75 TL ve Üzeri Siparişlerinizde Kargo Bedava!
OKUMA LİSTESİ Kadın Kadının Yurdudur

Birkaç yüzyıldır süren kadın hareketleri, kadının kadından daha iyi bir sığınağı olmadığını gösterdi. Geçmişte yaşanan ve bugün de yaşanmaya devam eden onca şeyden sonra; ötekileştirilen, toplumsal baskılara maruz kalan, tacize, cinsel istismara, şiddete uğrayan her kadını ancak bir başka kadının tam olarak anlayabileceğini gördük. Türk ve dünya edebiyatından pek çok yazar, bu “kızkardeşliği” anlatan romanlar, öyküler, şiirler yazdı. Aralarından en dikkat çekici 12 tanesini sizin için seçtik.

Hazırlayan: Gökçe Özder

12 Ürün Listeleniyor

  • Babil'in Yorumu Sula

    Kadın olmak, öteki olmaktır. Siyahi bir kadın olmak ise iki kere öteki olmaktır. 1993 yılında “Nobel edebiyat ödülü sahibi ilk Afrika kökenli Amerikalı” unvanını alan Toni Morrison, diğer romanlarında olduğu gibi Sula’da da ırkçılığın, ayrımcılığın, ötekileştirmenin yıkıcılığını hiçbir biçimde duygu sömürüsü yapmadan anlatıyor. Sula, Afrika kaynaklı halk hikâyelerinin, inanışların etkisinde, okurken önyargıları sorgulatan, bir yönüyle büyülü gerçekçi bir roman.

  • Babil'in Yorumu Bir Zamanlar Hayat Bizimdi

    Yolu bir kitapçıda kesişen, biri genç diğeri yaşlı iki kadının romanı Bir Zamanlar Hayat Bizimdi. Yıkıcı İspanya İç Savaşı’nın gölgesinde hayata tutunmaya, yaşamaya değecek bir şeyler bulmaya çalışan küçük insanların sürükleyici öyküsünü anlatan İspanyol yazar Marian Izauggire’nin de Türkçeye çevrilen tek kitabı. Roman içinde roman barındırması, edebiyata ve kitaplara övgüler barındırması bakımından okumayı seven herkesi içine alan, duygusu yoğun bir anlatı.

  • Babil'in Yorumu Buz Sarayı

    İskandinav edebiyatı, tıpkı içinden çıktığı ülkeler gibi yeşil, yabani ve uzak ormanları andırıyor uzaktan bakınca. Yaklaştığınızda ise aslında ne kadar sıcak ve yoğun olduğunu görüyorsunuz. Norveçli yazar Tarjei Vesaas’ın, Melih Cevdet Anday’a ödül de getiren şairane çevirisiyle Türkçeye kazandırılan Buz Sarayı, okurda böylesi bir tat bırakıyor işte. Bitmeyen bir Norveç kışında, iki kız çocuğunun dostluğun tanımını yeniden yaptığı bu roman, İskandinav edebiyatıyla tanışmak isteyenler için harika bir seçim.

  • Babil'in Yorumu Biz Hep Şatoda Yaşadık

    Uzun yıllardır yaşadıkları kasabada herkesten uzak duran, kimseyle iletişime geçmeyen ve kocaman malikânelerinden neredeyse hiç çıkmayan iki genç kız kardeş ile kötürüm amcalarını bu yaşama sürükleyen gerçek ne olabilir? Amerikan gotiğinin ünlü ismi Shirley Jackson, duygu ve alt metin dolu romanlarıyla gotiğin tek derdinin okuru heyecanlandırmak olmadığını ispatlıyor. Küçük kız kardeş Mericat’in ağzından yazılan romanda parçalar giderek birleşiyor ve sonunda tüm sırlar açığa çıkıyor. O andan sonra okur, eski okur olabilecek mi? Cevabı Biz Hep Şatoda Yaşadık’ta gizli.

  • Babil'in Yorumu Ankara, Mon Amour!

    Geçmişin, tıpkı şimdi gibi güzel anılar kadar acı dolu hikâyelerle de kuşatıldığını bilsek de eskiye özlem duymaktan, dünün bugünden iyi olduğunu sanmaktan vazgeçmiyoruz. Şükran Yiğit’in Ankara, Mon Amour’u belki de bu yüzden; çocukluğa, 70’ler Ankara’sına, mahalle samimiyetine, geçmiş güzel günlere bir pencere açtığı için okuyanları hemen içine çekiyor. Hayatı Ankara’yla kesişenlere birkaç kez, kesişmeyenlere ise en azından bir defa tanıdık gelecek hikâyelerle dolu bir roman Ankara, Mon Amour.

  • Babil'in Yorumu Yaşayan Ölü

    Dünyevi aşk mı ilahi aşk mı? Tasavvuf yolundakilerin en temel meselelerinden biridir bu. Eserlerinde tasavvufi öğelere sıkça yer veren Samiha Ayverdi, Yaşayan Ölü’de de bu ikilemi en somut hâliyle ele alıyor. Çocukluk arkadaşı iki kadının değişen hayatlarını mektuplaşma yoluyla sorgulamaları şeklinde başlayan roman, giderek Leyla’nın hatıra defterine, içsel hesaplaşmalarının dökümüne dönüşüyor. Yaşayan Ölü, tezli bir roman olsa da okuyanlara parmak sallamayan, etkileyici bir anlatı.

  • Babil'in Yorumu Benim Olağanüstü Akıllı Arkadaşım

    Elena Ferrante müstear adıyla yazdığı romanlarıyla tüm dünyada olay yaratan gizemli yazarın 2011’de yayımlanan Napoli Romanları serisinin ilk romanı Benim Olağanüstü Akıllı Arkadaşım. Napoli’nin kenar mahallelerinde doğan Lina ile Lenu’nun çocukluktan yaşlılığa uzanan duygu değişimleri dolu hikâyesinin de başlangıcı bu roman. Otobiyografik yönleri olduğu için fazlasıyla gerçek, roman kurgusuyla anlatıldığı için de oldukça sürükleyici ve etkileyici olan bu seri, modern İtalyan edebiyatının dünyaya armağan ettiği bir başyapıt.

  • Babil'in Yorumu Korsan Çıkmazı

    Kusursuz Türkçesi ve anlattığı kadın hikâyelerinin sahiciliğiyle yazdıkları hiç eskimeyen bir isim Nezihe Meriç. 1950’lerde dergilerde yayımlanan öyküleriyle de Türkçe öyküde kadınların varlığını sağlamlaştıran bir isim aynı zamanda. Meriç, 1961’de yayımlanan Korsan Çıkmazı’nda Cumhuriyet rejiminin yetiştirdiği ideallerle kuşatılan iki kız çocuğunun büyüme hikâyesini kahramanlarının tam kalbinden sunuyor. Farklı bakış açılarından anlatılan; sıcak, samimi ve okura hiç bitmesin dedirten bir roman Korsan Çıkmazı.

  • Babil'in Yorumu Felsefe-i Zenan

    Evlilik bir tercih midir, yoksa toplumun dayattığı bir zorunluluk mu? Bundan tam yüz elli sene evvel bu sorunun peşine takılan Ahmet Mithat Efendi, evlenmemeyi tercih ederek yaşadıkları zamana meydan okuyan iki kadını anlatıyor Felsefe-i Zenan’da. Kardeş gibi büyüyen Akile ile Zekiye’nin hikâyesi, “Hace-i Evvel” (ilk öğretmen) sıfatıyla anılan Ahmet Mithat Efendi’nin elinde, mektuplaşma formunda ilerleyen ve kadınlarla alakalı konuları tartışan şaşırtıcı, incelikli bir felsefe sohbetine dönüşüyor.

  • Babil'in Yorumu Handan

    Yeryüzünde yeni bir hikâye yoktur derler. Acılar da sevinçler de hayal kırıklıkları da binlerce yıldır neredeyse hiç değişmeden yaşanır, yaşandığı gibi de anlatılır. Halide Edip Adıvar’ın en ünlü eserlerinden Handan, işte bu sebeple okuru kurgusuyla değil, duygusuyla yakalıyor. Türk edebiyatında mektup-romanın ilk ve en etkileyici örneklerinden biri olan Handan’ın sayfalarına, yazarının ilk evliliğinin sona ermesine neden olan hayal kırıklığı duygusunun sindiğini görmek de zor değil.

  • Babil'in Yorumu İki Genç Kızın Romanı

    Gençlik, aşırılıklar çağı… İnsanın istediği her şeyi yapabileceğine inandığı çılgın ve enerjik yaşlar. Daha çok köşe yazarlığıyla tanınan Perihan Mağden, İki Genç Kızın Romanı’nda bu hareketli dönemin peşine takılıyor. Âdeta bir gençlik romanı yazarcasına akıcı, heyecanlı olaylar yaratarak Handan ile Behiye’nin  iç dünyalarına odaklanıyor. Yayımlandığında büyük olay yaratan, peşi sıra filme de uyarlanan roman, okurlarına dostluğun “dibine kadar” yaşandığı gençlik döneminin heyecanını hissettiriyor.

  • Babil'in Yorumu Dans Zamanı

    Tıpkı kendisinin küçükken dansçı olmayı hayal ettiği gibi dansa tutkuyla bağlı iki kız çocuğunun hikâyesini anlatıyor Dans Zamanı ile Zadie Smith. Henüz 25 yaşındayken yayımladığı İnci Gibi Dişler romanıyla kısa zamanda dünya çapında bir üne sahip olan, anne tarafından Jamaika kökenli İngiliz yazar Zadie Smith, Ferrante’nin Napoli Romanlarını andıran bir kız kardeşlik öyküsü sunuyor. Londra’nın kenar mahallelerinden birinde başlayan iki “aynı” hayat, yıllar geçtikçe nasıl farklılaşacak? Dans Zamanı biraz da bu değişimin öyküsü.

Babil.com