• Yedinci Gün
    Yedinci Gün
    Yedinci Gün

Yedinci Gün

  • Geçici olarak temin edilemiyor
Bu kitabı e-kitap olarak okumak isterseniz, yayıncıya talebinizi iletebilmemiz için tıklayınız.
Çizgilerin kürelere, zamanın sonsuzluğa, sonsuzlukların da hayâllere dönüştüğü bir hikâyedir bu. Sıradan insanların sıra dışılığı, bilinen hikâyelerin düşlere dönüşümü, zaafların asîlleşmesi, erdemlerin ardındaki günâhkârlık tüm içtenliğiyle akacak zihinlere. İnsan olmanın en zayıf ve en yüce yanları, bir hikâyenin dokunuşuyla bir kez daha bilinebilir olacak. İhsan Oktay Anar, bu yeni düşüyle sizleri bir kez daha şaşırtacak. Çizgilerde değil kürelerde gezinecek, bilinen zamanların bilinmeyen anlarına yolculuk edeceksiniz. Alışık olmadığınız bu dünyanın kapısından girdiğinizde âşinalık hissedecek, sadeliğin ihtişâmına teslim olmanın rahatlığıyla kendinizi akışta yolculuk ederken bulacaksınız.

İhsan Oktay Anar, Yedinci Gün eserinde kaderi memur maaşına benzetmiş ve fiyatların alçalıp yükselmesi karşısında memurun maaşının değişmediği gibi kaderinde değişmediğini belirtmiştir. Eser, II. Abdülhamid döneminden başlayarak, Cumhuriyet’in ilk yıllarına kadar geniş bir yelpazeyi ele alıyor. Ayrıca eserde anlatılan bu dönem, tarihimizin de dönüm noktaları arasındadır. Otoriteler, eserin dili hakkında ağır ve sıkıcı yorumunu yapmışlardır. Otoriteler, eserin dili hakkındaki bu değerlendirmeyi eserin eski gibi görünen anlatımına dayanarak yapsalar da bu eser, okurlar tarafından modern sürrealist roman olarak değerlendirilmektedir. İnsanlar, bazı olaylar vardır ki başını, sonunu ve amacını düşünmeden o olayları yaşarlar. Bu eseri de elinize aldığınız anda aynı insanların başını, sonunu ve amacını düşünmeden yaşadığı olaylar gibi başını, sonunu ve amacını düşünmeden okumalısınız. Çünkü bu eserden en yüksek verimi ancak bu şekilde elde edebilirsiniz.             Bu eser, yazarı anlamak için kesinlikle okunmamalıdır. Çünkü bu eser, onun performansı en düşük eserlerinden biri olup, bu eser ile yazar hakkında bir kanıya varmak ona yapılmış en büyük haksızlık olur. Bu eserin içeriğinde yer alan öykü, bir bütünlük içerdiğinden dolayı öyküyü parçalara ayırarak okumak eserden hiçbir şey anlamamanıza neden olabilir. İhsan Oktay Anar, Yedinci Gün eserinde okurları en çok etkileyen kısım ise yazarın, savaşı betimleyerek anlattığı bölümdür. Okuduğunuzda, sizde kesinlikle yok böyle bir betimleme diyeceksiniz.             İhsan Oktay Anar, Yedinci Gün eserinde de diğer eserlerinde olduğu gibi mizaha fazlasıyla yer veriyor. Satranca özel ilgi duyan okurlar, eserde satranç bölümlerinin geçtiği yerleri eğlenerek okuyacaklardır. Yazar, eserinde bilgi birikimini, araştırmacılığını ve edebi ustalığını bir araya getirdiğinden dolayı okurlar, ister istemez eserin etki alanına giriyorlar. Yazar, eserinde zehrin insanı öldüren bir özelliği olmasına rağmen içilmediği takdirde insana hiçbir zarar veremeyeceğini belirtmiş olup, fikirleri de bu açıdan zehre benzetmiştir. Yazara göre olumsuz fikirler, benimsenmediği takdirde insanların beynine de, dünyasına da hiçbir zarar veremez.                İhsan Oktay Anar, 1960 yılında Yozgat’ta dünyaya gelmiştir. Hacettepe Üniversitesi Felsefe bölümünden mezun olmuştur. İlk eseri Puslu Kıtalar Atlası çok ses getirmiştir.
Yorum Sayısı: 3

Güzel bir kitap. Farklı bir tarzı var.

E
Erdal Koyunsever  -   06.03.2016

Yazar pek çok olayı bir yapbozun parçalarını birleştirir gibi yazıyor ve açıkçası çokta başarılı.Zaten benden en çok puan alan kısım Ali İhsan mevzusu oldu. Bir de her ne kadar ağır bir dili de olsa,bazen çok ağır ilerlese de bir anda sizi alıp götüren masalsı dili sevdiğim yanı.

G
Gül Özdemir  -   05.02.2016

İhsan Oktay Anar, Yedinci Gün eserini okudukça insanın sanıldığı kadar güçlü bir varlık olmadığının farkına varacaksınız. Çünkü bu eser ile birlikte insanların, güçlü ve yüce yanları olduğu gibi zayıf yanlarının olduğunu da anlayacaksınız. Bu eseri okurken yaşamış olduğunuz dünyadan tamamen arındığınızı şimdiye kadar hiç tanımadığınız bir dünyada kendinizi bir akış içerisinde yolculuk ederken bulacaksınız. İlk başta tanımadığınız bu dünya sizi korkutacak ama bu dünyaya ısındıkça gerçek...devamını oku

F
Filiz Hataylıoğlu  -   16.06.2016