1. Filtrele

“Ahmet Ümit” 110 Ürün Listeleniyor

Ahmet Ümit

Türkiye’de polisiye denince akla gelen ilk isim olan Ahmet Ümit, 27 Mayıs Darbesinden çok kısa bir süre sonra, 12 Temmuz 1960’da Gaziantep'te doğar. Kim derdi ki bir zamanların asi gençliği, 1982 Anayasası’nı protesto edenlerin başında yer alan Komünist Partili Ahmet Ümit, arkadaşlarına okuduğu öykülerin polisiye olarak anılmasından hayal kırıklığı duyarken bir gün Türkiye’nin önemli polisiye yazarlarından olacağını. Bugün kim bilmez ki Başkomser Nevzat’ı?

Ahmet Ümit Hayatı

Kilim tüccarı baba Mehmet Ümit ile terzi anne Fatma Ümit’in yedinci çocuğu olarak dünyaya geldi Ahmet Ümit. İlköğretimini Gaziantep’te tamamladı. Gaziantep Atatürk Lisesi’ne giderken politik olaylara karışınca liseyi Ergani Lisesi'nde bitirmek durumunda kaldı. 1978’de İstanbul’a geldi, ertesi yıl Marmara Üniversitesi’nde Kamu Yönetimi okumaya başladı. 1981’de evlendi, 1983’te bir kızı oldu. 1985-86 yılları arasında Moskova’da bulundu, burada Sosyal Bilimler Akademisi’nde yüksek tahlisi yaparken bir yandan da sosyalizmle ilgili sorgulamalara girişti. Türkiye'ye döndüğünde ise artık aktif siyaseti bırakmış, yönünü edebiyata doğrultmuştu. Ahmet Ümit, bir yandan edebiyat çalışmalarını ün kazanmaya başladığı polisiye edebiyat üzerinden ilerletirken bir yandan da televizyon yapımlarında da görünmeye başladı. 2010 yılında bir kanal için Yaşadığın Şehir programında Türkiye’nin çeşitli şehirlerini tanıttı. 2015-16 yılları arasında İskender Pala ve Mario Levi ile birlikte Önce Söz Vardı isimli bir sanat programı yaptılar. Ahmet Ümit ayrıca Nazım Hikmet ile kendi hayatından esintiler bulunan Merhaba Güzel Vatanım isimli filmin senaryosunu da yazdı. Türkiye'nin tek polisiye dergisi 221B Dergi’de yazılar kaleme aldı. Bugün Ahmet Ümit, yazarlık kariyerine İstanbul’da devam etmektedir.

Ahmet Ümit Kitapları

Ahmet Ümit, edebiyatla ilgilenen hemen herkes gibi gençliğinde önce şiir yazar, hatta 1989 yılında Sokağın Zulası isimli bir şiir kitabı çıkarır. Bu Ahmet Ümit'in bilinen ilk edebi eseridir. Daha sonra masal, hikâye ve romanlar kaleme alır. Ancak önceleri henüz Türk edebiyatı içinde saygın bir yeri olmadığı için belki de küçümsenen polisiye türü Ahmet Ümit’i şöhrete kavuşturur. 1996’da Sis ve Gece, 1998’de Kar Kokusu ve 2000 yılında Patasana isimli üç roman yayınlar. Yavaş yavaş tanınmaya başlar. Eserlerinde Türkiye’nin yakın tarihi polisiye kurgusunun içine incelikle işler. 2002'de yayınladığı Kukla isimli romanında Susurluk olaylarını ele alır. Önceleri daha büyük siyasi olayların perde arkasından göründüğü romanlarında 2000li yıllarla birlikte başka bir atmosfer görülmeye başlanır. 2006’da yayınladığı Kavim’de dinler tarihi, Bab-ı Esrar’da Mevlevilik, Beyoğlu Rapsodisi’nde satanizm üzerine kurgularını oluşturur. 2010 yılında yayınladığı İstanbul Hatırası ve 2012’de yayımlanan Sultan’ı Öldürmek romanlarında İstanbul’un geçmişine bir yolculuk yapar, ancak bu geçmişe bugünü de dâhil eder.

Ahmet Ümit Romanları

Bugünlere geldiğimizde Ahmet Ümit, polisiye edebiyatın okur gözündeki çehresini değiştirmiş, sadece ülkemizde değil dünyada da oldukça tanınan bir yazardır. Eserleri 20 dilde milyonlarca okura ulaşmıştır. Hatta 2017 yılında “Dünya Dillerine Ahmet Ümit’i Çevirmek” isimli bir sempozyum düzenlenmiştir. Ahmet Ümit, son derece anlaşılır ve akıcı üslubu, güncellenen teknikleriyle her kesimden okura hitap eder. Konularını seçerken hep güncel, ülkenin problemleri içinde yer alan meseleler etrafında döner yazar, bu tavrından okuru bilinçlendirme gayesi taşıyor olduğu izlenimi verir.

Babil.com
Tarayıcı ile devam et veya Uygulamada Aç