95 TL ve Üzeri Siparişlerinizde Kargo Bedava!
OKUMA LİSTESİ Tarih Ayrıntıda Gizlidir

Tarih yalnızca krallardan, imparatorluklardan, komutanlardan, savaşlardan mı ibarettir? Sıradan bir din adamı, basit görünen bir icat, bir baharatın yolculuğu veya bir insan davranışının gelişim süreci tarihin konusu olamaz mı? Özellikle Annales Okulu’nun etkisiyle 20. yüzyılda öne çıkan ve “mikro tarih” olarak adlandırılan tarih yaklaşımı bu soruların sosyal bilimler alanında daha sık sorulmasına neden oldu. Verilen cevap ne olursa olsun şu bir gerçek ki bu anlayışla ortaya çıkarılan çalışmalar birçok konuda günümüz insanına yeni perspektifler kazandırdı. Bütünden ziyade ayrıntılara odaklanan bu çalışmaların dikkate değer örneklerinden bir kısmını sizin için derledik.

15 Ürün Listeleniyor

  • Babil'in Yorumu Kim Var İmiş Biz Burada Yoğ İken

    Osmanlı döneminde yaşamış bir yeniçeri, bir tüccar, bir derviş ve bir kadının birbirinden bağımsız zihniyet analizlerini yapmak mümkün olabilir mi? Günümüzün en önemli Osmanlı tarihçilerinden Cemal Kafadar, arşiv ve yazma kütüphanelerinde karşılaştığı 16. ve 17. yüzyıllara ait kaynaklara dayanarak bu zor işe girişiyor ve dört ayrı insan üzerinden tarihi bir okuma gerçekleştiriyor Kim Var İmiş Biz Burada Yoğ İken’de. Böylece, geçmişte yaşayan sıradan insanların tecrübelerinin de anılmaya ve anlaşılmaya değer olduğunu vurgulayarak tarihe dair kalıplaşmış ezberlerin sorgulanmasına imkân sağlıyor.

    ...daha fazla
  • Babil'in Yorumu Mektup

    Günümüzde bir nostalji öğesine dönüşmüş olsa da mektubun ve mektuplaşmanın insanlık tarihinde önemli bir yeri var. İletişimin, siyasetin, kültürün ve edebiyatın hemen her alanını derinden etkilemiş olan mektup, bu yönüyle büyük bir ilgiyi hak etse de hakkında yapılan araştırmaların yeterli olduğunu söylemek zor. İngiliz tarihçi ve yazar Simon Garfield, bu eksikliği bir nebze olsun gidermek adına giriştiği araştırmaları son derece renkli ve okuması keyifli bir kitapla taçlandırdı: Mektup - Yazışmanın Hayli İlginç Tarihi. Antik Roma’dan günümüzün e-postalarına kadar çok sayıdan mektup örneği üzerinden mektupların hayatı nasıl yansıttığını, dahası nasıl kurduğunu okuyucuya gösteren Garfield, böylece tarihe ilgi duymayanların bile zevkle okuyacağı bir eser kazandırdı kitap dünyasına.

    ...daha fazla
  • Babil'in Yorumu Kadı ve Günlüğü

    Osmanlı döneminde, özellikle de Tanzimat’tan önce kendini hikâyelerini anlatan isimlere pek az rastlanıyor. 18. yüzyılda yaşamış Telhisî Mustafa Efendi’nin günlüğü, hem bu açıdan hem de bir kadının gündelik hayatı hakkında sağladığı verilerle oldukça değerli. Tarihçi Selim Karahasanoğlu, bu önemli günlüğü sadece içeriği bakımından değil, içermediği, sessiz kaldığı şeyler üzerinden de analiz ederek metni daha da zengin hale getiriyor Kadı ve Günlüğü’nde.

    ...daha fazla
  • Babil'in Yorumu Ortaçağ Avrupa’sında Cadılar ve Cadı Avı

    Cadılık, günümüzde çoğunlukla popüler kültüre malzeme edilmiş bir kavram olsa da korkutucu bir yanı var hâlâ. Bu korkunun kökenine inildiğinde, bir kısmı vahşet ve şiddetle yazılmış Ortaçağ Avrupa’sı tarihi çıkıyor karşımıza. Çoğunluğu kadın on binlerce insanın ölümüyle sonuçlanan kanlı bir süreci konu edinen Ortaçağ Avrupa’sında Cadılar ve Cadı Avı bu meseleye eğilerek yaklaşık üç asır süren insanlık dışı uygulamaların merkezine doğru uzun bir yolculuğa çıkarıyor okurunu. “Yok edici ve doğaüstü güçlere sahip, yalnızca felaket getiren varlıklar” olarak tanımlanan cadılara karşı girişilen insanlık dışı sorgulamaları, vahşi deney ve katliamları konu edinen Haydar Akın, yoğun bir emek mahsülü olan eserinde tarihin bu karanlık sayfalarına ışık tutarak oldukça çarpıcı, söz konusu dönemi tüm yönleriyle ele alan kaynak bir eser koyuyor ortaya.

    ...daha fazla
  • Babil'in Yorumu Türkiye'de Yeni Hayat

    Türkiye’nin toplumsal kodlarındaki değişim Cumhuriyetin kurulmasıyla başlamadı. Batıya dönük fakat kendine özgü bir yenileşme hareketi başlatmak 18. yüzyıl sonlarında da güçlü bir arzuydu. Özellikle 1908’den sonra hız kazanan, 1923’te yaygılaşma adına en uygun zemini bulan Türk modernleşmesi, bireyselleşmeyle Batı’dakinden çok farklı biçimde karşılaşan bir halk için elbette sancılı oldu. Türkiye’de Yeni Hayat işte bu döneme odaklanıyor. Zafer Toprak, erkek berberliği yapan kadınlardan çılgın dans yarışmalarına uzanan bir yelpazede “yeni hayatın” nasıl inşa edildiğini anlatıyor.

    ...daha fazla
  • Babil'in Yorumu Sifon

    W. Hodding Carter, gündelik hayatın akışında pek de aklımıza gelmeyen şeylerden birini markaja alıyor Sifon’da; su kanallarının tarihine, mekaniğine ve coğrafyadan coğrafyaya, zamandan zamana değişip dönüşen hüviyetine dair etraflı bir çalışma yapıyor. “Su medeniyettir” dediğimiz yerde medeniyetin ilk halkasının röntgeninin çekildiği, tesisatçıların insanlık tarihi içindeki görünmeyen rolünü açık eden, ilginç ve okurunu sıradan görünen şeylere farklı gözle bakmaya teşvik eden bir kitap Sifon.

    ...daha fazla
  • Babil'in Yorumu Tekkede Zaman

    Üsküdar’da bir tekke, 19. yüzyılda bir şeyh efendi… Başta tasavvuf tarihine ait bir çalışma intibaı uyandıran Tekkede Zaman, içeriğiyle bundan çok daha fazlasını karşılıyor. Sandıkçılar Dergâhı’ndaki gündelik faaliyetlerden bir Osmanlı memuru olan şeyh efendinin siyaset anlayışına kadar detaylı bir monografi ortaya koyan çalışma, ele aldığı dönemin gündelik yaşamına ve devlet-tarikat ilişkilerine dair çok değerli bilgiler sunuyor okuruna. Temel aldığı yazma eserin ortaya çıkmasında pek çok tesadüfün katkısı bulunan Muharrem Varol imzalı kitap, imparatorluktan cumhuriyete geçişin yankılarını göstermesi bakımından da özel bir ilgiyi hak ediyor.

    ...daha fazla
  • Babil'in Yorumu

    İnsanoğlunun icat ettiği en basit ve dâhiyane araçlardan biri sayılan bisikletin tarihi sanılanın aksine çok eskiye dayanmıyor: İnsanlık, bisiklete binmek için tekerleğin icadından sonra yaklaşık beş bin yıl bekledi. Eski bir profesyonel bisikletçi olan Michael Hutchinson’a göre, bisikletin icadına giden yolu 19. yüzyılın ilk çeyreğinde Endonezya’daki Tambora Dağı’nın patlaması açtı. Volkan patlaması o kadar şiddetli olmuş ki sadece bölgenin değil, Avrupa’nın bile iklimini etkilemiş. Bisikletin ilk mucitlerinden birinin yaşanan kıtlık sebebiyle atlarına yem bulmakta zorluk çeken Alman bir ormancı olması şaşırtıcı değil bu yüzden. Hutchinson, kendi tecrübelerini de yansıttığı Bisikletçiler’de 200 yıllık süreç içerisinde ihtiyaç kategorisinden spora ve hobiye dönüşen bisikletin tarihini o kadar rahat bir üslupla anlatıyor ki okuyucusunu ülkeden ülkeye ve hatta kıtadan kıtaya sele üzerinde keyifli bir yolculuğa çıkarıyor.

    ...daha fazla
  • Babil'in Yorumu Büyük Kedi Katliamı

    Tarih bir disiplin olarak yerinde saymış olsaydı, “büyük” insanların hikâyelerine sıkışıp kalacaktı. Fakat dönemlerin ruhunu yakalayabilmek için sıradan insanın zihni dünyasına girmenin elzem olduğu da Annales Okulu’yla birlikte tartışılmaz biçimde ortaya kondu. Büyük Kedi Katliamı, bu okulun açtığı yoldan ilerleyen Robert Darnton’u hakkı olan üne kavuşturan bir klasik. Çocuklara anlatılan masalların hiç de bu amaca sahip bir gelenek tarafından vücuda getirilmediğinden, 18. yüzyıl Fransa’sının matbaa işçileri arasında kedileri katletmenin neden bir eğlence anlayışına dönüştüğünden, entelektüellerin teftişinden sorumlu bir polisin tuttuğu notların dönemin edebiyatına dair neler söyleyebileceğinden bahsediyor Darnton. Büyük Kedi Katliamı, antropolojinin tarihin imkânlarını ne denli genişletebileceğini gösterirken, sıradan insanın gündelik yaşam pratikleri üzerinden bir zihniyetin tarihi peşinde keyifle sürüklüyor okurunu.

    ...daha fazla
  • Babil'in Yorumu Osmanlı Kadın Telefon Memureleri (1913-1923)

    “Geç Osmanlı devrinde kadınlar çalışma hayatında ne kadar yer bulabiliyordu” sorusuna cevap arayan bir araştırmanın ürünü Osmanlı Kadın Telefon Memureleri (1913-1923). 1913’te, İstanbul Telefon Şirketi’nde santral memureliği ilanıyla başlayan Müslüman kadınların işe alınma mücadelesini aktaran Yavuz Selim Karakışla, 20. yüzyılın başlarında Osmanlı’daki işe alım politikalarını Ayşe Bedra Osman Hanım ve arkadaşları üzerinden analiz ederek, kadınların çalışma hayatına dair önemli bir kaynak sunuyor. Kitap, büyük tarihi anlatı içerisinde kaybolması muhtemel küçük bir olay üzerinden sunduğu geniş panoramayla günden güne değer kazanan mikro tarih çalışmalarına da ciddi bir katkı sağlıyor.

    ...daha fazla
  • Babil'in Yorumu Ahlak Oyunları 1540 - 1541 Osmanlı’da Ayntab Mahkemesi ve Toplumsal Cinsiyet

    Kurumsallaşmış hukuk sistemiyle öne çıkan Kanuni dönemindeki bir mahkemenin kayıtları bize neler anlatır? Leslie Peirce, yoğun ve detaylı bir araştırmanın ürünü olan Ahlak Oyunları’nda, Ayntab Mahkemesi’nin bir yıllık tutanaklarından hareketle dört sıradan insanın adaletle ilişkisini ortaya çıkarıyor. Bu sayede dönemin adalet anlayışına ve toplumsal cinsiyet algısına dair esaslı bir okuma gerçekleştiren yazar, aynı zamanda küçük bir yörenin Osmanlı hukuk sistemiyle ilişkisini, üst tabakadan insanlara şedit yaklaşan mahkemelerin sıradan insanları kazanma çabasını gözler önüne seriyor.

    ...daha fazla
  • Babil'in Yorumu Romans Karnavalı Mumlar Bayramı’ndan Küller Çarşambası’na 1579-1580

    Bir yandan din savaşlarının, bir yandan baskıcı devlet düzeninin, bir yandan da yaşamı giderek zorlaştıran ekonomik koşulların günden güne sıkboğaz ettiği Romans halkı, 1579-1580 yıllarında düzenlenen bir karnaval esnasında daha fazla dayanamayarak isyan eder. Bu isyan sonucunda Fransa tarihinin en kanlı olaylarından biri yaşanır ve karnaval ağır bir katliamla sonuçlanır. Annales Okulu’nun önemli isimlerinden Emmanuel Le Roy Ladurie, Romans Karnavalı - Mumlar Bayramı’ndan Küller Çarşambası’na başlıklı çalışmasında bu olayı mercek altına alıyor. Yaklaşık iki hafta süren olayları mercek altına alarak dönemin sosyal, siyasal, ekonomik ve kültürel panoramasını çıkaran Fransız tarihçi, böylece mikro tarih çalışmaları alanında başyapıt kabul edilen bir kitaba imza atıyor.

    ...daha fazla
  • Babil'in Yorumu Okumanın Tarihi

    Arjantinli yazar, çevirmen ve editör Alberto Manguel, okumak üzerine en çok yazan isimlerin başında geliyor. Bunda şüphesiz büyük usta Jorge Luis Borges’le uzun yıllar süren yakın ilişkisinin de payı var. Manguel, birçok kitabında olduğu gibi Okumanın Tarihi’nde de en sevdiği işi yapıyor ve okuma biçimlerinden, okurluk hallerinden, kitaplardan bahsediyor. Okumanın Tarihi, hakkında konuştuğu dünyanın sonsuz renkliliğini üslubuna da yansıtmayı başaran ve bu sayede dünya çapında ilgi gören Manguel’le henüz tanışmamış olanlar için iyi bir başlangıç noktası.

    ...daha fazla
  • Babil'in Yorumu Peynir ve Kurtlar

    16. yüzyılda yaşamış İtalyan bir marangoz ve çiftçi olan Menocchio, döneminin belli başlı felsefe ve tarih kitaplarının yanında Kur’an da dâhil olmak üzere tüm kutsal kitapları okuduktan sonra yaşamın ve evrenin varoluşuna dair bir kuram koyar ortaya. Yaşadığı köyün yöneticisi olan Menocchio, kuramının Hıristiyanlık adına “sapkın” bulunmasıyla birkaç kez yargılanır ve nihayetinde idam cezası alır. Carlo Ginzburg, sapkın ilan edilen görüşlerine rağmen halk tarafından tekrar yönetici seçilen Menocchio’nun engizisyon zabıtlarındaki savunmalarından yola çıkarak yazdığı Peynir ve Kurtlar’da, halkın muktedirler karşısındaki tavrını polisiyeleri andıran heyecanlı bir kurguyla ortaya koyarken, mikro tarih olarak adlandırılan alanın da başyapıtlarından birine imza atıyor.

    ...daha fazla
  • Babil'in Yorumu Kendine Ait Bir Roma

    Kendine Ait Bir Roma, Osmanlı tarihçiliğinin önde gelen isimlerinden Cemal Kafadar’ın Rumi kimliğine olan merakı sonucunda ortaya çıkmış bir çalışma. Kafadar, Osmanlı tarihinde sıkça karşılaşılan ve kilit bir role sahip Rumi kavramının “farklı unsurları ‘biz’ olarak bir arada tuttuğunu” belirtiyor kitabında. Bununla birlikte, elde ettiği tarihsel bulgular ışığında Rumi kimliğinin tarihini yer ve aidiyet kavramları üzerinden ele alarak Osmanlı’nın “biz” ve “başkaları” algısını açığa çıkarmayı hedefliyor.

    ...daha fazla
Babil.com
Tarayıcı ile devam et veya Uygulamada Aç