Akademi Yayın

Tüm Yayınevleri
Yayınevi/Marka
32 öğeden 1-16 arası gösteriliyor.
Sayfa  1 - 2
  • Kadının Kurtuluşu İçin Yeni Perspektifler

    Karton Kapak
    Kadınların, özellikle toplumsal üretime ve çeşitli toplumsal hareketlere dahil olanları, kendilerine özgüven kazandırmıştır. Bu gelişme de, kadınların kurtuluşu için verilmesi gereken mücadeleyi bir daha kamu oyunun hatırına ve bilincine getirmiştir. (Arka Kapak)
    6,60  TL10,00  TL
  • Çalakalem Kadınlık Halleri

    Karton Kapak
    Evlenmeye zorlananı, işkence hayatı olan evliliğe son vermek istediğinde daha büyük şiddete uğrayanı, boşanmayı başarsa bile toplumsal baskıdan kurtulamayanları... Çocuklarını rehin bırakmak zorunda kalanlar, ölüm tehdidi altında yaşamının neredeyse yeraltında yaşamaya çalışanlar... Aldatılanlar, aldatılsalar da aldatan ile yaşamaya mahkûm edilmeye çalışılanlar... Mutluluk ararken dipsiz kör kuyulara düşenler... Evin çocuğun kocanın hizmetkârı olduklarında hayatı hiçlenenler... Aşk-sevda palavralarıyla emeği, cinselliği, nefes alış verişi, kazancı bile sömürülenler... Bütün bu yaşamların yaratıcısı erkek özneler; sömürücü, zalim, kalleş, vicdan yoksunlular... Onları yaratan erkek egemen düzen, gelenek görenek, kentte bile toplumsal gözcülük, devlet, polis, karakol ve mahkeme; anneler, babalar, kayınvalide ve kayınbabalar, hatta babaanne ya da anneanneler, dayılar, amcalar... Ve uğruna saçların süpürge edildiği, canların feda edildiği çocuklar, özellikle de erkek çocuklar... Tüm sömürüyü, baskıyı, işkenceyi istismarı gizleyen mabed gibi tapılan özel mülk/ özel alan diye örtülere büründürülmüş ev - aile cenderesi; çoğu kez ikiyüzlülük, sevgisizlik, acımasızlık abidesi... Toplamı ev -aile ortamında her saat, her gün kadın cinsi için potansiyel işkence alanı olduğunu anlatan yaşanmışlıklar... (Tanıtım Bülteninden)
    6,60  TL10,00  TL
  • Bilinen Sır

    Karton Kapak
    Uğur Ok: Bir ilişki yaşıyorsam ömür boyu sürmeli diye düşünürdüm. Kadının kafamdaki yeri hep ikincil pozisyondaydı. Özcesi, klasik feodal erkek bakış açısının bütün izlerini taşıyordum. Alihan Alhan: Her şey başka bir şeyin ölçüsü olabilir; ama hiçbir şey kendi kendisinin ölçüsü olamaz. Yani kişi, kendini kendiyle tartıp yargılayamaz, değiştiremez. Erkeği erkekle ölçüp, yargılayıp değiştiremeyiz. Coşkun Günay: Şu an yazıyı yazarken arkeolog gibi görüyorum kendimi. Toplumsal erkekliğin üzerimizdeki etkilerini çözümlemek için bilim insanı edasıyla vuruyorum kazmayı. Aydın Akyüz: Erkeklik kalesini cengâverler gibi savunduk. İleriye doğru attığımız her yeni adımdan sonra yeni kalkanlar ürettik. Kadınların ayrı etkinlikler yapmak istemelerini feminizm olarak damgaladık. Ali Haydar Saygılı: Bir erkek çıkıp da kendisini "inceltilmiş erkek" olarak tanımladığında, kendimden biliyorum ya, hemen "tabi aslanım tabii" diyorum. İçimden, "zaten bir sen öylesin, bir de ben!!" Metin Kürekçi: Sonuçta bir erkeğim! Sevgilimle, ailemle, kadın yoldaşlarla ilişkilerimde bu gerçeklik çarpa çarpa yüzüme vuruyor. Tahir Laçin: Özgür insan olma yolunda alınacak çok yolun olduğunu biliyorum. Bu yolda yürümem gerektiğini de... Emrah Topaloğlu: İç hesaplaşmalarımı yazıya dökmek bana cehennem ızdırabı gibi geliyordu. Bu satırları yazarken içim rahatlamış değil, ızdırap hala sürüyor. Nerden başlamalı bilemiyorum! Mesut Çeki: Dünü mahkûm etmek, yarın için söz vermek kolay da bugün ile yüzleşmek zor! Şunu anlamış bulunuyorum ki; bu dünyadan erkek olarak ayrılmak istemiyorum. Erkekliği öldürmek ve özgürleşmek istiyorum. Dilşad Güney: Hissediyorum! Ya inceltilmiş erkeklik simidine sarılıp çırpınacağız ya da toplumsal erkeklik kimliğinden soyunup cins intiharı yapacağız. Üçüncü bir yol yok! (Tanıtım Bülteninden)
    9,90  TL15,00  TL
  • Marksizm Nedir? Komünizm Ne Kadar Uzakta

    Karton Kapak
    Kapitalizmde belirleyici tüm üretim araçları toplumsallaştığı için ve ikilemenin de engeli bizzat sermaye olduğu için fazla emek zamana bireysel el koyma dönemi tarihsel olarak aşılmış olacaktı. Bu fazla emek ancak ortaklaşa toplumsal ilişki biçimi ile çok daha verimli değerlendirilebilirdi. Komünal toplum fazla emek zamanı yaratacak denli toplumsal emeğin üretim güçlerinin gelişmemesinin, komünist toplum fazla emek zamanına bireysel sahiplenmenin artık olanaksızlığı ve gereksizliğinin ifadesiydi. Ama tüm bu sürecin aktörü ekonomi değil ekonomik ilişkilere giren insanlardı. Ekonomik ilişkilere giren insanlar arasındaki sınıf çatışması tarihin motoruydu. Demek oluyordu ki komünal toplumda da komünist toplumda da sınıf çatışması yoktu. Komünist toplumla hem bilinen anlamı ile tarih hem de "ekonomik ilişkiler" ortadan kalkacak, insanlığın bambaşka bir tarihsel serüveni başlayacaktı. "Ekonomik ilişkiler" nasıl olur da ortadan kalkar?"
    9,90  TL15,00  TL
  • Medreseden 5 No’luya Nuri Yoldaş

    Karton Kapak
    "Medreseden 5 No'luya Nuri Yoldaş" kitabı, 12 Eylül'ün vahşetine rağmen hayata kaldıkları yerden devam eden ve hala özgür düşlerinin peşinde koşan Nuri Duruk ve ailesinin öyküsü. Baba Nuri Duruk'un medresede tanıştığı sosyalizm mücadelesinde, yolu 12 Eylül döneminde Diyarbakır Zindanı'na düştü. O içeride vahşetin her türlüsüne tanık olurken, dışarıda eşi Elsinet ile oğulları Özgür ve Önder de 12 Eylül'ün bedelini ödedi. Cezaevinden çıktıktan sonra yeniden hayata tutunma mücadelesini bu kez, bölgedeki savaşın taşeronu olan Hizbullah kesti. Hayatta kalabilmek için binlerce aile gibi, İzmir'e göç ettiklerinde ise bilmedikleri bir dünyada hayat mücadelesi başladı. "Medreseden 5 No'luya Nuri Yoldaş" halklara uygulanan zulüm kadar buna karşı duruşun da bir öyküsü. Sadece trajik bir öykü değil, korku, cesaret, yılgınlık, direniş, umut, umutsuzluk, öfke, neşe, insanlığın bütün hallerinin toplamı. Sadece Duruk ailesinin öyküsü de değil, zulme rağmen diz çökmeyen insanların öyküsü. Bu kitap 12 Eylül darbesi ve Diyarbakır 5 No'lu Askeri Cezaevi gerçeğini unutturmamak için yıllardır yürütülen çabaya küçük bir katkı. Duruk ailesinin Silvan'dan Amed'e, Amed'den İzmir'e uzanan göç yolu kadar uzun olmasa da yollarda yazıldı bu kitap.
    6,60  TL10,00  TL
  • Osmanlı’dan Günümüze Ordunun Evrimi

    Karton Kapak
    Bu çalışma ordu ve onun eylemleri konusundaki yaygın ve yanlış anlayışları aşma doğrultusunda bir çabadır. Bu çalışmada yapılmaya çalışılanları şöyle özetleyebiliriz: Türkiye ordusu da tüm toplumsal kurumlar gibi değişen, dönüşen, başlangıcı ve sonu olan bir kurumdur. Bu kitapta bu süreç anlatılmaya çalışıldı. Bu sürecin en önemli dönüm noktaları şunlardır: 1826’da Yeniçeriliğin kaldırılması ve modern ordunun kurulması. Bu tarih bugünkü ordunun kuruluş tarihi olarak kabul edilir. II. Abdülhamit dönemi ordunun kapitalist bir kurum olarak gelişiminde yeni bir aşamadır. Bu dönemde ordu toplumsal muhalefetle birlikte örgütlenmiş, onunla birlikte hareket etmeye başlamış, 1908 burjuva devriminin vurucu gücü olmuştur. Kurtuluş Savaşı süreci ordunun gelişiminde yeni bir evreye işaret eder. Bu süreçte imparatorluk ordusu ulusal bir orduya dönüşmüştür. Kurtuluş Savaşı sürecinde ordu sol harekete yani işçi sınıfı hareketine, köylü hareketine, Kürt hareketine karşı mücadele içinde yeniden örgütlenmiştir. Ordunun evrimindeki en önemli dönüşümlerden biri de İkinci Dünya Savaşı sonrası süreçte yaşanmıştır. Bu süreçte ordu bu sefer Amerikan emperyalizmi eliyle yeniden örgütlenmiştir. 1990’lı yılların sonlarından itibaren ve daha sonra AKP hükümetleri kullanılarak ordu yeni bir dönüşüm sürecine daha girdi. Bu sürecin belirgin özellikleri de kitapta yer alıyor.
    9,90  TL15,00  TL
  • Kürt Folklorunda Miraze Bedil Gönülsüz Evlilik

    Karton Kapak
    Kürt folklorundan büyük haz aldım. Dinledikçe etkilendim bu sözlü Kürt edebiyatından. İçinde duygu, akıl, felsefe, sosyal algıları buldum. Acı ve tatlı yanları tattım. Gönülsüz evlilikler- Mirazê bêdil - ve burada gençlerin yakarışları, her dinleyişte beni alt-üst etti. Sevgililerin o romantik söylemleri hayrette bıraktı beni. Bu geri kalmış tarım toplumunun romantizmini nasıl açıklamalı? Güçlükleri var. Sözlü edebiyatın, folklorun yazıya geçirilişinde zorlukları giderek fark ettim. Kürt toplumunun düşünce, duygu ve ruh yapısını yansıtan türkü, hikaye ve söylemlerin Türkçesini de vermek istediğimde aynı anlam ve tadı vermenin güçlüklerini gördüm. Ayrıca tarım ve köy toplumu Kürtler de değişti. Yazacaklarım bir ölçüde onlar için de nostaljik bir geçmiş oldu. Yeni Kürt kuşakları da değişti ve anlatılanlarda kendilerini tümüyle bulamıyorlar.
    6,60  TL10,00  TL
  • Günümüzde Emperyalizm

    Karton Kapak
    Kapitalizm sürekli biçim değişimine tabidir; birikim tarzı, birtakım düzenlemeleri değişir. Küreselleşmeden emperyalizm ötesi bir düzen anlayanlar veya küreselleşmeyi kapitalizmin yeni bir aşaması olarak algılayanlar veya tekelci devlet kapitalizminin ötesine geçen emperyalizm içi bir gelişme olarak kavrayanlar, kapitalist üretim biçiminin nesnel yasalarını kavrayamıyorlar. (Arka Kapak)
    13,20  TL20,00  TL
  • Arap İsyanları

    Karton Kapak
    Irkçı Siyonist Devlet karşısındaki Filistin trajedisinin travması, aşağılayıcı yenilgi ve gerilemeler, nihayet Irak’ın işgali, Bağdat’ın dünyanın gözleri önünde vandal yapması, Abu Geraib’in, Guantanamo’nun Arap ruhunu yaralayan barbarlıkları, hepsi birden, derinden sarsıcı etkiler bıraktı umarsızlığa mahkum edilmiş milyonlarda. Ama yine de kadim halkların ve uygarlığın üzerine serpilen çürütücü "ölü toprağı" egemen kılınamadı. Arap atı ehlileştirilemedi. Kendi küllerinden ayağa kalkan Anka kuşu öldürülemedi. İşte üçüncü Arap İsyanı bu koşullar altında doğdu.
    6,60  TL10,00  TL
  • Kar Oranı ve Sermayenin Uluslararası Diyalektiği

    Karton Kapak
    Marksist-Leninist politik ekonomi de bütünleşmiş dünya ekonomisi kavramı kullanılır. Marksistler bütünleşmiş dünya ekonomisinden, eşitsiz gelişme yasası, sürekli değişken olan güçler dengesi temelinde yükselen bir dünya ekonomisini anlarlar. Bu nedenle emperyalistler arası çelişkileri talileştiren ve Kautsky’nin ultra-emperyalizm’nden başka bir anlam taşımayan bütünleşmiş dünya ekonomisi ile Marksistlerin kullandığı ve emperyalistler arası çelişki ve rekabeti ; eşitsiz gelişmeyi esas alan bütünleşmiş dünya ekonomisi arasında sınıfsal görüşü farkı vardır ; ilkin içeriği reformizmdir, ikincisinin içeriği ise devrimcidir. Ilki, tek tek ülke ekonomileri ne olacak sorusuna, örneğin emperyalist ülkeler arasındaki rekabet ne olacak sorusuna cevap veremez. Bütünleşmiş dünya ekonomisi anlayışı kaçınılmaz olarak tek tek ülkeler, ekonomiler, tek tek tekeller arasındaki rekabeti dışlar. Yani rekabet edile edile rekabet edecek karşı bir güç kalmamıştır, ülke ekonomileri, tekeller, sermayeler tek bir bütünlük olarak, tek elde birleşmiştir. Böylece dönüp dolaşıp yine Kautsky’ye geliyoruz: bütünleşmiş dünya ekonomisi, ‘‘ultra-emperyalizm’’dir. Bütünleşmiş dünya ekonomisi doruk noktasına, örgütlenmiş haline Kautsky’nin ‘‘ultra-emperyalizm’’inde ulaşmış olur. Bütünlüklü birleşik dünya ekonomisi, tek bir emperyalizm oluyor. Bu da Kautsky’ciliktir ve ya Negri’nin İmparatorluğu’dur.
    6,60  TL10,00  TL
  • Dünyanın Çatısında Devrim

    Karton Kapak
    Dünyanın çatısında kurulu küçük ve yoksul bir ülke olan Nepal'de iki yıldır kral yok. Ama ülke, 'kral'lardan kurtulabilmiş değil. Himalayaların zirvesinde 'bütün çiçeklerden bir bahçe' mücadelesi sürüyor. Kralı oy ve mermilerle deviren, ancak hükümet darbesi ile alaşağı edilen devrimciler, demokratik devrimin ikinci yılı dolarken hala bir çok engel ve sorunla boğuşuyor. Etkin Haber Ajansı, böyle bir dönemde Nepal devrimini yerinde, dünyanın çatısında mercek altına aldı. Etha muhabiri Zehra Akdağ, 10 yıllık halk savaşının demokratik devrimle taçlandığı Nepal'i 10 gün boyunca dolaştı, devrimci liderlerden gerilla komutanlarına, işçi ve köylü temsilcilerinden kayıp yakınlarına, azınlık temsilcilerine kadar çok sayıda değişik kesimle görüştü. Kitapta bazı tarihsel ekler'de var. Dünyanın çatısında süren 21. yüzyılın ilk devrimini merak edenler için önemli bir kaynak.
    4,62  TL7,00  TL
  • Sovyet İktisadının Eleştirisi

    Karton Kapak
    1956 SBKP, 20. kongresi birçok bakımdan bir dönüm noktası. Kruşçev’in SBKP’yi geçmişinden koparma işini başlattığı bu kongre, Uluslararası Komünist Harekette de yeni bölünme ve ayrışmaların başlangıcı sayılır. Henüz kopuş fiili ve resmi hal almamışken, Sovyetler Birliğinde ekonomik inşaanın sorunları tartışılmaktadır. Sosyalist politik ekonomi bilimi üzerine yeni ders bir kitabı çıkar. Daha sonra Türkçeye Politik Ekonomi Ders Kitabı I-II olarak çevrilen kitap tartışmalara yol açar. Ayrışma ve kopuşma sürecini hızlandıran gelişmeler yaşanırken Çin Komünist Partisi ve Çin devriminin lideri ve yine Çin Halk Cumhuriyeti’nin başkanı olan Mao Zedung, bu kitap üzerine eleştirel notlar yazar. Söz konusu notları kapsayan bu kitap, o gün sosyalist ekonominin sorunları ve ilkesel perspektifleri üzerinde durmakta, Sovyet ekonomisine de eleştiri yöneltmektedir. 1979 yılında İletişim Yayınlarının yayımladığı kitabı, Sosyalizmin sorunları ve 21. yüzyıl perspektifleri üzerine tartışmaların yoğunlaştığı bugünlerde okurla yeniden buluşturmayı uygun gördük. Che’nin aynı konu üzerine kitabını da bir süre önce okurlarımızla buluşturmuştuk. Sıra da konu üzerinde başka kitaplarımız var. Bu demek oluyor ki, yayınevimizin sosyalizm üzerine düşünsel üretim ve tartışma ortamına katkı sunmaya devam edecektir. İyi okumalar...
    6,60  TL10,00  TL
  • Latin Amerika Yol Ayrımında

    Karton Kapak
    Küba Komünist Partisi Merkez Komitesi üyelerinden Roberto Regalado, Latin Amerika’daki mücadelelerin bilançosunu çıkarıyor. Bu kitap, 20. yüzyıl sosyalist mücadeleleri ışığında, Latin Amerika’nın bugününe bakıyor. Venezuela, Bolivya gibi ülkelerde kurulan halkçı hükümetlerin başarılarını ve sınırlarını tartışıyor. Latin Amerika’daki "sol yükseliş"in arka planını ortaya seriyor. Bu yükselişin Rosa Lüksemburg’un ünlü broşüründeki, "sosyal reform mu, devrim mi?" sorusunu yeniden ortaya koyduğunu belirtiyor. Kübalı devrimci aydın ve parti önderi Regalado, geçmişin deneyimlerini süzerek, reformların kapitalizmi dönüştüremeyeceğini, devrimin zorunlu olduğunu ortaya koyuyor. Latin Amerika’ya "uzaktan bir hayranlık"ın ötesine geçip, "içeriden bir bakış" sağlamak isteyenler, bu kitabı mutlaka okumalı.
    6,60  TL10,00  TL
  • Beyaz Düşsel Kanatlar

    Karton Kapak
    "Benim için şiir, yağmurda, karda sığındığım, sözcüklerden kurulmuş bir evdir. Parayla satın alınmış mobilyalar yerine sözcüklerle döşenmiş bir evdir bu. Kışmevsiminde daha sıcaktır, yaz sıcaklarında ise daha serin... Benim için şiir, damarda akan kanın ritmidir. Bir ritim ki, yaşamın ritmine denk düşer. Benim için şiir, tıpkı suya düşen bir taşın, durgun suda yarattığı halkalar gibi söylenenlerin arkasından dalgalar halinde yaptığı çağrışımlardır ve dalgalar kaybolduğunda geriye kalandır. Benim için şiir, kendime ve başkalarına yalanın yasaklandığı bir ülkedir. Eğer şiirde yalan söyleyecek olsam, şiirim beyaz kanatlı tanrıları beni cezalandırır ve şiir tahtından aşağıya itiverir."
    3,30  TL5,00  TL