İnsanlar konuşarak, İletişim Kurarlar. Telefonla konuşup, Mektupla yazışırlar. Radyolar, gazeteler, Televizyon yayınları; Dünyanın her yerinden, Bize haber verirler. Ünlü oldun gülperi, Bir haber sayesinde.
Korkuluk Gülperi, Tarlada tek başına yaşar, Kollarını kaldırıp, Kargaları kovalar. Gülperi, Gülperi, Tarlada tek başına şaşar, Akşamları güneş batar, Kuşlar evine koşar, Gece olur, ay doğar, Parlak yıldızlar çıkar.
Gücü vardır rüzgarın, Suların gücü vardır, Eser rüzgâr çevirir, Değirmenin kanadını, Elektrik üretir. Akar sular çevirir, Değirmenin çarkını, Öğütür buğdayları. Güneş bizi ısıtır. Canlılara hayat verir.
Doğum günü en mutlu gün, Herkes ister böyle bir gün, Armağanlar, pastalar, Oyuncaklar, oyunlar, Paylaşılır neşeyle... Anne, baba, çocuklar, Teyze, amca, dayı, hala, Dede, nine, torunlar; Gelirler bir araya, Mutluluğu paylaşırlar.
Bayram, tatil günleri, Biz gezmeye gideriz. Yolculuk yapmak için, Taşıtlara bineriz. Otobüs, kamyon, taksi, Kara taşıtlarıdır. Raylardaki trenler, Bizi uzağa taşır.
Bitkiler ve hayvanlar, Bize çok yararlıdır. Hepsinin bir işi var, Hepsi de çok çalışır. Arılar bal yaparlar, Tavuklar yumurtlarlar. Sarı inek süt verir, Koyunlar yünlerini. Buğdaydan ekmek olur, Sebzelerden yemekler.
Bu dünyada işi vardır herkesin, Her işin de bir önemi. Çalışıp bir şeyler üretir herkes, Gücüne ve yeteneğine göre. Korkuluğun işi ne? İşi ne, işi ne, Korkuluk Gülperi'nin? Gülperi'nin işi ne? Marangoz masa yapar, Duvarcı duvar örer, Dikiş diker terziler. Korkuluğun işi ne?
Biz bugün okula gittik. Okulu biz çok sevdik. Okula giderken biz. Yolda bir korkuluk bulduk. Gülperi Gülperi Senin evin nerede? Çiftliktedir çiftlikte, Babaannenin çiftliğinde...
Yaşamın kaynağı olan suyun, en görkemli hali olan denizlerdeki yaşamın kucak açtığı canlıların çeşitliliğini ve şaşırtan yaşamlarını içeren resimsel öykü kitabıdır.
Erken yat sen, erken kalk, İyi beslen güçlü ol; Temizliğe dikkat et. Aşı ol, direnç kazan, Sağlıklı ol her zaman. Kabakulak, kızamık, Bulaşıcı hastalık. Eğer hastalanırsan, Doktora git, ilaç al; Sağlıklı ol her zaman.
Gözleri görmüyor olsa da diğer insanlardan şanslıydı Nazik Bey. Kimsede olmayan bir sürü kokuya, tada ve sese sahipti. Tarçından zencefile, kavrulmuş kahve çekirdeğinden vanilyaya kadar yüzlerce kokuyla tanışmıştı hayatı boyunca. Hatta bazı kokular onun eseriydi. Ondan başkasının aynı kokuyu yaratmasına olanak yoktu. “Fındık ezmeli çıtır kurabiye kokusu” bunlardan biriydi. Her koku farklı bir duyguyu temsil ediyordu. Bası kokular heyecan veriri, bazıları yatıştırıcı, bazılarıysa iştah açıcıydı!