75 TL ve Üzeri Siparişlerinizde Kargo Bedava!
OKUMA LİSTESİ Bir Topun Peşinde 22 Kişi

Hiçbir spor dalı onun popülerliğine ulaşamadı, hiçbir coğrafyada sokakta top oynamayan çocuk görülmedi. Futbol, bugün akıl almaz paraların döndüğü dev bir endüstri ama hâlâ kitleleri tutkuyla bağlıyor kendine. Üstelik tutkunları yalnızca sokaktaki insan değil; politikacılar, sinemacılar, müzisyenler ve yazarlar da meşin yuvarlağı heyecanla izliyor. Haliyle hacimli bir külliyat var futbol üzerine. Neredeyse futbol kadar heyecan yüklü bu kitaplar edebiyattan, sosyolojiden, felsefeden, tarihten izler taşıyor. Ve her türde olduğu gibi, bu türün içinde de “mutlaka okunması gerekenler” var.

Hazırlayan: Turgay Bakırtaş

10 Ürün Listeleniyor

  • Babil'in Yorumu Gölgede ve Güneşte Futbol

    John Berger, yakın dostu Uruguaylı yazarı şöyle tarif eder: “Galeano bir unutkanlık düşmanı. Suçlarımızı unutturmadığı için ona minnettarız.” Gerçekten de insanlığın ortak hafızası konusunda Eduardo Galeano kadar hassas çok az yazar vardır. Fakat onun tek özelliği bu değil; Galeano aynı zamanda çoğu Güney Amerikalı gibi müthiş bir futbol tutkunuydu. Dünya kupaları tarihinden izlenimlerini yazdığı Gölgede ve Güneşte Futbol, bunun en büyük nişanesi. Her satırından futbol aşkı ve şiirsellik akan bu eser, futbolun kapitalizme teslim olmadığı zamanların en önemli vesikalarından da biri.

  • Babil'in Yorumu Futbol Ateşi

    Futbol Ateşi, görünürde roman formu taşısa da yazarı Nick Hornby’nin bir otobiyografisi aslında. Futbolu, özellikle de Arsenal’i hayatındaki her şeyin önüne koyan İngiliz yazar, ne kör bir holigan gibi yaşıyor bu aşkı, ne de entelektüel görünme çabasıyla zorlama anlamlar yüklüyor ona. Saf bir sevgiyle, “Günün birinde kızımın mezuniyeti gibi önemli bir olay Arsenal maçına denk geldiğinde ne yapacağım” endişesiyle bağlı futbola. Bu bağlılığı başarılı bir edebiyatçının yaratıcı tasvirleriyle okumak isteyenler için nadir bir roman Futbol Ateşi.

  • Babil'in Yorumu Bizim İçin Oyna

    Siyaset, doğası gereği her toplumsal kurumla ilişki içindedir. Fakat bazen bu ilişki, içinde kalınması gereken sınırların dışına çıkar. Böyle zamanlarda hemen her şey siyasetin mücadele alanına dönüşür. Futbol gibi. Genç yaşta aramızdan ayrılan Mehmet Ali Gökaçtı, Türkiye’deki futbol-siyaset ilişkisinin izini sürdüğü ve alanında tek olan bu çalışmasında, 1960’ların kaotik politika ortamından 90’lara uzanan süreçte futbolu kendi amaçları uğruna manipüle etmek isteyenlerin hikâyelerini anlatıyor. Yalnızca futbol adına değil, yakın Türkiye tarihi adına da dikkate değer bir çalışma Bizim İçin Oyna.

  • Babil'in Yorumu Ankara Rüzgarı Gençlerbirliği Tarihi

    Ankara’nın simgelerinden, Türk futbolunun nevi şahsına münhasır renklerinden ve 1923’te kurulmuş olmasıyla tamı tamına Cumhuriyet’le yaşıt bir kulüp Gençlerbirliği. Futbol arenasında büyük sıkıntılar çektiği yıllar kadar oynadığı oyunla göz kamaştırdığı dönemler de oldu kırmızı siyahlıların. Daha çok yakın siyasi tarih çalışmalarıyla tanınsa da sıkı bir futbol ve Gençlerbirliği tutkunu olan Tanıl Bora, kulübün tarihinde öne çıkan birçok isimle konuşarak zenginleştirdiği bu çalışmasıyla futbol kitaplığına değerli bir eser armağan ediyor.

  • Babil'in Yorumu Dördüncü Yıldız: Alman Futbolunun Kendini Yeniden Keşfi ve Dünyayı Fethi

    Almanların futbolda, daha doğru bir deyişle futbol turnuvalarında gösterdiği olağanüstü başarıların Gary Lineker’e söylettiği o meşhur cümleyi bilmeyen yoktur. Almanya, özellikle milli takım düzeyinde gerçekten de tüm dünyanın en korkulan futbol ekollerindedi. Ancak 90’ların başında büyük bir düşüş yaşadı Alman futbolu. On yılı aşan bu durağanlık dönemini geleceği planlayarak geçirdiler ve 2014’te tahtlarını geri aldılar. Gazeteci Raphael Honigstein, işte bu sürecin çarpıcı hikâyesini anlatıyor Dördüncü Yıldız’da.

  • Babil'in Yorumu Adamın Abdalı Kaleci Olur

    Kalecinin yalnızlığı üzerine çok şey yazılıp çizildi bugüne kadar. Takım sporları içerisinde hiçbir mevki, futboldaki kalecilik kadar “yalnızlık” barındırmıyor çünkü. Hata yapma hakkının bulunmadığı bu mevkiin çok büyük isimleri olduğu gibi, ismi parlamayıp yaşadıklarıyla öne çıkan isimleri de var. Fatih Uraz, onlardan biri. Çoğu futbolseverin “İngiltere’den sekiz gol yiyen kaleci” olarak hatırladığı Uraz, futbolun maddi yönüyle değil, barındırdığı insan hikâyeleriyle anıldığı bir dönemin oyuncusu. Adamın Abdalı Kaleci Olur da bu dönemin okuması hayli keyifli bir vesikası.

  • Babil'in Yorumu Mektepliler, Münevverler, Meraklılar

    Trabzon, Anadolu’nun futbolla öne çıkan şehirlerinin başında geliyor kuşkusuz. Kadını erkeği, genci yaşlısı neredeyse tüm Trabzonluların kalbinde yaşayan bir futbol takımı Trabzonspor. 1970’lerden itibaren kazandıkları sayısız başarı, bu tutkunun bir sevdadan ibaret olmadığını, yeteneğin de bu topraklarda kol gezdiğini gösteriyor. Peki, 1967’de kurulan Trabzonspor’dan öncesinde ne var? Şehrin futbol tutkusu nereden geliyor? Sevecen Tunç, işte bu dönemi bir tarihçi titizliğiyle araştırarak çok özel bir kitap çıkardı ortaya; yalnızca Trabzonsporluların değil, tüm futbolseverlerin keyifle okuyacağı bir kitap.

  • Babil'in Yorumu Futbol Asla Sadece Futbol Değildir

    Futbol Asla Sadece Futbol Değildir, yayınlandığı 1994 yılında öyle ses getirdi ve o günden bugüne o kadar dikkat çekti ki, ismi bir özdeyişe, bir slogana dönüştü. Simon Kuper’in dokuz ayda yirminin üzerinde ülke gezip kulüp başkanlarıyla, hocalarla, futbolcularla, taraftarlarla, siyasetçilerle, hatta mafya babalarıyla görüşerek kaleme aldığı kitap, futbolun yeşil sahalardan ibaret olmadığını, siyasi ve kültürel etkileşiminin tahmin edilenin çok ötesinde olduğunu ortaya koydu. Bu da onu “mutlaka okunması gereken” kitaplardan biri haline getirdi.

  • Babil'in Yorumu Liverpool FC

    İngiliz gazeteci ve futbol tarihçisi Jonathan Wilson, futbol kültürünün yazı dünyasındaki en nitelikli isimlerinden. Liverpool ise köklü tarihi ve unutulmaz başarılarıyla yalnızca İngiltere’nin değil, dünyanın en önemli kulüplerinden biri. Bu ikisini bir araya getiren Liverpool FC: 10 Maçta Efsanenin Anatomisi, İngiliz kulübünün tarihsel seyrine yön verdiğine inanılan 10 maç üzerinden 130 yıllık bir tarihi anlatıyor. Akıllara gelen ilk sorunun cevabı ise evet, İstanbul’da oynanan Şampiyonlar Ligi finali de o 10 maçtan biri!

  • Babil'in Yorumu Futbol Düşünürken Aslında Ne Düşünürüz?

    Türk okuru, Fransız felsefe profesörü Simon Critchley’yi toplum, bellek, siyaset, intihar gibi konularda yazdığı kitaplarla tanıyor daha çok. Popüler kültüre de ilgisiz olmayan yazarın futbol hakkında bir kitap kaleme alması ise başta biraz tuhaf karşılandı. Konusu sebebiyle değil, felsefenin bugüne kadar futbolu pek de dikkate almaması yüzünden. Critchley, Futbol Düşünürken Aslında Ne Düşünürüz? ile felsefi bakışın futbola da yönelebileceğini ortaya koymakla yetinmeyip, felsefenin sağlamasının futbolla yapılabileceğini iddia ediyor.

Babil.com