75 TL ve Üzeri Siparişlerinizde Kargo Bedava!
OKUMA LİSTESİ Şairin Elinde

Şair bir dil işçisidir. Dili işler ve onun kıymetini anlayacaklar için bir hâle sokar. Belki de bu nedenle şairlerin çevirdiği metinler bize çok daha çekici, çok daha okunması gereken metinler gibi gelir. Ne de olsa hamura kendi elmas tozundan katacak, bizi büyülemenin bir yolunu bulacaktır şair. Neredeyse bütün edebiyat tarihimiz boyunca şairler şiir çevirip şiirden etkilendiler. Yalnızca şiir çevirmekle kalmayıp düz yazı alanında da hatırı sayılır bir etki oluşturdular. Hatta bazı çeviriler, yazarını aşarak çevirmeniyle anılır hale geldi. Çeviri edebiyatın köşe taşlarından olan bu kitaplar, hep olduğu gibi, kütüphaneleri zenginleştirmeye devam ediyor.

Hazırlayan: Nergihan Yeşilyurt

9 Ürün Listeleniyor

  • Babil'in Yorumu Dünya Nimeti

    Basit bir adamın bir balta ve bir sabanla çıktığı kutsal bir savaş; savaşların en eskisi ve daha önce hiçbir kalemin tasvir etmediği bir savaş bu: Toprakla savaş! Türkçeye ilk olarak Behçet Necatigil’in kazandırdığı Knut Hamsun, kendisine Nobel Edebiyat Ödülü de kazandıran Dünya Nimeti’nde Çiftçi Isaac’in bir bataklığı kurutup büyük bir çiftlik haline getirmesinin, orada bir aile kurmasının ve kendinden sonra gelen kuşakların hikâyesini anlatıyor. Ve böylece insanın azim, irade kararlılık ve emekle neler yapabileceğini gösteriyor.

  • Babil'in Yorumu Yeşil Papa

    Nobel ödüllü Asturias, ülkesi Guatemala’nın emperyalizm karşısında yaşadıklarını anlatıyor Yeşil Papa’da. Yazarın Muz Üçlemesi serisinin ikinci cildi olan ve iki bölümden oluşan romanın ilk bölümü, ülke topraklarını muz üretimi için ele geçiren ABD şirketinin temsilcisi “Yeşil Papa”nın nasıl ortaya çıktığını, toprakları nasıl ele geçirdiğini anlatıyor. İkinci bölümde ise kasırganın vurduğu Guatemala’dan insan manzaraları resmediliyor. Ülkesinin deneyimleri üzerinden sert bir emperyalizm eleştirisi yapan, büyülü gerçekçilik akımının öncülerinden Asturias’ın Yeşil Papa’sını dilimize şair Cemal Süreya kazandırdı.

  • Babil'in Yorumu Fotokopiler

    John Berger. Ressam, yazar, sanat eleştirmeni. Fotokopiler, onun hayat resminin hayal meyal hikâyelerinden oluşan bir kitap. 29 başlıktan oluşan kitabın her bölümünde yazarın bir anısına, bir arkadaşlık hikâyesine, Berger’e dair biyografik kırıntılara rastlıyoruz. Bir yabancıya uydurduğu masallarda yaşayan Kathleen’i, hayatının son göçünü Le Corbusier’nin tasarladığı evden yapan André’yi, bütün kısraklarına aynı adı veren Théophile’i ve anlaşılmaz biçimde akıcı resimleriyle Abidin Dino’yu… Hayatının çeşitli dönemlerindeki Berger’lere Cevat Çapan’ın incelikli çevirisiyle tanık oluyoruz.

  • Babil'in Yorumu Kadınsız Erkekler Bütün Eserleri 4

    Kadınsız Erkekler, Hemingway’in gençlik yapıtlarının en önemlilerinden. On dört öyküden oluşan kitap, daha sonra yazacağı kitapların nüvelerini de barındırıyor: Savaşın yarattığı acılar, erkek kadın ilişkileri, spor ve sportmenlik gibi. Kitapta pek çok figür var: Faşistlere karşı savaşan devrimciler, boğa güreşçileri, boksörler, avcılar... Hepsi yalnız, ancak yalnızlığında içe dönük değiller; neredeyse dünyayı ayağa kaldırıyorlar. Kendine has keskin ve vurucu dilini ilk öykülerinden itibaren gösteren Hemingway’in Kadınsız Erkekler’ini Ülkü Tamer’in incelikli çevirisinden okuyoruz.

  • Babil'in Yorumu Buz Sarayı

    İskandinav edebiyatı, tıpkı içinden çıktığı ülkeler gibi yeşil, yabani ve uzak ormanları andırıyor uzaktan bakınca. Yaklaştığınızda ise aslında ne kadar sıcak ve yoğun olduğunu görüyorsunuz. Norveçli yazar Tarjei Vesaas’ın, Melih Cevdet Anday’a ödül de getiren şairane çevirisiyle Türkçeye kazandırılan Buz Sarayı, okurda böylesi bir tat bırakıyor işte. Bitmeyen bir Norveç kışında, iki kız çocuğunun dostluğun tanımını yeniden yaptığı bu roman, İskandinav edebiyatıyla tanışmak isteyenler için harika bir seçim.

  • Babil'in Yorumu Üç Hikaye

    Gogol’ün Üç Hikâye’si, ilk kez 1945’te Orhan Veli ve Erol Güney tarafından Türk okuruyla buluşturuldu. “25 Mart’ta Petersburg’da son derece tuhaf bir hadise oldu” cümlesiyle açılan “Burun”, kaybolan burnunun peşinden Petersburg sokaklarını arşınlayan bir adamın hikâyesi, absürt bir başyapıt. “Fayton”, bir süvari alayının gelişinin değiştirdiği bir kasabada yaşananları konu edinen bir hiciv. Bugün okurlar tarafından “Palto” adıyla bilinen ve pek çok yazarı etkilemiş olan “Kaput”ta ise, küçük memur Akakiy Akakiyeviç’in hem komik hem hüzünlü hikâyesine tanık oluyoruz.

  • Babil'in Yorumu Yaşanmış Hikayeler

    Maksim Gorki, ilk öykülerini 1890’lı yıllarda kaleme almaya başladı. Henüz yirmili yaşlarda yazdığı bu öykülerle büyük bir şöhrete kavuştu; hatta dönemin çok büyük edebiyatçılarıyla kıyaslandı. Gorki, daha sonra bu ilk dönem öykülerini 1898 yılında Eskizler ve Hikâyeler başlığı altında kitaplaştırdı. Yaşanmış Hikâyeler kitabındaki öyküler, işte bu kitaplardan Ataol Behramoğlu tarafından seçilerek çevrildi. Genellikle Rusya'nın ayak takımını konu alan hikâyelerinde açlık ve kıtlık arka planında insan sevgisi ve özgürlük tutkusunu sürükleyici bir dille işleyen Gorki'yi Behramoğlu'nun tertemiz Türkçesinden, incelikli çevirisinden okumak bir ayrıcalık şüphesiz.

  • Babil'in Yorumu Bir Kapı Ya Açık Durmalı Ya Kapalı

    Alfred de Musset bir şair, bir romantik ve bir gözlemciydi. Onun gibi bir şairin oyununu da yine şairler Türkçeye çevirebilirdi. Oktay Rıfat ve Orhan Veli’nin birlikte Türkçeleştirdiği Bir Kapı Ya Açık Durmalı Ya Kapalı, ilk kez 1845’te Paris’te yayınlandı, yaklaşık üç yıl sonra da sahneye kondu. Kadın-erkek ilişkilerindeki çekişme ve çelişkileri mizahi bir dille ve zekice göndermelerle anlatan oyun, esas itibariyle aşkı ele alıyor. Türk şiirinin iki usta isminin dokunduğu bu keyifli aşk hikâyesi, gerçek bir edebiyat klasiği.

Babil.com