyi eden onları görmektir. Yüzleşmektir. Yaralarına isimlerini söylemektir. Yalnızca demokrasileri değil, kalpleri de incitir darbe. Sokakları, caddeleri, evleri, okulları, köşedeki simitçiyi, sokağın kedisini, insanı yabancılaştırır kendi kendine. Renklerin parlaklığını alır, ümitleri suskunlaştırır. Sizin kalbinizi neresinden kırdı darbe, darbeler ve darbe girişimleri? On iki edebiyatçı kalemlerine yükleyip iyileşme yoluna döktüler kelimelerini. Taşları, güvercinleri, köprüleri, hevesleri, duaları, beklemeleri saydılar tek tek, yaraları onarma niyetine... Ah gündelik yaşamın kutsallığı! Onun üzerine yemin ederim ki daha önce de bölmeye çalıştılar kitaplığımı. Şimdi yeni bir kitaplık yapıyorum. Kitaplıklar küçüle küçüle büyür, bölüne değil. Bir kısmı bu evde, diğer kısmı daha küçük olan diğer eve... Bu gece ertelemek zorunda kaldım taşınmayı. Burada biraz daha kalmalıyım. Annem uyuyor. Olup bitenden sonra nasıl öykü yazılır bilmiyorum, zihnimi toparlamalıyım, bir öykü çıkarmalıyım. Bunları düşünerek, perdeyi araladığımda güvercinlerle kedilerin koyun koyuna uyuduğunu gördüm sabah. Şimdi onlar böyle uyurken, ben nasıl uyurum. Uykularının nöbetlerini tutmalıyım.
    8,10  TL9,00  TL
  • Cam Hapishane

    Karton Kapak
    Amalek ve Seph, Büyücü Elzafan’dan sihriyle kendilerine yardım etmesini istemek için onun şatosuna doğru çıktıkları uzun ve tehlikeli yolculukta hayatta kalmayı başarmışlardır. Ancak, şimdi onları çok daha tehlikeli bir görev beklemektedir. Taşlar Krallığı’nı Kara Büyücü Bela’dan ve onun kötü büyüsünden kurtarmanın tek yolu Amalek ve Seph’in bu Bela’yla yüzleşmesidir. Bu arada kuzgunlar ordusu da amansız bir takiptedir ama Amalek ve Seph yalnız değillerdir. Joog ve diğer sadık arkadaşları hep yanlarındadır. Hayatta kalmayı ve krallığı kurtarmayı başarabilecekler mi?
    15,62  TL22,00  TL
  • Gümüş Kuyu

    Karton Kapak
    Kara Büyücü Bela Taşlar Krallığı’nı sonu gelmeyen soğuk ve dondurucu bir havaya mahkûm etmişti.Krallığı tamamen ele geçirmek ve sihirli Candara Taşlarına sahip olabilmek için yapmayacağı şey yoktu. Ancak Amalek, Seph, Joog ve diğerleri büyük Büyücü Elzafan’ı bulup Kara Büyücü’yle mücadele edebilmek için onun yardımını almak zorundaydılar. Korkunç kuzgunlar ve kuduz köpek Jamaar bu macerayı daha da tehlikeli hâle getiriyordu. Kesin olan bir şey varsa o da bu maceranın çok daha zorlu geçeceğiydi.
    15,62  TL22,00  TL
  • Candara'nın hediyesi

    Karton Kapak
    Taşlar Krallığı’ndaki huzur dolu yaşam bir gece esrarengiz bir yabancının krallığa girmesiyle yok olur. Yabancı kötülük peşindedir. Güçlerini kullanarak krallığı ele geçirmeyi ve sihirli Candara Taşlarını çalmayı planlamaktadır. Son derece acımasızdır ve müthiş bir büyü yapar. Ama hiç beklemediği bir anda iki cesur çocuk, Prenses Amalek ve Prens Seph’in direnişiyle karşılaşır. Prens ve Prenses, Kara Büyücü’nün planını bozmaya kararlıdırlar. Mücadele etmek için kendilerinden başka hiç kimsenin kalmadığını anlarlar... “Romanın konusu heyecan verici, hikâye okuyucuyu şaşırtacak sürprizlerle dolu ve öyle heyecanlı bir yerde bitiyor ki ikinci kitabı okumak için sabırsızlanıyorsunuz.” - The Guardian
    12,78  TL18,00  TL
  • Benden Öte

    Karton Kapak
    Akademik düzeyde kurgu ve edebiyat dersleri veren Uzma Aslam Khan, eleştirel bakışı, eşsiz olay kurgusuyla karşınızda. Memleketi Pakistan’a karşı Batılı bakış açısını, kendi kendini yitirenlerin arayışını, inandıklarına yabancılaşmışların zulmünü, ölümü yaşam gibi sıkı sıkı tutanların işaretlerini, göçebelerin yerleşik hayata zorlanışını iç titreten bir duyarlılıkla anlatıyor. Bu kitabı okurken dağlarla sohbet edecek, göllerin elinden tutacak, bir fotoğrafın dondurduğu zamanı yaşatmaya devam edeceksiniz. “İrfan’ın sözünü dinliyor ve gözleri devamlı Meryem’in çadırının üzerinde, gölün üzerinde, Kiran’ın elini tutan İngiliz kadının üzerinde geziniyordu. Kadın keçi gibi yürüyordu. Fazla hevesliydi. Meryem yöre halkıyla kaynaşmak isteyen ‘iyi kalpli’ yabancıları daha önce de görmüştü. Genellikle -o kadının da yaptığı gibi- çocukları seçerlerdi. Belki de bu İngilizler denizleri aşarak ve buzula tırmanarak gölü görmeye geldiklerinde, kendilerini olduklarından daha farklı hissetme ihtiyacı duyuyorlardı. Meryem bu ihtiyaca yabancı değildi. Göl adeta bu ihtiyacı doğuruyordu. Çünkü insan gölün yüzeyindeki aynaya baktığında, görmek istediğini görürdü.”
    16,50  TL25,00  TL
  • Bozkırın Atları Yaman Ölür

    Karton Kapak
    Zeki Bulduk “atları” alıp bir yolculuğa çıkıyor ve çıkarıyor. Taşrada doğanlar, taşrada kalanlar, oradan ayrılıp kendine yeni bir hayat kuranlar, oradan ayrılamayanlar, oradan çıkıp üniversite okuyan gençler ve katıldıkları eylemler, yaşadıkları aşklar, analarının kuzusu çocuklar, çocukluğun hüzünlü fakat güzel hatıraları arasında bizleri dolaştırıyor. Bozkırın öykülerini bozkırın sesleriyle, Neşet Ertaş’ın ve Mahzuni’nin türküleriyle birlikte anlatan Bulduk; bu toprakların hüzünle ve acıyla yoğrulmuş hikâyelerini çocukluğun masumiyeti ve duygusallığı ile yan yana anlatıyor. Çocukluğa ve bozkıra dair bir özlem, bu özlemin sonucunda bir hatırlama atalarla bozkırın ruhunu hatırlatma çabası Bulduk’un kaleminde şekilleniyor. “Bendeki yorgunluğu annen anlar mı? Bilmiyorum, ama o uçsuz bucaksız atlar anlar sanırım. Üzerinden unutulmayan, acıtan bir tarihin geçtiği, yabanımsı, dizginlenemeyen atlara anlatmak istiyorum bu yorgunluğu. Öyle, ansızın kaybolmuştu atlar. Birileri, “Öldüler” diyordu. Sen, “Gittiler” diyordun. Zaten hiçbir zaman acımasız değildin. Bir umut mutlaka olurdu senin sözünde. O atlar, bir gün geri döneceklerdi. Tıpkı senin gibi gitmişlerdi. Fakat sen dönmeyecektin! Ya atlar da dönmezlerse? Yelelerinde muradımın asılı gittiği atları, yalnız düş bahçelerimde mi görecektim?”
    12,78  TL18,00  TL
  • Yaşlı Kralın Sürgünü

    Karton Kapak
    "Babam, hiç bilmediği bir dünyaya sürgün edilmiş bir kral kadar huzursuzdu." diyor Arno Geiger. Alzheimer olan babasının kralı olduğu dünyasını yavaş yavaş yitirişini anlattığı kitaba başka bir isim hiç düşünmemiş bu yüzden. Avusturyalı yazar Arno Geiger ünü ülkesini ve kıtasını aşan bu samimi anlatıyla dünyada yaklaşık 25 milyon insanın anılarından sürülmüş hayatına dokunuyor. Avusturya'nın seçkin John Beer Literaturpreis edebiyat ödülüne layık görülen kitap Avrupa edebiyatının seçkin örneklerinden biri. Roman ve radyo oyunlarıyla tanınan Arno Geiger Yaşlı Kralın Sürgünü ile babasının yavaş yavaş yitirdiği anları yakalamaya çalışırken okurlarıyla birlikte, ailesinin dünyasına seyahat ediyor. Anılarını avucunda tutmaya çalışan, çocuklarını unutan beynine rağmen onları bir his olarak kalbinde yaşatan, ağaçları ve diş fırçalamayı "ilk kez" gören 90 yıllık bu ömür, her okurun hayatına bir yerden değecek... "Baba, bak bunlar kendi ellerinle yaptığın bahçe duvarları.""Doğru, yanıma alayım.""Ama onları yanında götüremezsin!""Bundan daha kolay ne var!""Bu olmaz baba!""Sana olup olmayacağını göstereceğim.""Ama baba! Hey! Hey! Bu olmaz! Bana açıklar mısın sen evdeyken nasıl eve götürebilirsin?""Hiçbir şey anlamıyorum.""Sen evdesin ama eve gitmek istiyorsun. Evdeyken eve gidilemez.""Pratikte söylediğin şey doğru!""O zaman?""Senin gibi detayla o kadar çok ilgilenmiyorum ben."
    10,20  TL12,00  TL
  • Züleyha

    Karton Kapak
    Zeki Bulduk’un kaleminden iki dünya arasını dolduran bir hikâye: Yusuf ile Züleyha. Binlerce yıllık Yusuf ile Züleyha öyküsünü yeniden anlatıyor Zeki Bulduk. Züleyha’nın Yusuf’a olan aşkı, ona ulaşmak için geçtiği mertebeler, çektiği acılar ve uğradığı haksızlıklar Zeki Bulduk’un kaleminde yeni bir hüviyet kazanıyor. Geleneksel hikâyeyi kendine has üslubuyla anlatan Bulduk farklı metinlere, hikâyelere ve kahramanlara referans verirken, farklı anlatım türlerini deneyerek anlatısını zenginleştiriyor. “Sen ki bir rahip kralın kızı olsan da babandan da seni alnında kanla doğuran ananın kaderinden de uzaklarda düşeceksin derde! Düşeceksin yollara.Düşeceksin sevdalara.Düşeceksin kanlı mermerlerin ak yüzüne.Düşeceksin kadınlığın en tutkulu hastalığına.Düştüğünde seni omuzlarından kaldırmaya gelen olmayacak.Düşkünler yoldaşın, düş kuranlar arkadaşın olacak.Düştüğün için yükseleceksin!Düşün düşmanın olacak.Düşün düşündüklerinin önüne geçecek.Düşünden çıkıp gelen ikbalin olacak mı? Bilemedim...Düşkünlüğüne tapanları, düştüğün yere secde edenleri, düşmanlarını görüyorum...Düşebildiğin kadar yükseleceksin ve hiçbir kadın senin kadar kalbiyle cenge tutuşmayacak!”
    11,90  TL14,00  TL
  • Rüya Dedektifi

    Karton Kapak
    Senaryodan denemeye, masaldan öyküye her türlü anlatıya dönen bir kaleme sahip Bülent Ata. İnsan hikâyelerini her yolla görünür kılmak için aralıksız çalışan yazarlardan. Onun insanları, ulaşılmaz uzak yerlerin, bilinmedik dünyaların yaşayanları değil. Tam içimizden, şehrimizden, semtimizden, mahallemizden... Yaşadığınız herhangi bir an, umut etmek istediğiniz uzun geceler, bitmek bilmeyen günler... Bülent Ata tadı damakta kalacak bir anlatıyla rüyadan rüyaya, kalpten kalbe geçiriyor okuyucuyu. Çaresizlikten aşka, hüzünden umuda kadar hayatın her türlü cilvesini rüya âlemlerinin somut eşyaları haline getiren unutulmaz bir hikaye... “Bir rüya gördüm. Yaşlı, sakallı bir amca dedi ki ‘Her rüya bir yolculuktur. Rüya aleminde alırsın, verirsin ama hiçbir şeyi değiştiremezsin. Sadece sen değişirsin bu yolculukta.’Bir rüya gördüm. Yaşlı, bir kadın dedi ki ‘Her rüya bir evdir. Rüya âleminde sen de bir misafirsin. Ne zaman can bedenden çıkar artık sen de bir ev sahibi olursun.’ Onu tanıdığımda kanatları kırılmıştı. Revirdeydi. Muhsin Ağabey başında. ‘Üzülme.’ diyordu. Bana döndü ‘Evine kadar bırak.’ dedi. İstemedi önce. Muhsin Ağabey ısrar edince çaresiz kabul etti. Birlikte emniyetten çıktık. Yüzüne baktım. İyi görünmüyordu. ‘Ne tarafa?’ diye sordum. Bir şey söylemeden öylece sustu. Nereye gideceğini bilmediğinden öyle kalakalmış filan değildi. Uçmak istiyordu. Her ileri atılışında çaresizce düşüyor, kalkıyor yeniden uçmaya çalışıyordu. Anlamıyordu kanatlarının kırık olduğunu, bir anlam veremiyordu. Peşinde birileri varmış gibi uzaklara gitmek isteyen biri. Gözlerini gördüm. Güvercin gözlerini.”
    9,00  TL10,00  TL
  • Ela

    Karton Kapak
    "Alengirli düşler" kurup "Yemni Sözlüğü" kelimeleriyle gizemli hikayeler yazan Sadık Yemni "Bir Yapı Zeka Romanı" ile karşımızda. Ela, bugüne kadar bildiğiniz "zekâ"dan başkasını, bugün ve gelecek arasında verilen büyük bir mücadeleyi anlatıyor. İnanan kalplerin iyiliği ile teknoloji ve "yapı zeka"lar bir bütün oluşturabilir mi? Peki, geleceğin savaşları bugünden yapılabilir mi? Geleceğin savaşlarını kazandığımızda tüm sorun çözülecek mi? Yapı Zeka'lar dünyasında kim neden seçiliyor? Bağımlılık yapan bir Sadık Yemni üslubu daha okurların gündeminde. Bu kitabı elinizden bırakamayacaksınız... "IS öfkeyle iki kolunu yanlara açınca sol kolu omuz hizasından koparak yere düştü. “Yok öyle bir şey. Yokkk...” Bunu derken önce sol kolu koptu, ardından gövdesinin üstü bel hizasından parçalanarak yere düştü. Çatırtı bir melodi gibiydi. Bunu diğer parçalanma ve dökülmeler takip etti. Yapısöküm hızlanarak devam etti. Önce iyice ufalandı. Sonra yapıbozum başladı. IS’in kendini inşa ettiği nesne nano ölçekte değişime uğramaya başladı. Kısa zamanda iyice ufalandı, çürüdü, süblimleşti ve ortadan silindi. Geriye sadece hamam böceği büyüklüğünde simsiyah bir parça kalmıştı."
    13,49  TL19,00  TL
  • Kendine Bakan Edebiyat

    Karton Kapak
    Denilebilir ki yazar iktidarın karşısında, patronun karşısında, güncelin, ünün, paranın, hiç kimsenin, hiçbir şeyin karşısında diz çökmeden ayakta yazan kişidir. Karşısında, yanında, varlığından bile habersiz ama hep ayakta. Bu yüzden olacak, dün olduğu gibi bugün de soytarıların her yerde küçümsenmeyecek bir yeri bulunmasına karşılık, güç ve düzen gerçek yazarı her zaman düşman bilmiştir. Hasan Öztürk Tanpınar’dan Tahsin Yücel’e, Kavafis’ten Bachmann’a kadar “Sanat ve edebiyat nedir? Siyaset ve politika edebiyat üzerinde ne kadar etkilidir?” sorularını soruyor. Kitapta İktidar Gücünün Gölgesi: Kuşatma Altında Yazı ve Edebiyat, Panoptikon Dışındaki Dünya: Edebiyat Kendine Bakıyor ve Camın Ardına Bakmak: Karşı Pencere başlıkları altında yirmi bir yazı bulunuyor.
    12,07  TL17,00  TL
  • Okçular Tepesi

    Sert Kapak
    Yakın tarihinde çok sayıda darbeye şahitlik etmiş Türk milleti için 15 Temmuz önemli bir milat. Zira halk ilk defa iradesine ipotek koymak üzere sokaklara inen darbecilere bir direniş destanıyla karşı durdu. Ordusunu, askerini, tankını, tüfeğini hatta savaş uçaklarını gasp eden darbecileri çıplak elle ve tekbirlerle durduran Türk milleti ikinci Milli Mücadele'nin de fitilini ateşledi. Ankara ve İstanbul'da 240 vatandaşın şehit olduğu, 2195 kişinin de yaralandığı darbe girişimi geride ibret dolu hikâyeler bıraktı. Toplumsal kutuplaşmadan, ayrışmadan söz edilerek karşı karşıya getirilmeye çalışılan her kesimden, her dünya görüşü ve inançtan, siyasi düşünceden binlerce vatansever bayrak ve vatan için gözünü kırpmadan canını siper etti. Okçular Tepesi 15 Temmuz Türk Milletinin Anıları, o gece Şehitler Köprüsü'nde, Çengelköy'de, Saraçhane'de, Atatürk Havalimanı'nda, Genelkurmay Başkanlığı'nda, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi ve Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde yaşanan destansı mücadelenin satır başlarını bir araya getiriyor. Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın'ın şehit Erol Olçok için kaleme aldığı yazının da yer aldığı Okçular Tepesi'nde Yıldız Ramazanoğlu, Ayşe Sevim, Turgay Bakırtaş, Suavi Kemal Yazgıç, Hüseyin Akın, Eda Tezcan, Doğukan İşler ve Çiğdem Tavkul gibi isimler de 15 Temmuz akşamı tarihe geçen yaşanmışlıkları hikâye etti. “Ama benim beklediklerim gelmedi. Köprüye doğru yürümeye başladım. Bu sefer beni kimse durdurmadı. Çünkü artık korkunç sesler yoktu. Babamı getireceğini söyleyen Rıfat ağabeyi gördüm. ‘Rıfat ağabey benim, ben Oktay. Babam, babamı gördün mü?’ Sesin sahibini arayan bakışlarla etrafını süzdü. Beni görünce sağ kolunu açtı. Diğer kolu sargılıydı. ‘Gel bakalım Oktay.’ dedi. O haliyle beni kucağına aldı. Köprünün girişine doğru yürümeye başladı. Bana sabaha kadar köprüde yaşananlardan bahsetti. Biraz üzüntülü biraz güzel şeyler anlattı.”
    17,75  TL25,00  TL
  • Okçular Tepesi

    Karton Kapak
    Yakın tarihinde çok sayıda darbeye şahitlik etmiş Türk milleti için 15 Temmuz önemli bir milat. Zira halk ilk defa iradesine ipotek koymak üzere sokaklara inen darbecilere bir direniş destanıyla karşı durdu. Ordusunu, askerini, tankını, tüfeğini hatta savaş uçaklarını gasp eden darbecileri çıplak elle ve tekbirlerle durduran Türk milleti ikinci Milli Mücadele'nin de fitilini ateşledi. Ankara ve İstanbul'da 240 vatandaşın şehit olduğu, 2195 kişinin de yaralandığı darbe girişimi geride ibret dolu hikayeler bıraktı. Toplumsal kutuplaşmadan, ayrışmadan söz edilerek karşı karşıya getirilmeye çalışılan her kesimden, her dünya görüşü ve inançtan, siyasi düşünceden binlerce vatansever bayrak ve vatan için gözünü kırpmadan canını siper etti. Okçular Tepesi 15 Temmuz Türk Milletinin Anıları, o gece Şehitler Köprüsü'nde, Çengelköy'de, Saraçhane'de, Atatürk Havalimanı'nda, Genelkurmay Başkanlığı'nda, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi ve Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde yaşanan destansı mücadelenin satır başlarını bir araya getiriyor. Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın'ın şehit Erol Olçok için kaleme aldığı yazının da yer aldığı Okçular Tepesi'nde Yıldız Ramazanoğlu, Ayşe Sevim, Turgay Bakırtaş, Suavi Kemal Yazgıç, Hüseyin Akın, Eda Tezcan, Doğukan İşler ve Çiğdem Tavkul gibi isimler de 15 Temmuz akşamı tarihe geçen yaşanmışlıkları hikaye etti. “Ama benim beklediklerim gelmedi. Köprüye doğru yürümeye başladım. Bu sefer beni kimse durdurmadı. Çünkü artık korkunç sesler yoktu. Babamı getireceğini söyleyen Rıfat ağabeyi gördüm. ‘Rıfat ağabey benim, ben Oktay. Babam, babamı gördün mü?’ Sesin sahibini arayan bakışlarla etrafını süzdü. Beni görünce sağ kolunu açtı. Diğer kolu sargılıydı. ‘Gel bakalım Oktay.’ dedi. O haliyle beni kucağına aldı. Köprünün girişine doğru yürümeye başladı. Bana sabaha kadar köprüde yaşananlardan bahsetti. Biraz üzüntülü biraz güzel şeyler anlattı.”
    14,20  TL20,00  TL
  • Küfür Fedaisi

    Karton Kapak
    15 Temmuz kalkışmasına bir de Mesnevi’nin gözünden bakalım! Siyasi tarihinde dört kez darbe yaşamış ülkemiz 15-16 Temmuz gecesi yeni bir kalkışmaya sahne oldu. Darbe ihtimalini canları pahasına reddeden cesur halkın sokaklarda yazdığı destanı mücadele tarih sayfasındaki unutulmaz yerini aldı. Peki ne oldu? Nasıl bir süreç ve yapılanma ülkemizi bir gecede sarmaladı ve 200’ü aşkın canı yitirmemize sebep oldu? Bu kitap Mesnevi’den, 1200’lü yıllardan, 15-16 Temmuz 2016 gecesinde yaşanan kalkışmaya benzersiz bir bakışla yaklaşıyor ve merak edilen tüm soruları yanıtlıyor. Hikâye, Hıristiyanlardan kurtulmak isteyen Yahudi padişahın hizmetindeki bir vezirin hain planıyla açılıyor: Hıristiyanların arasına karışacak, âlimlerinden gibi görünecek, yanlış telkinlerle hem dini tahrif edecek hem de usul usul nifak tohumları ekecek... İşte küfür fedaisinin serencamı böyle seyrediyor. Agâhlara selam olsun... “Aşk ve muhabbetle Allah yolunun yolcusunun yolunu kesenler vardır. Allah yolunun yolcusunun yolunda tehlikeler vardır. Hem de helak ile neticelenebilecek şiddette... İşte bu hikâye, ister toplum ister fert nezdinde mercek altına alınsın fitnenin herkesi berbat ettiğine dair Pir Mevlâna Celâleddin Hazretleri’nin ibretle okunacak bir ikazıdır.”
    4,66  TL4,90  TL
  • Mutfağından Tarifler

    Karton Kapak
    İsmi geleneksel Türk mutfağı tarifleriyle birlikte anılan Ramazan Bingöl, lezzet sırını mutfaklarınıza taşıyor. Ramazan Bingöl Mutfağından Tarifler’in her sayfasından baharat kokuları, paylaşmanın sevinci, geçmişi bulmanın süruru, geleceğe taşımanın gururu taşıp evlerinizi sarıp sarmalayacak. Çorbalardan salatalara, ana yemeklerden tatlılara birçok lezzet ayrıntılı anlatımları ve kaliteli fotoğraflarıyla elinizin altında. Ölçü cetveli, pratik bilgiler, lezzetli et pişirme yöntemleri, zeytinyağı seçiminde dikkat edilecek noktalar gibi sürekli lazım olan bilgilerin de yer aldığı kitap, usta şef Ömür Akkor’un sunumuyla okurlarının karşısında. “Bu kitabın yazılmasında hemen hemen her müşterimizin yemek sonrasında beğendiği lezzetin tarifini istemesi ana etken oldu. Diğer bir söyleyişle bu kitap sizlerin isteği üzerine yazıldı... Bizler de gelecek nesillere bir eser olarak kalması adına Türk mutfağının en özel lezzetlerini ve bazıları sadece RB Mutfağına has olan yemeklerin tariflerini sizler için bu kitapta toparladık. Biliyoruz ki bu kitap sayesinde sofralarınızda RB Lezzetleri yer alırken, yeme-içme kültürümüz artık daha geleneksel ve sağlıklı olacak.” - Ramazan Bingöl
    24,85  TL35,00  TL