Filtrele
  1. Filtrele

“Gabriel Garcia Marquez” 29 Ürün Listeleniyor

Gabriel Garcia Marquez

Güney Amerikalı romancı, öykücü, senarist ve gazeteci. “Gabo” yahut “Gabito” olarak da bilinen Nobel Ödüllü yazar, büyülü gerçekçilik denen üslup tarzının da önde gelen temsilcilerinden biridir. Yalnızca Latin Amerika edebiyatının değil, dünya edebiyatının da en bilinen isimlerinden biridir; eserleri onlarca dile çevrilmiş, dünyanın pek çok yerinden milyonlarca okura ulaşmıştır.

Gabriel Garcia Marquez Hayatı

Gabriel Garcia Marquez, 1927’nin 6 Mart’ında, Kolombiya’nın Aracataca Nehri kıyısında konumlanmış aynı adlı şehrinde Gabriel Eligio Garcia ve Luisa Santiaga Marquez Iguaran’ın ilk çocukları olarak dünyaya geldi. Gabriel’in doğumunun hemen sonrasında baba Marquez eczacı oldu; anne ve baba Kolombiya’nın bir diğer şehri olan Barranquilla’ya taşındı. Aracataca’da kalan Gabriel Garcia Marquez, burada anneannesi ve dedesi tarafından büyütüldü. Üst düzey rütbelerde askerlik yapmış dedesinin Marquez’in hayatındaki yeri ayrıdır dolayısıyla; ona hikâyeler anlatmış, hayal dünyasının imkânlarını genişletmiştir. Bu hikâyeler, Marquez’in sonradan inşa edeceği politik görüşleri etkileyecek ve onu sol görüşlü, devrimci bir yazar yapacak kadar etkili olmuştur. Anneannesi de Marquez’in üzerinde, romanlarına kadar sinen bir etki bırakmış ona özellikle doğaüstü ve olağanüstü mesellerle bezeli öyküler anlatmıştır. Gabriel Garcia, 1937’de, Sucre’de bir eczane açan babasının yanına gitti ve burada ilköğrenimine başladı. Bu yaşlarda yazdığı mizahi içerikli yazılar onu yaşıtları arasında bilinen biri hâline getirmişti. 1940’ta, henüz bir lise öğrencisiyken ilk şiirleri yayınlandı. Sonrasında bir devlet bursuyla öğrenimini Bogota’da sürdürdü. 1947’de yükseköğrenimine devam etmek üzere Universidad Nacional de Colombia’yanın Hukuk Fakültesine kaydoldu.

Gabriel Garcia Marquez Kimdir?

Bu yıllar onun Franz Kafka ve Jorge Luis Borges gibi yazarlarla da tanıştığı zamanlardı; boş zamanın çoğunu roman okuyarak geçirdi. Okumayla geçen zamanlar ona eline kalem aldıracak gerekli ilhamı da bahşetti; üniversitenin ilk yılında, El Espectador adlı bir gazete ilk yazısı yayınlandı. Böylece yazar olmak en büyük tutkusu hâline geldi; üniversiteye babasının ısrarı yüzünden devam ediyorken dönemin önemli siyasetçilerinden biri olan Jorge Eliecer Gaitan, seçim kampanyasını yürüttüğü sırada suikasta uğradı. Bu olay, 1948’de başlayan ve El Bogotazo adı verilen bir dizi isyanın başlangıcı oldu; çıkan olaylar neticesinde Gabriel Garcia’nın gittiği üniversite kapatıldı, öğrenimine Universidad de Cartagena’da devam etmek zorunda kaldı. Bu sırada El Universal adlı gazete için muhabir olarak çalışmaya başladı. Bir süre sonra, hem gazetecilik hem de yazarlık yapmak için üniversite hayatını sonlandırdı. Gazetecilik yaptığı yıllarda Virginia Woolf ve William Faulkner gibi yazarları da okumaya başlamıştı. Faulkner’ın Amerika Birleşik Devletleri’nin güneyini anlatışına büyük hayranlık duydu. 1955’e kadar El Espectator’da yazmaya devam etti. 1957’de sonrasında çok sıkı dost olacağı ve Kolombiya için oldukça önemli bir sima olan Plinio Apuleyo Mendoza’nın yönettiği Momento isimli dergide çalışmak üzere Caracas’a gitti. Bir yıl sonra çok küçükken tanıştığı Mercedes Barcha ile evlendi.

Gabriel Garcia Marquez Kitapları

1955’te yedi yıl yayıncı aradığı ilk eseri Yaprak Fırtınası’nı yayınladı. 1967’de ise en önemli romanlarından biri olan ve yazabilmek uğruna arabasını sattığı, ailesinin ekonomik olarak büyük sıkıntılara gark olduğu bir dönemde yazdığı Yüzyıllık Yalnızlık’ı yayınladı. Bu romanla 1972’de Venezuelalı lider Romula Gallegos adına verilen ödüle layık görüldü. Onu dünya edebiyatı cumhuriyetinin bir vatandaşı yapan bu romanın yayınlanmasından sonra bir süre İspanya’da yaşadı. Venezuela’da darbelere, Güney Amerika’da diktatörlüklere şahitlik etti; kalemini bunları eleştirmekten yana kullanmaktan korkmadı. 1975’te Başkan Babamızın Sonbaharı’nı yayınladığında, Şili’yi yıllarca diktatörlükle yöneten Pinochet’e hâlâ oldukça güçlüydü. Marquez, 1981’de Kırmızı Pazartesi’ni, 1985’te ise Kolera Günlerinde Aşk’ı yayınladı. Bu arada, 1982’nin Nobel Ödülü’ne de değer görülmüştü. 1999’da akciğer kanserine yakalandığını öğrendi ve bir operasyon geçirdi. Los Angeles’ta süren tedavisine cevap veriyordu. İyileşmeye başlayan Marquez, anılarını da bu sırada kaleme almaya başlamıştı. 2002’de üç kitaptan oluşmasını planladığı anılarının ilk cildi Anlatmak İçin Yaşamak’ı yayınladı.

Gabriel Garcia Marquez Romanları

Benim Hüzünlü Orospularım’ı da 2004’te, ondan hararetle yeni roman bekleyen okurlarıyla buluşturdu. 2012’de hafızasını yitirmeye başladığı söylendi. En nihayetinde, edebiyatın en ustalıklı yazarlarından biri olan Gabriel Garcia Marquez, sadece bütün bir Latin Amerika’yı değil, handiyse dünyanın tamamını da yasa boğarak 17 Nisan 2014’te, akciğer iltihabı nedeniyle Mexico City’de hayatını kaybetti. Türkiye’de de yüz binlerce okura ulaşan Gabriel Garcia Marquez’in Türkçe’ye çevrilen kitapları şunlardır: Kırmızı Pazartesi, Doğu Avrupa’ya Yolculuk, Şer Saati, Aşk ve Öbür Cinler, Labirentindeki General, Mavi Köpeğin Gözleri, On İki Gezici Öykü, Yüzyıllık Yalnızlık, Albaya Mektup Yok, Anlatmak İçin Yaşamak, Başkan Babamızın Sonbaharı, Benim Hüzünlü Orospularım, Bir Kaçırılma Öyküsü, Hanım Ana’nın Cenaze Töreni, Kolera Günlerinde Aşk, Şili’de Gizlice, Yaprak Fırtınası, Bir Kayıp Denizci, İyi Kalpli Erendira.

Babil.com
Tarayıcı ile devam et veya Uygulamada Aç