Filtrele
  1. Filtrele

“Sait Faik Abasıyanık” 70 Ürün Listeleniyor

Sait Faik Abasıyanık

Modern Türk hikâyeciliğinin öncülerinden, Türk hikâyesine yenilikler getiren bir isim Sait Faik Abasıyanık. Doğu ve Batı içinde yetişmiş olsa da Sait Faik için Batı tarzı ve üslubunun takipçisi demek de doğru olmaz. Şahsına münhasır, klasik öykü tekniğini yıkıp doğayı ve insanları basit, samimi, iyi ve kötü taraflarıyla, olduğu gibi anlatmayı tercih eden yazar, kendinden sonra pek çok isme ilham olmuştur.

Sait Faik Abasıyanık Hayatı

Asıl ası Mehmet Sait olan Sait Faik Abasıyanık, 18 Kasım 1906 tarihinde Adapazarı Semerciler Mahallesinde dedesi Seyyid’in evinde dünyaya geldi. Babası Mehmet Faik Bey, Adapazarı Belediye Başkanlığı yaptı, Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nde çalıştı. Sait Faik’in çocukluğu babasının görevi nedeniyle Adapazarı ve Karamürsel’de geçti. 1913 yılında Rehber-i Terakki adlı mahalle mektebinde öğrenimine başladı. Ardından Adapazarı İdadisi’ne devam etti. Yunan işgali nedeniyle eğitimi kesintiye uğradı. 1924 yılında aile İstanbul’a yerleşti. Sait Faik, İstanbul Sultanisi’ne (İstanbul Erkek Lisesi) kaydoldu. Ardından aldığı disiplin suçu nedeniyle Bursa Erkek Lisesi’ne gitmek zorunda kaldı. 1928 yılında mezun oldu. İlk hikâyesi “İpekli Mendil”i burada yazdı. İstanbul’a dönünce yazmaya ağırlık verdi. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’ne kaydoldu. Burada üç yıl eğitim gördükten sonra okulu bıraktı.

Sait Faik Abasıyanık Kimdir?

İlk yazısı “Uçurtmalar”, 1929 yılında Milliyet gazetesinde yayınlandı. Sait Faik daha sonra öğrenimini tamamlamak üzere 1930 yılında Fransa Grenoble’a gitti. Burada Fransızcasını ilerletti. Batı edebiyatını yakından tanıma fırsatı buldu. 1934 yılında döndüğünde Halıcıoğlu’ndaki Ermeni Yetim Mektebi’nde Türkçe dersleri vermek üzere görevlendirildi. Bu işte ancak altı ay çalışabildi. Askerlik görevinden muaf tutuldu. Bir süre babasının kerestecilik işini devam ettirmek istediyse de başarılı olamadı. Odunkapı’da açılan zahire (tahıl) dükkânını kısa sürede kapatmak zorunda kaldı. 1937’de kısa süreliğine Marsilya’ya gitti. Babası Mehmet Faik Bey 29 Ekim 1938’de Burgazada’da vefat etti. Babasının ölümünden sonra kışları Kırağı Sokak’taki evinde yazları da Burgazada’da annesiyle geçirdi. 1940 yılında daha önce Kurun Dergisi’nde yayımlanan “Çelme” adlı hikâyesi Varlık’ta yeniden çıkınca, halkı askerlikten soğuttuğu gerekçesiyle hakkında dava açıldı. 1942 yılında kısa bir süre Haber-Akşam Postası’nda muhabir olarak çalıştı. 1945 ortalarında Sait Faik’e siroz teşhisi kondu. 1951’de Doktor Kazım İsmail Gürkan’ın tavsiyesiyle Paris’e gitti. Ancak beş gün kalabildi. Hem iyileşmek istiyor hem de gerekli adımları atmaya yanaşmıyordu. 1953 Mayıs’ında Mark Twain Cemiyeti Şeref Üyeliği’ne seçildi. Bu ödülü kazanan ilk Türk yazar Sait Faik oldu. İlerleyen hastalığı ve ataklar nedeniyle sevinci kısa sürdü. 5 Mayıs 1954’te yemek borusu kanamasıyla hastaneye kaldırıldı, komaya girdi, 11 Mayıs 1954 tarihinde dünyaya gözlerini kapadı. Zincirli Kuyu Mezarlığı’na defnedildi.

Sait Faik Abasıyanık Kitapları

Sait Faik, yazmaya şiir ile başladı, ancak sonra hikâyeye yöneldi, ilk hikâyelerini 1925 yılında lisedeyken Bursa’da yazmaya başladı. Burada “İpekli Mendil” ve “Zemberek” adlı hikâyeleri kaleme aldı. Bu hikâyeler 1934’ten sonra yayınlandı. İlk kitabı Semaver’i 1936 yılında yayınladı. Bu kitabında teknik endişe taşımadan küçük insanların hayatını ele alındığı metinler bulunmaktadır. Bu hikâyelerdeki olaylar genellikle Bursa ve Adapazarı’nda geçmektedir. Metinlerde toplumcu gerçekçiliğin izleri görülmektedir. 1939 yılında Sarnıç, 1940’ta Şahmerdan adlı hikâye kitaplarını yayınladı. 1944 yılında yayınlanan Medarı Maişet Motoru adlı romanı, bir süre sonra toplatıldı. 1948 yılında yayınladığı Lüzumsuz Adam adlı hikâye kitabından itibaren Sait Faik farklı bir anlatım tarzı ve tema ile okurun karşısına çıktı. Kendine ait bir hikâye tarzı oluşturan yazar, dikkatini küçük insanın toplumla olan çatışmaları yerine o insanın basit yaşama tarzına yöneltmeye başladı.

Sait Faik Abasıyanık Öyküleri

Lüzumsuz Adam çizgisinde kaleme aldığı Havada Bulut, Havuz Başı ve Son Kuşlar kitaplarında dikkatini tabiata yöneltti. Alemdağ’da Var Bir Yılan hikâye kitabı ile Sait Faik hikâye çizgisi yeni bir boyut kazandı. Yazar, bu hikâyelerinde bilinçaltındaki dünyasını yansıtmayı amaçladı ve farklı bir anlatım tarzı denedi.

Mahkeme Kapısı adıyla 1956 yılında yayınladığı kitabı adliye muhabirliği yaptığı döneme ait denemelerden oluşmaktadır. Sait Faik’in ayrıca Şimdi Sevişmek Vakti adında bir şiir kitabı da bulunmaktadır.

Babil.com
Tarayıcı ile devam et veya Uygulamada Aç