95 TL ve Üzeri Siparişlerinizde Kargo Bedava!
  1. Filtrele

“Orhan Pamuk” 45 Ürün Listeleniyor

Orhan Pamuk

Türk edebiyatının yegâne Nobel ödüllü yazarı. Eserleri 100’den fazla ülkede ve 60’tan fazla dilde okundu, milyonlarca basıldı. Dünyanın en ünlü Türk yazarı olan Orhan Pamuk, eserlerinde işlediği konularla ve Türkiye’nin yakın geçmişine damgasını vurmuş olaylar karşısında takındığı tavırlarla sorumluluk almasını bilen ve edebi olduğu kadar politik tartışmaların da öznesi olmuş bir isimdir.

Orhan Pamuk Hayatı

Ferit Orhan Pamuk, 7 Haziran 1952’de oldukça varlıklı bir ailenin çocuğu olarak İstanbul’da dünyaya geldi. Babasının adı Gündüz, annesinin adı ise Şeküre’dir. Ünlü Osmanlı İktisat tarihçisi Şevket Pamuk’un da kardeşidir. İstanbul’un romanlarına etkisi ve Pamuk’un kentle kurduğu samimi ilişki daimi görünür olmuştur. Yaşamının büyük bir bölümü Nişantaşı’nda geçti. Çocukluğuyla beraber ilk gençliğini de Türkiye’nin çalkantılı siyasi hayatının tam ortasında yaşadı. Sanata, daha özelde de resme sürekli bir ilgisi olan Pamuk, 1970’de Robert Koleji’nden mezun olmuş sonrasında ise Mimarlık tahsil etmek üzere İstanbul Teknik Üniversitesine kaydolmuştur. Burada geçireceği birkaç yılın ardından, istediğinin bu olmadığının ayırdına vararak İstanbul Üniversitesinde Gazetecilik okumaya karar vermiş ve 1977’de buradan mezun olmuştur. Bu bölümde ayrıca bir de yüksek lisans yapmıştır. 1982’de tanıştığı Aylin Türegün’le 19 yıl boyunca evli kalmış ve 1991’de ise bu evlilikten Pamuk’un en bilinen karakterlerinden birinin ismini alan Rüya doğmuştur. 1985-88 yılları arasında Columbia ve Iowa Üniversitelerinden aldığı davetle burada araştırmalar yürütmüş, dersler vermiştir. İsveç Akademisi, 12 Ekim 2006’da Orhan Pamuk’u Nobel Edebiyat ödülüne layık görüldüğünü açıklamıştır. Pek çok fahri doktoraya sahip olan Pamuk, yirmiden fazla uluslararası ödülün de sahibidir.

Orhan Pamuk Kitapları

Damgasını altın harflerle vuracağı Türk edebiyatıyla çok daha sıkı ilişkiler kurmaya karar verdiğinde henüz 23 yaşındadır Kara Kitap’ın yazarı. Yayınlandığı yıl ciddi sükse yapmış olan Cevdet Bey ve Oğulları 1982 tarihli olsa da bu romanın ilk hâli 1979 Milliyet Roman ödülünü alan Karanlık ve Işık adlı eserdir. Türk modernleşmesini merhalelerini bir ailenin üç farklı kuşağını merkeze alarak anlattığı romanı öylesine beğenilir ki 1983’te Orhan Kemal Roman Armağanı’na da layık görülmüştür. 1983’te yayınlanan ikinci romanı Sessiz Ev, 1980’in kavurucu siyasi atmosferini zemin edinen bir hikâyeye sahiptir. Pamuk, bu romanıyla da Latife Tekin’in Sevgili Arsız Ölüm romanıyla ikinci olduğu Madaralı Roman ödülünü oy çokluğuyla kazanmıştır.

Orhan Pamuk Romanları

17. yüzyılda geçen ve Pamuk’un diğer kitaplarında da sıkça kullandığı Doğu-Batı ikilemi izleğini merkeze aldığı Beyaz Kale 1985’te; bir anda ortadan kaybolan eşi Rüya’yı ve üvey kuzeni köşe yazarı Celal Salik’i arayan Galip’in İstanbul sokaklarını arşınladığı, Orhan Pamuk’un edebiyatçı hünerini alabildiğine göstermekten çekinmediği Kara Kitap 1990’da yayınlanır. Senaryosunu yazdığı Gizli Yüz 1992’de Ömer Kavur tarafından çekildi. Açılışındaki “Bir gün bir kitap okudum ve bütün hayatım değişti.” cümlesiyle hafızalara kazınan Yeni Hayat 1996’da, minyatür sanatı etrafında şekillenen ve bir cinayetin aydınlatılması üzerine kurgulanan Benim Adım Kırmızı 2000’de, Kars’ta geçen ve oldukça tartışma yaratan romanı Kar 2002’de, romanın geçtiği Çukurcuma’da müzesi bulunan Masumiyet Müzesi 2008’de, bir boza satıcısının hikâyesini anlattığı Kafamda Bir Tuhaflık 2014’te, Kırmızı Saçlı Kadın 2016’da, Minger adlı hayali bir adanın veba salgınıyla olan mücadelesini konu aldığı Veba Geceleri 2021’de yayınlandı. 2016’da yayınlanan Hatıraların Masumiyeti ise, Masumiyet Müzesi’nin başkahramanları Füsun ve Kemal’in aşkını Ayla adlı karakterin anlattığı aynı adlı filmin kitabıdır. 72. Venedik Film Festivalinde gösterime giren belgesel-film, İngiliz yönetmen Grant Gee tarafından çekildi. Pamuk, romanlarında postmodern unsurları oldukça sık kullanan bir romancıdır. Özellikle üstkurmaca ve metinlerarasılık gibi bu edebiyat anlayışının iki önemli tekniği hemen her romanının başat unsurları arasındadır. Osmanlı, erken Cumhuriyet dönemi ve İstanbul da eserlerinde önemli ölçüde yer tutar.

Orhan Pamuk Nobel Ödülü

Nobel ödüllü bu üretken yazar kurgu dışı eserleriyle de adından daima söz ettirmiştir. 1999’da yayınlanan Öteki Renkler ve 2010 tarihli Manzaradan Parçalar yazarın denemeleri ve söyleşilerinden oluşurken, 2003’te yayınlanan İstanbul: Hatıralar ve Şehir ise anılarının bir araya getirilmesiyle oluşmuştur. Nobel ödül töreninde yaptığı konuşma dâhil olmak üzere ödül törenlerinde yaptığı bazı konuşmaları içeren Babamın Bavulu 2007’de basılmış, Harvard’da verdiği derslerin notlarını içeren Saf ve Düşünceli Romancı ise 2011’de yayınlanmıştır. 2013 yılında eserlerinden parçaları eklemeler ve çıkarmalar yaparak derlediği eser Ben Bir Ağacım adıyla basılmıştır. Son zamanlarda, öteden beri ilgi duyduğu fotoğrafçılığın ürünleri olan Balkon ve Turuncu adlı kitaplarıyla da ilgi çekmiştir. Orhan Pamuk yukarıda bahsi geçen ödüllerin yanı sıra Erdal Öz, Aydın Doğan Vakfı, Independent Award for Foreign Fiction, Prix de la Decouverte Europeene, Prix France Culture, Prix du Meilleur Livre Etranger, Premio Grinzane Cavour, IMPAC Dublin Award, Richarda-Hutch-Preis, Der Friedenspreis des Deutschen Buchhandels, Prix Médicis étranger, Prix Médicis étranger, Lampedusa gibi ödüllere de sahiptir. Time dergisi 2006 yılında Pamuk’u dünyanın en etkili 100 isminden biri olarak seçti.

Orhan Pamuk Edebi Kişiliği

Edebiyat Türkiye’de siyasetle sıra arkadaşıdır. Bunun örneklerinden birini Orhan Pamuk’un hayatında da bulmak mümkün. Yazarın eserlerinin merkezine koyduğu meseleler de onun politik bir konuma yerleşmesinde etkili olmuştur. Bununla birlikte Pamuk, Das Magazin adlı dergide yayınlanan bir röportajında Ermenilerin katline ilişkin ifadeleri dolayısıyla yargılanmıştır. TCK’nin 301. maddesi gereğince açılan dava 22 Ocak 2006’da düşmüştür. Erken Cumhuriyet dönemi eleştirilerinin de romanlarında merkezi yer tutması onun en çok eleştiriye maruz kaldığı meselelerden biridir. Nobel ödülüne değer görülmesinin bu gibi politik tavırlarıyla ilgili olduğu pek çok isim tarafından dile getirilmiştir. Pamuk’un Türkçesine dair de eleştiriler yapılmıştır. Bu eleştirilerin en bilineni Tahsin Yücel tarafından Kara Kitap’a getirilmiştir. Eserlerinin başka metinlere çok benzeyen bölümlere sahip olduğu gerekçesiyle zaman zaman itham edilmiştir. Orhan Pamuk, yazar Mehmed Uzun’un DGM’deki yargılanma sürecinde de pek çok isimler birlikte Uzun’un yanında olmuş, 1994’te bombalanan Özgür Ülke gazetesiyle dayanışma adına düzenlenen eyleme de destek vermiştir. Pamuk, hâlen Türkiye’nin en çok okunan ve ilgi duyulan yazarları arasında olarak Türk edebiyatının imkânlarını genişleten eserler vermeye devam etmektedir.

Babil.com