Yılanı Öldürseler
% 10indirim

Yılanı Öldürseler

  • 8,00 TL7,20 TL

    hopi kampanyası
    0,36 Paracık
  • Gün İçinde Tedarik
Bu kitabı e-kitap olarak okumak isterseniz, yayıncıya talebinizi iletebilmemiz için tıklayınız.

Hasan aile onuru uğruna akrabaları ve köylülerin baskısıyla annesini öldürmek zorunda kalır. Dokuz yaşında işlediği bu cinayeti hiçbir zaman aklı almayacak, kabullenmeyecek ve anlamlandıramayacaktır. Toplumsal cinnetin bir çocuğu katil olmaya sürüklemesinin romanı Yılanı Öldürseler kurban kavramına odaklanır.

 

“Zengin yaratısı, Yaşar Kemal'i herkese seslenen zaman ötesi büyük klasiklere yaklaştırmaktadır.”

Michel I. Makarius, Jeune Afrique, (Fransa)

 

“Yılanı Öldürseler'deki derinlik hem ekonomik ve toplumsal yanları gösterilerek işlenen temanın anlamsal yoğunluk taşıması, hem de roman kişilerinin karakteristik özelliklerinin başarıyla işlenmesinden kaynaklanır.”

Feridun Andaç, Yazınsal Gerçekçiliğin Boyutları

 

“Yaşar Kemal’in sanatı, kimi yerlerde acı, kimi yerde şiirsel dokunuşlarla keskin, haşin, kontrollü, sertçe boyanmış.”

The Listener

 

“Şiddetli, yaratıcı enerjinin sürüklediği, özlü bir kısa roman.”

World Literature Today, (A.B.D.)


Yaşar Kemal, Yılanı Öldürseler eseri kısa ve öz bir hikayeden oluşmaktadır. Yazar, bu kısa ve öz hikayenin içerisine yine koca bir dünya sığdırmayı başarmıştır. Eserin, içeriğinde yer alan resimler ise Abidin Dino tarafından çizilmiş olup, yazar tarafından anlatılmak istenen dünyayı çok iyi yansıtmaktadır. Yazar, bu eserinde Anadolu insanının diliyle Anadolu insanının resmini çizdiği için hikayenin içerisine girmekte zorlanmıyor ve olayları birebir yaşıyorsunuz. Bu da hikayeyi bir çırpıda okumanızı sağlıyor. Yazar, eserinde kendi yöresinin insanını, yani Çukurova’yı anlattığı için yöre insanının psikolojisini eserine çok iyi yansıtmıştır. Ayrıca Çukurova’da bir dönem hüküm süren kan davasının töre baskısıyla nasıl canlı tutulduğu ancak bu kadar iyi ifade edilebilirdi.    

            Yaşar Kemal, Yılanı Öldürseler eserini okuduktan sonra Çukurova insanının, ahlaki yapısı, dine bakışı, namus anlayışı ve bu anlayışta kadının yeri, babanın aile içerisinde karar mekanizması olarak tek unsur olduğu ve aile şerefi kavramına törenin büyük etkisi gibi konularda fikir sahibi oluyorsunuz. Hikayede Hasan isminde bir çocuğun, ailesinin ve yaşadığı çevrenin kendisine yapmış olduğu baskı sonucunda annesini öldürerek töre cinayeti işlemesi ve sonrasında Hasan’ın yaşadıkları etkileyici ve sürükleyici bir üslupla okura anlatılmıştır. Hasan, annesini öldürerek işlemiş olduğu cinayetin sonuçlarını anlayamayacak kadar küçük yaştadır. Günümüzde dokuz yaşındaki çocuklar, anne ve babasının elinden tutarak bakkala çikolata almaya giderken Hasan, annesini öldürerek katil olur. Annesini niçin öldürdüğüne ise hiçbir zaman anlam veremeyecektir. Hasan’ın, cinayeti işlemeden önce yaşamış olduğu gelgitleri okurken gözyaşlarınızı tutamayacak ve daha dokuz yaşında olan bir çocuğa bu yapılır mı diyeceksiniz. Günümüzde şehirlerde bile çok güzel dul bir kadının, yaşam koşulları çok zor iken Hasan’ın annesinin o dönemde hem de köy yerinde dul bir kadın olarak yaşamasının zorluklarına tanık olacaksınız. Hasan’ın annesinin, töreyi bilmesine rağmen evladına dört elle sarılışını ve onu çok sevişini okurken yüreğiniz parçalanacak ve anne sevgisinin, anne yüreğinin ne demek olduğunu anlayacaksınız.

            Yaşar Kemal, Yılanı Öldürseler eserinde anne sevgisinin ve bir çocuğun, toplum tarafından bozuk para gibi nasıl kolayca harcandığının hikayesi işlenmiştir. Bu hikaye, uzun bir zaman zihninizi kurcalayacaktır.       

            Yaşar Kemal, 1923 yılında Kürt ailenin bir bireyi olarak dünyaya geldi. Türk edebiyatına birçok eser kazandırarak hizmetlerde bulundu. Yaşar Kemal, yazmış olduğu eserleriyle birçok kesimin takdirini kazanırken, sayısızda ödül aldı. Eserleri yabancı dillere de çevrilerek dünya çapında ün kazandı. Eserlerini yazarken Anadolu’nun efsanelerinden faydalanmıştır. Yaşar Kemal, Nobel Edebiyat Ödülüne aday gösterilen ilk Türk yazar olarak Türk edebiyatının gurur kaynağı oldu. Yaşar Kemal, eserleriyle Türk toplumuna yol göstericiliğini her zaman muhafaza edecektir.

Babası öldürüldüğünde Hasan ya altısında, ya yedisindeydi.

Anavarza kayalıklarının üstünde kartallar dönüyordu, kanat kanada. Çirişsikleri çiçeklerini güneşe uzatmışlardı, ak. Uzaklarda bir bulut bu yana savruluyor, gölgesi bataklık yerini yalayıp Dumlu üstüne kayıp gidiyordu. Çirişsikleri çiçeklerinde arılar, kara, yanardöner arılar, sarıca, bal arıları, boncuklu, mavi arılar... Mavi kengerler dikenlerini kayalıkların arasından som mavi çıkarmışlardı. Hasan kayalıkta bir keklik gibi kayıyordu. Aşağısı, gündoğusu uçurumdu. Başı dönüyordu Hasanın. Uçurumda kartal yuvalarına inmiş, ne bir yumurta, ne de kartal yavrularını bulabilmişti. Onu gören kartallar duvar gibi düz kayalığın yüzünden koskoca kanatlarını çırparak, havayı sallayarak uçuşuyorlardı. Bahar güneşi kayalıkları kızdırmıştı. Kaya aralarında mavi sütleğenler, sarı safranlar, mor üçgül çiçekleri... Kekikler açtı açacaklar, güneşte ağır kokuları ılgıt ılgıt esiyor.

Hasanın son umudu duvarın dibindeki yuvadaydı. Ama bu yuvaya her zaman zor inmişti. Bir keresinde asılı kalmıştı da kayada, nasılsa kurtulmuştu ama, kurtulması çok zor olmuştu. Bir daha da o yuvaya inmemişti. Eğer, o zaman eline o eşek inciri kökü geçmemiş olsaydı, ya da kök kopsaydı, yanmıştı, belki aşağısı on minare boyuydu. Daha dibe varmadan paramparça olurdu. Ortalık karmakarış kokuyordu. Hasan böyle bahar güneşinde ortalık karmakarış kokunca, kokuları hiçbir kokuya benzetemeyince, bunu kaya kokusu sanıyordu. Bu koku Anavarza kayalıklarının kokusuydu. Arılar, kertenkeleler, keklik yavruları, yuvaları, kartal yavruları, çıngıraklıyılanlar, okyılanları da böyle kokarlar. Anavarza kayalıklarında insanlar bile böyle bu kaya kokusuyla kokarlar. Hoş, ballı, bayıltıcı bir kokudur bu bahar güneşinde. Anavarza kayalıklarında yağmur da başka türlü kokar, o da ıslak kaya kokar. Bulut da kokar, o da başka başka kokar.

Yorum Sayısı: 1

Yaşar Kemal, Yılanı Öldürseler eseri toplumun din gibi taptığı törelerin bir insanın yaşamını daha çocuk yaşta nasıl mahvettiğinin açık delilidir. Köy yaşamının insanın üzerinde oluşturmuş olduğu mahalle baskısına birde akraba baskısı eklenince güzeller güzeli Esme, elleriyle büyüttüğü, göğsünden süt verdiği, öpüp kokladığı oğlunun kurbanı olur. Esme, oğlunun kurbanı olduğu zaman kendisi daha hayatının baharında oğlu ise dokuz yaşında bir körpecikti. Bu cinayetin aslında masum tarafı dokuz...devamını oku

Ö
Ömer Faruk Yaldız  -   16.06.2016