• Yüzyıllık Yalnızlık% 24indirim
    Yüzyıllık Yalnızlık
    Yüzyıllık Yalnızlık

Yüzyıllık Yalnızlık

1982 Nobel Edebiyat Ödülü
  • 32,50 TL24,70 TL

    hopi kampanyası
    1,24 Paracık
  • Stoktan Hemen Teslim!
Bu kitabı e-kitap olarak okumak isterseniz, yayıncıya talebinizi iletebilmemiz için tıklayınız.
"Yüzyıllık Yalnızlık’ı yazmaya başladığımda, çocukluğumda beni etkilemiş olan her şeyi edebiyat aracılığıyla aktarabileceğim bir yol bulmak istiyordum. Çok kasvetli kocaman bir evde, toprak yiyen bir kız kardeş, geleceği sezen bir büyükanne ve mutlulukla çılgınlık arasında ayrım gözetmeyen, adları bir örnek bir yığın hısım akraba arasında geçen çocukluk günlerimi sanatsal bir dille ardımda bırakmaktı amacım. Yüzyıllık Yalnızlık’ı iki yıldan daha kısa bir sürede yazdım, ama yazı makinemin başına oturmadan önce bu kitap hakkında düşünmek on beş, on altı yılımı aldı. Büyükannem, en acımasız şeyleri, kılını bile kıpırdatmadan, sanki yalnızca gördüğü olağan şeylermiş gibi anlatırdı bana. Anlattığı öyküleri bu kadar değerli kılan şeyin, onun duygusuz tavrı ve imgelerindeki zenginlik olduğunu kavradım. Yüzyıllık Yalnızlık’ı büyükannemin işte bu yöntemini kullanarak yazdım. Bu romanı dikkat ve keyifle okuyan, hiç şaşırmayan sıradan insanlar tanıdım. Şaşırmadılar, çünkü ben onlara hayatlarında yeni olan bir şey anlatmamıştım, kitabımda gerçekliğe dayanmayan tek cümle bulamazsınız."

Yüzyıllık yalnızlık adlı romanın yazarı Gabriel Garcia Marquez 1928 yılında Kolombiya’da doğdu. 20. Yüzyılın en yetenekli yazarları arasında gösterilen Marquez “kitaplarımda gerçekliğe dayanmayan tek bir satır yoktur” diyerek oldukça iddialı bir yazar olduğunun sinyallerini vermiştir. Yazım tekniğindeki farklılıklar ve hikâyenin işleniş biçimi bakımından çağdaşı olan diğer yazarlara oranla kitapları en çok okunan ve farklı dillerde yayımlanan yazarlardan biridir. Gerçek olaylar ve hayal gücünün karışımıyla oluşturduğu ismine Büyülü Gerçekçilik denilen akımın en güzel örneklerini veren Gabriel Garcia Marquez olay örgülerinde ilginç kurguları ile okurlarını soluksuz okumaya sevk etmiştir. En beğenilen eserleri arasında “kolera günlerinde aşk”, “aşk ve öbür cinler”, “kırmızı pazartesi” romanlarını sayabiliriz. Yazdığı her romandan ayrı bir tat alan okuyucular edebiyatın farklı türlerinde yazan Marquze’ i ayrı bir yere koymuşlardır.

Yüzyıllık yalnızlık adlı romanda yazar yedi kuşak boyunca Buendia ailesinin yaşamını ele alıyor. Ailelerin tüm karşı çıkmasına rağmen amca çocukları olan Ursula ve Jose Arcadio’ nun evlenmeleri ile başlar roman. Daha önce ikisinin de akrabaları birbirleriyle evlenmiş ve sakat çocukları doğmuştur. Ursula ve kocası sağlıklı çocuklara sahip olurlar ama ensest ve sakat çocuk doğması endişesi roman boyunca kendini hissettirir. Aslında Gabriel Garcia Marquez bu romanında ensest ilişkiler üzerine yoğun bir mesai harcamış diyebiliriz. Yedi nesil boyunca ilk nesilden başlayarak son nesile kadar süren bu ensest ilişkiler sonucunda Buendia ailesinin soyunun tükenmesine yol açmıştır.

Yüzyıllık Yalnızlık romanında Gabriel Garcia Marquez ensest ilişkileri ana tema olarak işlese de adından da anlaşılacağı gibi yoğun bir yalnızlık konusunu işler. Nesiller boyunca sürdükleri hayatlar birbirinden çok farklı olsa da romandaki karakterler enin de sonunda kendilerini mutlak bir yalnızlık içinde buluyorlar.

Marquez romanda kendi yaşayıp esinlendiği düşünülen bir kasabada yaşatır karakterlerini. Macondo adlı bu kasabada ilk nesilden başlayarak Buendia ailesinin ve kasabanın değişimi konu alınıyor. Başlangıçta kilise, mezarlık hatta bir papazı bile olmayan bu kasabaya günün birinde sulh yargıcı atanır. Sonrasında bir papaz gelir ve engellenemez değişim başlar kasabada. Yabancı insanların kasabaya gelmesiyle suç işlemeler ve ölümler kanıksanan bir hale gelir. Buendia ailesinin çöküşü ve Macondo kasabasının yok oluşu paralel olarak gelişir.

Yorum Sayısı: 12

Bence Marquez okumaya Yüzyıllık Yalnızlık'tan başlanmalı çünkü bir çok kitabındaki karakterler ve mekanlar burada geçiyor.Kitapta "buendia" ailesinin evrimine şahit olurken aynı zamanda "mocando" kasabasının hiç yoktan inşasını ve terk edilişine de tanıklık ediyorsunuz. Büyülü gerçekçiliğe güzel bir başlangıç olmayabilir belki bazı yerlerde saçma gelebilir ama kitabın sonunda çok normal geliyor hepsi büyülü gerçekçilikte böyle bir şey.

B
Burak Akgün  -   29.02.2016

Çoğu kez kahramanların isimleri birbirine karışsa da aile ve kader üzerine yazılmış en güzel Marquez romanı.

N
Nilgün Sakar  -   23.02.2016

çok farklı anlatım tarzıyla sürükleyiciliği öne çıkan bir eser. kesinlikle okunması gereken bir kitap.

M
Muhammed Kadir Erdem  -   13.01.2016

Bugüne kadar birçok insan, muz işçileri katliamını duymamıştır ve ne olduğunu da bilmiyordur. Gabriel Garcia Marquez, Yüzyıllık Yalnızlık eserinde internet ortamında bile pek rastlanmayan bu katliama değiniyor ve okurlarını, pek bilinmeyen bu katliam hakkında bilgilendiriyor. Yazarın, ele aldığı hikayeye bakılacak olursa asıl hedefinin üzeri bir şekilde örtülen muz işçileri katliamını tekrar gündeme taşımak ve bu konunun üzerine gidilmesini sağlamaktır. Okurlar, bu eserde hiç de alışık...devamını oku

M
Murat Aydın  -   16.06.2016

Etrafımdaki herkesin, isimler çok uzun ve karmaşık demesine aldırmadan okuduğum, bayıldığım bir kitaptı. Hala başucu kitaplarımdan biridir. Her şey öyle güzel, öyle sıradışı ve aynı zamanda öyle sıradan ki! Nefes almadan defalarca okuduğum bir kitap... Her kütüphanede olması gerektiğini düşünüyorum ve buradaki fiyatı gerçekten çok iyi, bence siz de kütüphanenizin bir köşesine eklemelisiniz. Beni en çok etkileyen o saf ve temiz ailenin adım adım yozlaşıp, çöküşü... İmkansız ama yaşanılası...devamını oku

T
Tülay Arslan  -   13.04.2016

Romanda hayalimsi konular var inanıp inanmama arasında kaldım. Saban oglu saban sulalesi gibi . İlginc bir roman.okurken surukleyici . Gabriel ilginc belki yıllar sonra yine okurum . Zamanda yolculuk gibi

İ
İbrahim Görmez  -   14.02.2016

Kitabı okurken kendime hep şunu sordum; Bu kitabın bu kadar beğenilmesinin sebebi nedir? Maalesef bu sorunun cevabını bulamadım. Bipolar duygu durum bozukluğu yaşayan aile ve yerleşim yeri reisi ve ruh sağlığı olarak ondan daha iyi durumda olmayan ailesinin çok da sıradan olmayan hikayesi. Okumasam bir şey kaybeder miydim? veya şöyle sorsak daha doğru olur sanırım; Bu kitap bana ne kazandırdı ve bu kitaptan ne öğrendim? El cevap: Hiç bir şey.

A
Ahmet Yılmaz  -   26.09.2016

Şu yaz içerisinde okuduğum en en en güzel roman. Evet çok karmaşıktı ama bunun nedeni kesinlikle yazarın dili değildi. Karakter isimlerinin çoğunşukla aynı olması ve bazen acaba bu hangi Aureliano, bu hangisiydi diye tereddüte kapıldığım bir kitaptı. Her okuyan ilk sayfalara dönüp de o soyağacına birden fazla kez bakmıştır hiç inkar etmeyelim. :) Postmodern edebiyatının zirvesi benim görüşüme göre. Yazar en masalsı şeyleri bile o kadar olağan bir şeymiş gibi anlatıyor ki okurken hiçbir zaman...devamını oku

B
Büşra Bilge  -   19.07.2016

Marquez'in okuduğum ilk kitabı. Bu kitap sayesinde Marquez'i tanıdım ve sevdim. Hani bazen insanda bir yazarın tüm Kitaplarını okuma isteği olur ya, işte Marquez de benim için öyle :)

M
Merve Erol  -   17.03.2016

Anlatış tarzı çok güzel. Çok güzel eserler çıkarıyor ortaya. Teşekkürler

E
Erdal Koyunsever  -   19.02.2016

büyülü gerçekçilik bakımından önemli bir eser

F
Fatma Hande Taş  -   10.02.2016

Anlatış tarzı mükemmel gerçekten. Fazla diyalog olmamasına rağmen alışılanın aksine bu kadar zevkli olacağını düşünmemiştim. Kelimeler bildiğin akıyor.. Mutlaka okuyun. Tarih kitaplarında bile yazmayan Muz İşçileri Katliamına da çok iyi değinmiş! İnternette araştırayım dedim doğru düzgün bir kaynak bile yok maalesef. Böylelikle Marqez ne kadar serzenişte bulunsa az!!

E
Emre Öğüt  -   25.07.2015