Yıldırım

Yıldırım

Esir Padişah
  • Geçici olarak temin edilemiyor
Bu kitabı e-kitap olarak okumak isterseniz, yayıncıya talebinizi iletebilmemiz için tıklayınız.
İki komutan bu konuşmalardan sonra sessizce bakışmaya başladılar. Emir Timur yine alaycı bir şekilde gülüyordu ve şu sözler ile geceye son verdi:

- Şu dünyanın işine bak Sultan Bayezit. Benim kalçam çıkık, topallayarak yürüyorum, sağ kolum çolak, sağ elimin serçe ve yüzük parmağı yok, senin sağ gözün neredeyse kör. Desene dünya hakimiyeti benim gibi bir topal ile senin gibi bir köre kaldı...

Yıldırım Bayezit’in şehzadeleri bir araya toplanmış ne yapacaklarına karar vermeye çalışıyorlardı. Toplantıdan çıkan karar şuydu: Sultan Bayezit için büyük bir fidye verir ve onu kurtarırsak, savaş meydanından kaçmamızın bedelini bize çok ağır ödetir. Bu sebeple esir kalması şu an için ehven-i şerdir.

...Rivayet odur ki bu olaydan sonra Emir Timur Sultan Bayezit’i kaçma teşebbüsünde bulunamasın diye demir bir kafes içine koydurmuştur.

Emir Timur, Yıldırım Bayezit’i Anadolu’da sekiz ay boyunca yanında gezdirdi. Zapt ettiği her şehirden sonra Yıldırım Bayezit ile sohbet ediyordu. Sohbetlerinden birinde Emir Timur:
-Sultan Bayezit, seni Semerkand’a götüreceğim. Orada bir süre kaldıktan sonra seni yine Osmanoğullarının başında görmek isterim, dedi.

Yıldırım Bayezit bu sözler üzerine:
-Beni Semerkand’a götüreceğine öldür, şimdi öldür, dedi ve devam etti:
-Beni şimdi öldür, yoksa zaten bu rezillik karşısında ben ölmek üzereyim. Görmüyor musun, hayatımı değiştiriyorum, sen ölü vücuduma sevinçle bak ve türbeme defnim için cesedimi benimkilere ver, diyerek demir kafesine geri döndü.

Bu ürün için ilk yorumu siz yapın.